ARENA…

0
65

ARENA…

“Güzel dil Türkçe bize, başka dil gece bize” diye söze başlayan Büyük Türk Düşünürü Ziya Gökalp, sözlerinin devamında şöyle diyordu;

  • “Başka dile uymaz annenin sesi,
  • Her sözün ararsan vardır Türkçesi!”                                               

Aslında aramaya gerek de yoktu zaten, çünkü daha önce neredeyse hepsinin adı Türkçeydi.

Peki, daha sonraları öyle mi kaldı?

Hayır!

Çok daha önceden başlamış olan kültür erozyonu son 15 yılda adeta bir yıkıma dönüştü!

Neler mi oldu?

Önce memleketim olan, Cumhuriyetimizin yoktan var edildiği topraklardan başlayalım.

Memleketim olan Afyon’un stadı eskimişti. Eksik olmasınlar, kendi ceplerinden değil ama milletin parasıyla yenilediler… Fakat sadece stadı değil, adını da yenilediler! “Afyon Atatürk Stadı” oldu mu sana “AFYON ARENA”

Büyük Taarruz ’un Başkomutanı “Atatürk” Afyon’dan silindi!

Sonra gelelim İstanbul’a ve diğer illerimize;

Görevim nedeniyle yedi yıl boyunca oturduğum İstanbul’un güzel ilçesi Beşiktaş’ın stadını yeniden yaptılar… Stadının adı “İnönü” idi, yeni adı “VODAFON ARENA” oldu.

İnönü Savaşlarının kahramanı ve Batı Cephesi Komutanı “İnönü” silindi.

Eskişehir Atatürk stadı da yeniden yapıldı. Yeni adı “ES ES ARENA” oldu.

Es’en soğuk bir rüzgârla “Atatürk” silindi!

Antakya Atatürk Stadı’nın adı değiştirildi, “HATAY ARENA” yapıldı.

Hatay için canını ortaya koyan “Atatürk” bu kez serhat şehrimiz olan Hatay’dan silindi!

Malatya İnönü Stadının da adını değiştirdiler; stadın yeni adı “MALATYA ARENA” oldu.

Malatyalı Milli Şef’in adı bu kez kendi memleketi Malatya’dan silindi!

Kocaeli İsmet Paşa Stadı’nı yenilediler, tabi sadece stadı değil, adını da… Milli Şef’e bir darbe de Kocaeli’nde vuruldu ve İsmet Paşa gitti yerine geldi “KOCAELİ ARENA”

İnönü zaten silinmişti, “İsmet”i de sildiler!

Milli Mücadele’nin başlatıldığı yer olan Samsun şehir stadının adı “19 Mayıs Stadı” idi. “19 Mayıs” milli şahlanışın adı idi, Atatürk’ü, Türk’ü ve İstiklal’i çağrıştırıyordu. Üstelik 19 Mayıs Atatürk’ün doğum günüydü. Onu da değiştirdiler, yeni adı “SAMSUN ARENA” oldu.

Bu sefer Arena’da “Milli Mücadele”yi sildiler!

Bir Sakarya Atatürk Stadı vardı, onu da değiştirdiler… Yeni adı “SAKARYA ARENA”…

Sakarya kahramanını Sakarya’dan sildiler!

Konya’da bir Atatürk Stadı vardı. Atatürk’ü güya dinsiz addedip hazzetmeyen yobaz zihniyet durur mu? Onun adını da değiştirdiler, isim yine bildik isim “TORKU ARENA”…

Anadolu’da İslam’ın yaşamasına en çok hizmet eden Ulu Önder, İslamlığı ile anılan Konya’dan silindi!

Yıllar önce Antalya’ya geldiğimde gördüğüm Antalya Atatürk Stadı, yıllar sonra Antalya’ya taşındığımda tekrar gördüm ki, yeniden yapılmış… Oradan da “Atatürk” atılmış ve Stadın adı “ANTALYA ARENA” yapılmış.

Dahası var!

Sadece statlar değil; kurumlardan, caddelerden ve sokaklardan da Atatürk’ün adı aynı dönemde kaldırılmaya başlandı.

