KÖRLER VE SAĞIRLAR ÜLKESİNDE ASTSUBAY OLMAK…

6
594

KÖRLER VE SAĞIRLAR ÜLKESİNDE ASTSUBAY OLMAK…

Yıllardır ezildiler!

Yıllardır sömürüldüler, istismar edildiler, haksızlıklara uğratıldılar ve yıllardır yok sayıldılar!

Hani yok sayıldılar dediğim; görev verilirken değil, hakları verilirken yok sayıldılar!

Türk Silahlı Kuvvetleri dediğimiz ve gözbebeğimiz olan bu yapı, çok uzun zamandır; astsubay ise en az bir ek görev, subay ise yanına ek bir personel mantığıyla işledi!

Silah arkadaşları da dahil olmak üzere kimse onların dertleriyle dertlenmedi, kimse onlar gibi hislenmedi ve hiç kimse onların adalet isteyen acı çığlıklarını duymadı!

İşte o yüzden, 1984’te TEMAD diye bir sivil toplum örgütü oluşturdular.

Seslerini duyurabilmek adına neler yapmadılar ki…

İnanın bana öyle böyle değil… Kah 100.000 lerle meydanları doldurup inim inim inlettiler, kah twitter üzerinden devrim yaparcasına dertlerini haykırdılar, il il gezdiler, sosyal medyada ne fırtınalar estirdiler, hükümet ve ilgili kurumlar nezdinde aşındırmadıkları kapı kalmadı.

Bir “Pes Hareketi” düşünün ki, emin olun başka bir ülkede olsaydı yer yerinden oynardı. Zulme varan bu haksız uygulamaları sürdürmeye devam eden ve bu haklı sese kulak tıkayanların itibarları azalmaya ve koltukları birer birer kaymaya başlardı.

Ama bizde öyle olmadı. Aşındırdıkları her kapı önlerine duvar oldu. Ne onların feryatlarını duyan, ne de haklı davalarını gören oldu.

Çünkü onlar körler ve sağırlar ülkesinin astsubalarıydılar.

Bir milyonluk büyük bir aile olan ve neredeyse bütün il ve ilçelerde teşkilatı bulunan TEMAD bile, bu körlük ve sağırlık karşısında pes etti! Son bir iki yıldır eylemsellik özelliğini yitirerek, büyük bir sessizliğe büründü.

Fakat, astsubayların hak ve adalet arayışları bitti mi?

Tabi ki hayır.

İçlerinde öyle cesur yürekler var ki, her biri tek başına “Tek Kişilik Bir Ordu” gibi çırpınıyorlar.

Hala daha Ordumuzun bu vefakar ve cefakar emekçileri gasp edilen haklarını arıyorlar.

İşte adı gibi hak aramaktan hiç yılmayan ve “Tek Kişilik Ordu” deyimini sonuna kadar hak eden bu cesur yüreklerden birisi de Emekli Komando Astsubayı Yılmaz Demir Özçelik… (Komando Demir Özçelik)

Kendisi %70 engelli ve ailesinin de çok ciddi sağlık problemleri olmasına rağmen mücadeleden vazgeçmiyor, asla yılmıyor ve her ortamda aynı bir fişek gibi dinamik, astsubay haklarını aramaya devam ediyor. Tabi yalnız da değil, diğer cesur yürekler de her yerde onunla beraber, kader ve gönül birliği yapıyorlar.

Adını yazın bakın, gerek sosyal medyada, gerek Youtube uygulamasında ve gerekse de televizyon programlarında sesini ve nefesini nasıl duyurmaya çalıştığını siz de göreceksiniz.

En son 03 Aralık 2019 tarihinde, tam 15000 imzayı arkalarına alan bir avuç cesur yürek Eskişehir’de bir araya geldiler, ağızlarını siyah bantlarla bantladılar, kendileri sustular ama siyasilerce kendilerine verilen ve bir türlü tutulmayan sözleri yine siyasilerin kendi ağızlarından dinlettiler. Uğradıkları haksızlıkları anlatan dövizleri sessizce havaya kaldırıp 10 maddelik bir basın açıklaması yaptılar.

