Eğitimde Tezatlık

0
104

Malumunuz 2017 Kasımda yapılacak TEOG sınavının olmayacağını sınavdan bir iki ay önce pat diye öğrendik. Tabir yerinde ise damdan düşmüşe döndü hem veliler hemde öğrenciler. Ne yapacağımızı bilemedik taki milli eğitim bakanı İsmet Yılmaz’ın açıklamalarına kadar. TEOG için yapılan birkaç açıklamayı hatırlayalım isterseniz;

“Veli Tercihine Bağlı Serbest Kayıt Sistemi” adı verilen yeni sistemle öğrenciler evlerine en yakın 5 okuldan birini tercih edecek. Nitelikli okullara girmek isteyen öğrenciler ise “isteğe bağlı olarak” merkezi sınava girecek.

‘’Biz geldiğimizde 58 tane fen lisesi var. Ne kadar öğrenci var? 12 bin öğrenci var. Şimdi fen lisesi sayımız 302. Öğrenci ne kadar? 120 binin üstünde. 12 binde aldık, 10 kattan fazla artırdık’’

Uzmanlara göre 100 bine yakın öğrenci sınavla öğrenci alan üst düzey liselere girebilecek. Sınavı kazanamayan yaklaşık 1.1 milyon öğrencinin ise adrese yakın yerleştirme sistemine göre liseye yerleşecek. Yaklaşık 400 bin öğrenci Anadolu, Fen veya Sosyal Bilimler liselerine gidecek.

Şimdi ülkemizde özel okulların durumuna bir bakalım; 15 Temmuz darbesi ile KHK terör örgütüyle irtibat, iltisak ve aidiyeti tespit edilerek bin 60 okulu bir yıl içinde 1021 özel okul açılmış. Bakanlık verilerine göre 2016-2017 öğretim yılında özel okullarda okuyan öğrenci sayısı azınlık, milletlerarası okullar hariç olmak üzere 1 milyon 154 bin 68. Oysa 2014-2015 öğretim yılında özel okullarda okuyan öğrenci sayısı 656 bin 96 idi. 2017 Yılında özel okullara verilen teşvik ortaokul ve liseler için 4280 TL, okul öncesi  3060 TL,  ilkokul 3680 TL, temel lise için 3680 TL olarak belirlendi ve 340 bin öğrenci teşvikten yararlanacak.

Şimdi gelelim eğitime ayrılan bütçeye; Türkiye genelinde devam eden ve yeni projeler için 2017 yılında bütçeden eğitime 2 milyar 682 milyon 121 bin harcandı. 2018’de ise  3 milyar 723 milyon 381 bin TL, 2019’da ise 1 milyar 131 milyon 940 bin TL harcanması planlandı. Bu rakamları görünce gelecek kuşaklarımızın eğitimi için umut verici olduğunu düşünebilirsiniz. Gelelim bu bütçeden okullarda ki öğrenci sayısına göre dağılımına. Grafikte de görüldüğü gibi öğrenci sayısına göre dağılımda yaşanan adaletsizlik ortada. En fazla payı imam hatip liseleri alıyor.

 

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) 2016-2017 örgün eğitim yıl sonu istatistik verilerine göre; 2015-2016 eğitim- öğretim yılında  bin 149’u lise ve bin 961’i imam hatip ortaokulu olmak üzere 3 bin 110 imam hatip okulu hizmet verirken 2016-2017  eğitim-öğretim yılında bu sayı bin 2 artarak, 4 bin 112’ye ulaştı. Bu yıl devam eden 128 proje bitirilecek. Geçen eğitim-öğretim yılında imam hatip liselerinde derslik başına 16,8 öğrenci , öğretmen başına ise 12,3 öğrenci düştü. Fen, Sosyal Bilimler ve Anadolu liselerinde ise bu sayı derslik başına 26,3 öğrenci, öğretmen başına ise 15 öğrencide kaldı.

Rakamlardan sonra tezatlıklara değinelim.

Nitelikli okul belirlemesi en büyük hatalardan biri. Eğitimde ayrımcılığı belirgin hale getiriyor.

Fen lisesinde okuyan öğrenci sayısının on kat artması kalitenin artması anlamına gelmez. Bunu bize grafikte öğrenci sayısına göre bütçeden aldıkları miktar imam hatiplerin neredeyse yarısı buda Fen liselerinde kalitenin zamnla düşüşüne neden olacaktır. Bunuda derslik başına düşen öğrenci ve öğretmen sayısı doğrulamaktadır.

TEOG yerine gelen merkezi yerleştirme sistemi ile imam hatip liselerine yerleştirmek tercih değil mecburi olacaktır.

Eğitimde fırsat eşitliği diyerek cephe alınan dershaneler sorunumuz vardı, hatırlarsanız. Oysa özel okullara verilen teşvikler ve sayılarındaki artış fırsat eşitliği değil eşitsiliği arttırmaktır.

Özel okullara yönelmenin en önemli etkisi devlet okullarının laik, bilimsel eğitim sisteminden uzaklaşılmasıdır. Fetö cemaat yapısının yerini başka dini cemaat okulların almadığına yada almayacağına dair bir uygulama olmadığı için eğitim sistemi ilerde fetö gibi dini yapının hegomanyasına gebe olacağı aşikardır.

Eğitimde devrim diye diye 14 senede daha dindar nesil sevdası geleceğimizi karartmaktan başka bir şey değil. Pisa da ülke olarak seviyemiz belli.

Düşünen, sorgulayan, yargılayan bir nesilden korkmayın. Düşünce dine ters değil.

turkankebeci@gmail.com

 

CEVAP VER