İşte size birkaç örnek;

Yozgat’ın Yerköy İlçesindeki “Atatürk Bulvarı”nın adı değiştirildi ve Bulvar’a AKP Yozgat

Milletvekili ve Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın adı verildi.

Van’ın Erciş İlçesi’nde depremde yıkılan “Atatürk İlköğretim Okulu”nun yerine yapılan yeni okula Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın annesi Tenzile Erdoğan’ın adı verildi.

Yine Van’da yıkılan “Cumhuriyet İlkokulu”nun yerine yapılan yeni okula televizyoncu Acun Ilıcalı’nın annesi İlknur Ilıcalı’nın adı verildi.

Niğde’de de “Atatürk” ve “İnönü” ilkokullarının adları başka isimlerle değiştirildi.

Uşak’taki “Atatürk Spor Salonu”nun adı değiştirilerek “Uşak Kapalı Spor Salonu” yapıldı.

Meydanlarda ve Atatürk heykellerinin kaidelerinde yer alan Atatürk’ün vecize şeklindeki sözlerinden rahatsız oldular, bu sözler ya kaldırdılar ya da değiştirdiler. Mesela, Batman Cumhuriyet Meydanı’nda Atatürk Heykeli’nin kaidesindeki “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” sözü kaldırılıp yerine yine Atatürk’ün “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” sözü konuldu.

Aman, yeter ki içinde “Türk”! olmasın.

Barzani hazretleri Diyarbakır’a geldiğinde rahatsız olur düşüncesiyle yapılmış olacak ki, 2013 yılında Barzani’nin gerilla kıyafetleriyle yaptığı Diyarbakır ziyaretine 10 gün kala, 6 Kasım 2013 tarihinde, Diyarbakır’ın merkezinde yıllardır asılı bulunan 20 metre uzunluğundaki “Ne mutlu Türk’üm diyene” levhası; yürekleri kararmış ve milliyet bilinçleri kapanmış sözde görevliler tarafından, bir akşam karanlığında apar topar kaynak makineleri ile kesilerek indirildi!

Emin olun ki, gözlerimizin önünde daha neler neler silindi! (Türk Adını Silme Planı için bkz.: Hasip Sarıgöz, Türk’ün Çuvalla İmtihanı, Togan Yayınları, 2016, İstanbul)

Gözlerinizi açın ve bakın hele, bakın bütün icraatlarına…

Mustafa Kemal silindi!

İsmet Paşa silindi!

İnönü silindi!

Andımız silindi!

Atatürk silindi!

T.C. silindi!

Cumhuriyet silindi!

Türk kahramanları silindi!

Her şeyden öte “TÜRK” silindi!

Şimdi, AKP’li Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan buyuruyorlar ki; “Gerçekten bir özenti gidiyor, kendi dilimizin zenginlikleri varken bu özentilerle adeta biraz ağır olacak ama hayvanların yarıştırıldığı malum Avrupa’daki arenaları kalkıp spor salonlarında isim olarak kullanmak pek de kibar değil, şık değil. Arena değil burası stadyum. Arenalara karşıyım. Biz arenalara karşıyız. Bakana da talimatı verdim ‘Arena’ isimlerini stadyumlardan kaldıracağız. Ne demek ‘Arena?’ Bizim dilimizde böyle bir şey yok.”

Sonuna kadar haklısınız Sn. Partili Cumhurbaşkanı.

Fakat günaydın… Üsküdar’da çoktan sabah olmadı mı?

E be muhterem, bu statlara “Arena” ismini yıllardır siz değil de, Yalova Kaymakamı mı verdi? Yeni yapılan statların isimlerini Derik Kaymakamı mı değiştirdi?

Kim değiştirdi?

Milli kahramanlarımızın isimlerini kim sildi?

Peki, neden sildirdiniz? Neden engel olmadınız? Bir kısmının açılışlarını bile siz yapmadınız mı?

Her şey gözlerimizin önünde cereyan etti ve siz Sn. Cumhurbaşkanı bu güne kadar bu isimlere, hatırladığım kadarıyla tek bir kelime dahi etmediniz.