Aslında bu bir çağrıydı…

Devletimizi yöneten kör ve sağırlara yapılan acı bir çağrı… Üstelik yalnızca astsubaylara yapılan haksızlıkları değil, ordumuzun operasyonel yapısındaki mızrağın ucunu oluşturan uzman çavuşlarımızın ve yine haksızlığa uğrayan binbaşılarımızın haklarını da dile getirdiler.

Ne dediler?

“Saygıdeğer Basın Mensupları!

Çok zor ve ağır şartlarda görev yapan TSK’nin omurgası bizler onyıllardır hiçbir zaman ayrıcalık veya imtiyaz talep etmedik, tek talebimiz adalettir. Haklı taleplerimizin karşılanarak adaletin gerçekleşeceği sözünü Genel Kurmay Bşk, MSB. ve Cumhurbaşkanımız söz vermesine rağmen ne yazıkki hiçbiri gerçekleşmedi

Sizlere ve sizlerin aracılığı ile kamuoyu ve ilgililere *15 Bin Silah Arkadaşımızın İmzaladığı *10 md.lik* haklı taleplerimizi bir kez daha sunuyoruz.

  1. Sn Cumhurbaşkanının biz *ASTSUBAY’lara 18 Ay önce HAYIRLI OLSUN diye müjdelediği *GÖREVE BAŞLANGIÇ DERECELERİ* sorunumuz halen çözüme kavuşmamış, adaletsizlik devam etmektedir.
  2. 1980 DARBE’si itibariyle General, Amiral ve ÜSTSubaylara farklı isim altında 6 ad TAZMİNAT verilmektedir, bu adaletsizliği düzeltmek için AK Parti *2015 Seçimlerinde SÖZ vermiş, ayrıca hükümet programına da girmiş, tüm Genel Kurmay Bşk.ları ve MSB’ları tarafından da *MAKAM ve GÖREV Tazminatı SÖZ’ü* verilmesine, haklılığımız dile getirilmesine rağmen bu SÖZ halen gerçekleşmemiştir.
  3. General, Amiral ve ÜSTSubay’lar Emekli olduğunda Emekli Maaşı bağlama oranı % 70-85 iken ASTSUBAY, UZMAN Erbaş ile BİNBAŞI Emeklilerinin Emekli Maaşı bağlama oranı % 40-55 dir. Bu durum ANAYASA’ya aykırıdır ve TSK’leri AİLE Ortamına zarar vermektedir, Aidiyet duygusunu zedelemektedir, sorunumuzun çözümüne her yaklaşıldığında karşımıza BÜTÇE sorun olarak çıkmış, makul bir Bütçe ile tüm sorunlarımız çözülebilecek iken bu TÜRK Milletinin ÖZ EVLAT’larından esirgenmiştir.
  4. 2003 yılından beri MYO seviyesinde olan Astsubay sınıf okullarının Çağın gerektirdiği şekilde yeniden düzenlemeye ihtiyaç duyuyoruz, Anayasal bir hak olan LİSANS Düzeyinde EĞİTİM Hakkımızın verilmesi ACİL bir ihtiyaçtır.
  • Adi MALÜL Silah Arkadaşlarımıza İnsani şartlarda ekonomik yaşam hakkı verilmesi zaruridir, 2008 Öncesi ve Sonrası malül olanlar arasındaki uçurum adaletli hale getirilmelidir.
  • Yıllar içinde tüm Kamu personeline yapılan SİCİL AFFI’nın bir defaya mahsus, sadece hakları için yürüdüğü, HAK aradığı için basit suçlardan ceza almış, Yüz Kızartıcı suç işlemeyen TSK’leri Mensupları için de uygulanması büyük bir adaletsizliği ortadan kaldıracaktır.