Öyle ise amacınız neydi?

Sakın, önce “Atatürk” ve “Türk” adının silinmesi adına “Arena”ya geçici bir süreliğine katlanmış olmayasınız?

Eğer öyle ise, şimdi milletin karşısında çok büyük bir samimiyet testi ile karşı karşıyasınız.

Peki, şimdi “Arena”yı kaldırıp (ki mutlaka kaldırılmalıdır) yerine hangi isimleri koyacaksınız?

İşte samimiyet testi budur…

Arenaların yerine; Kurtuluş Savaşı döneminde kurtuluş için mücadele eden Kuva-yi Milliye’ye

ve Cumhuriyet devrimlerine karşı çıkan ve daha önce İskilip Devlet Hastanesi’ne adını verdiğiniz İskilipli Atıf Hoca’nın adını mı vereceksiniz?

Yoksa Tunceli’deki Kışla Meydanı’na heykelini diktirdiğiniz İngiliz işbirlikçisi ve isyancı Seyit Rıza’nın adını mı?

Ya da Diyarbakır’daki “Dağkapı Meydanı”na adını verdiğiniz başka bir İngiliz İşbirlikçisi ve isyancı olan Şeyh Sait’in adı mı?

Üstadınız Necip Fazıl’ın adını mı vereceksiniz? Vahdettin’in adını mı, yoksa hepsine toptan Abdülhamit adını mı vereceksiniz. Peki, güncel olsun diye, püsküllü fesli Kadir Mısıroğlu’nun adını ya da jöleli danışmanınızın adını da düşünüyor musunuz?

Şerafettin Elçi’nin adını mı? Yoksa daha önce caddelere isimlerinin verilmesine karşı çıkmadığınız “Arin Mirkan”, “Mir Bedirxan”, “Botan”, “Melaye Ciziri”, “Feqiye Teyran” veya “Mir Tajdin” isimleri mi vereceksiniz.

Hepimiz biliyoruz ki, ay yıldızlı al bayrak nasıl ki milli bayrağımız ise, Türkçe de dil bayrağımızdır. Peki, “Bundan gerü divanda, dergâhta, bargâhta, mecliste, meydanda Türkçeden başka dil konuşulmaya” diyen Karamanoğlu Mehmet Bey’in kemiklerini sızlatan ve dil bayrağımızı yerlere çalan uygulamalar en çok hangi dönemde gerçekleşmiştir?

Sayın Ak Partili Cumhurbaşkanı, elinizden tutan mı var? Bir KHK da bunun için çıkarın, yasaklayın bütün yabancı dildeki tabelaları… Biz de size şapka çıkaralım.

Durun, doğrudan yasaklarsanız belki size diktatör derler. İşin çok daha kolayı var, doğrudan yasaklamayın, çıkaracağınız bir kararname ile yabancı dildeki tabelalara öyle kallavi bir vergi koyun ki, nefes dahi alamasınlar. Ya o vergiyi, (ödeyebiliyorlarsa eğer) paşa paşa ödesinler ya da isimlerini Türkçe yapsınlar. Bu bizim en doğal hakkımız… Öyle ya burası Türkiye değil mi?

Yapar mısınız?

Samimi iseniz yapın, millet de sizi alkışlasın.

“Arena’dan rahatsızım, Arena’ya karşıyım” diyorsunuz. Allah sizi inandırsın ki, biz Türkler sizden çok daha fazla rahatsızız ve bilin ki, biz dünden karşıyız, hepten karşıyız.

“Arena nedir biz biliriz” buyuruyorsunuz…

Biz de biliriz.

Roma’daki arenalarda aslanlara insanlar parçalatılırdı!

İspanya’daki arenalarda ise, hala boğalar kılıç darbeleriyle parçalanmaya devam ediliyor!

Türkiye’deki çakma arenalarda ne mi yapılıyor?

Çok daha vahimi!

Çakallar ve çatal dilliler salınıyor ve “Türk” adı parçalanıyor, Türk’ün dil bayrağı parçalanıyor!

CEVAP VER