  • 3’lü kararname ile basit suçlardan mahkemelerce yargılanmadan ceza almış bu yüzden TSK’lerinden uzaklaştırılarak mağdur edilen RE’SEN’li Silah Arkadaşlarımız İADE-İ İTİBAR beklemektedir.
  • Herhangi bir SUÇ işlediği tespit edilmeyen, Suçsuz olmalarına rağmen KHK ile TSK’lerinden uzaklaştırılan Silah Arkadaşlarımız ve Aileleri insani hassasiyet bekliyor
  • GAZİ’lik HAK’ları olup verilmeyenler Devletimizin kendilerine şevkat eli uzatmasını bekliyor
  1. UZMAN Erbaş Silah Arkadaşlarımızın KADRO, 3600 EK GÖSTERGE ve 6000 sayılı kanun kapsamında 45-52 YAŞ Haddi mağduriyetleri konusu toplum nezdinde büyük yaralar açmaktadır, bu durum hergün ŞEHİT ve GAZİ’ler veren TSK’nin kahraman Mensuplarının kendilerini YETİM ve ÖKSÜZ hissetmesine neden olmaktadır, UZMAN Erbaş Silah Arkadaşlarımız da Subay ve astsubaylar gibi CAN’ını VATAN’ı için FEDA etmekten çekinmeyen, nerdeyse hergün ŞEHİT ve GAZİ’ler veren TSK’nin çok değerli ve önemli bir parçasıdır, sorunlarına insani hassasiyet MİLLİ bir görevdir
  2. Yıllarca SÖZ verilen Haklı taleplerimizin bizzat şahsınıza iletmek, sizinle dertleşmek, sorunlarımıza SOMUT ÇÖZÜM istiyoruz ancak emrinizdekilerin kibri, metal yorgunluğu, çözüme odaklı İsteksizliği ve Duyarsızlığı bizi canımızdan bezdirdi, bu yüzden sonuca ulaşamadığımızı düşünüyoruz ve sizden ÇOK ACİL RANDEVU talep ediyoruz.
  3. Devletimizin ŞEVKAT elinin TSK’nin cefakar ve fedakar biz muvazzaf ve emekli AST Rütbedeki TSK’nin tüm ağır yükünü üzerinde taşıyan ASTSUBAY, UZMAN ERBAŞ ile BİNBAŞI ve Emekli Mensuplarına da uzatılmasını bekliyoruz
  4. Emrimizdeki İŞÇİ’ler dahil ayrıca bazı Belediyelerde çok daha düşük eğitim seviyesinde olanlardan dahi çok düşük seviyede Emekli Maaşı almak, ayrıca YOKSULLUK sınırının çok altında Emekli Maaşı almak gönlümüzü incitmektedir.
  5. TSK’lerinde GÖREV ve sorumluluk durumuna göre HAK paylaşımının adaletli olmadığını düşünüyoruz, Dağda, Taşta, Havada, Karada, Denizde, PATİKA’da, MEVZİ’de, Görevde, Nöbette, Gece eğitiminde, Tatbikatta, Operasyonda birlikte olduğumuz ÜstSUBAY Silah Arkadaşlarımız ile hakkaniyetli hak paylaşımı konusunda Devletimizin adaletine güveniyoruz talep ediyoruz.
  6. Yıllarca şikayet ettiğimiz sürekli ÇALIŞMA’lar DEVAM ediyor algı, söylem ve ifadeler yerine artık Takvimlendirilmiş, SOMUT ve ÇÖZÜM odaklı hassasiyete ulaşana ve sn Cumhurbaşkanımıza sorunlarımızı bizzat BEŞTEPE’de iletene kadar Haklı mücadelemizi tüm illerde sürdüreceğiz, 2 Milyon ASTSUBAY, UZMAN Erbaş, Binbaşılar ile Emekli ve Aileleri olarak insani hassasiyet bekliyor Arz ve talep ediyoruz saygılarımızla.

Daha ne desinler?

Ne yazık ki, her türlü fısıltıyı dahi işiten derin kulaklar bu acı feryatları duymadı, en ufak ayrıntıyı bile gören gözler bu acı hakikati görmedi, 1000 odalı saraylara, çifter çifter köşklere, katar katar makam araçlarına yeten bütçeler astsubaylara gelince bir türlü yetmedi. Ne yazık ki yer yerinden oynamadı, hükümetler duymazdan, kurumlarımız ise görmezden gemeye devam etti!

“Söz Namustur” ilkesi her seferinde buruşturulup çöpe atılarak, verilen sözler bir türlü tutulmadı!

Kandırıldılar, üzüldüler, ezildiler, hatta bazen de aşağılandılar! Ama onlar hiç yılmadılar, yorulmadılar, bezmediler, gücenmediler ve küsmediler. Şanlı ordumuza en iyi hizmeti verebilmek adına, yüklerin en ağırını sırtlandılar, fedakarlığın nirvanasına katlandılar, ne kanlarını ne de canlarını bu aziz milletten hiç esirgemediler.

Yeri geldi milletin geleceğini, savaşların kaderini ve darbelerin sonucunu belirlediler. Vecihi Hürkuşları, Hulusi Kentmenleri, Süleyman Dilbirliklerini, Namık Ekinleri, Süleyman Asafları, İsmail Akçayları, Ömer Halis Demirleri ve daha nicelerini onlar çıkardılar.

İşte bu küskün kahramanlar yine pes etmediler. Şimdi de 20 ilde birden organize olarak 18 Aralık günü bir daha seslerini duyurmayı deneyecekler.

Şerefli askerlerini meydanlarda hak aramaya mecbur eden körler, sağırlar, dilsizler, duyarsızlar, hissizler, sevgisizler ve adaletsizler kahrolsunlar.

Hadi siyasetçiler duymadı, hadi devlet duymadı bari milletim siz duyun ve bu cesur yüreklere siz destek olun.

Bilinir ki milletin arkasında olduğu hiçbir hareket yarı yolda kalmamıştır.

Lütfen vicdanınıza danışın. Çünkü vicdan ruhun terazisidir.

Ve ruhunda terazi olmayanlar!
Hakkın değil, şeytanın hizmetçisidir..

6 YORUMLAR

  1. Siz idolümüzden böylesine ifadeler duymak bizim için çok büyük değer ve onurdur, teşekkürlerimle ömrümde ilk kez kuranı kerim hariç kitabınızı ”Türkün karakterinin Deşifresi” ni tam 3 Kez okuyarak, hayatımda 3 Kez okuduğum tek kitap olarak onur duyduğum sn Yazar Hasip Sarıgöz CAN kocaman teşekkür ederim.

  2. Bir emirle ölüme gönderilen assubayları klimalı ofisteki memurdan değersiz görüp alt kademeden göreve başlatmak hak ettikleri tazminatları esirgemek adaletizlikten öte vicdansızlıktır; MSB ve Cumhurbaşkanının şeref sözü kabul ettiğimiz sözlerine rağmen adaletsizlik devam ederken bunu kişisel beklentilerle yüksek sesle hatırlatmayan TEMAD yönetimini kınıyorum ve kendisine mesleğine saygısı gereği haksızlıklara isyanını dile getiren assubay sevdalılarını yürekten kutluyorum.

    • Saray 1000 odalı değil mi? Onlar 1000 küsür odalı saraylarda, uçan saraylarda ve yüzen saraylarda milletin parasıyla sefa sürerken utanmayacaklar da biz bu durumu dile getirirken mi utanacağız. Hükümette azıcık hak ve adalet duygusu ve zerre kadar vicdan varsa bu haklı çığlığımızı duyar. Ama sanmam şimdiye kadar kör ve sağırı oynayanlar bu ülkedeki sütatiko değişene kadar aynen oynamaya devam edeceklerdir.

CEVAP VER