Yalancıdan Adalet Bakanı Olmaz

0
18

İSTANBUL MİLLETVEKİLİ YAKUP AKKAYA; ” YALANCIDAN ADALET BAKANI OLMAZ !..”

 

Yakup AKKAYA:” Ben sadece Can Dündar ve Erdem Gül’ü cezaevinde ziyaret ettim, başka hiçbir kimseyi ziyaret etmedim.  Hiç olmayan bir şeyi olmuş gibi göstermek, toplumda farklı bir algı yaratmak siyasete yakışmayan bir durumdur. Bunu TBMM kürsüsünden bir kez daha şiddetle kınıyorum, reddediyorum ve yalancıdan da Adalet Bakanı olmaz diyorum.”

 

İstanbul Milletvekili Yakup AKKAYA; TBMM Genel Kurulu’nda “12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği İle Mücadele Günü”ne ilişkin Cumhuriyet Halk Partisi adına söz alarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasına başlamadan önce son günlerde; kendi adının geçtiği; AKP iktidarı tarafından yürütülen CHP’li milletvekillerinin PKK’lıları ziyaret ettikleri yönündeki karalama kampanyalarına değinen Akkaya; PKK’lıları cezaevinde ziyaret edenler Listesi’nde adının olduğunu söyleyen Adalet Bakanı Bakir Bozdağ’ı  ‘yalancı’ ve ‘müfteri’ olarak ilan etti.

Akkaya; kürsüden bütün cezaevlerinin girişlerinde ziyaret edenlerin kim olduğunun belli olduğunu ve buralara ancak izinle gidilebildiğini hatırlattı.  Konuşmasında ; “Ben sadece Can Dündar ve Erdem Gül’ü cezaevinde ziyaret ettim, başka hiçbir kimseyi ziyaret etmedim.  .  Hiç olmayan bir şeyi olmuş gibi göstermek, toplumda farklı bir algı yaratmak siyasete yakışmayan bir durumdur. Bunu TBMM kürsüsünden bir kez daha şiddetle kınıyorum, reddediyorum ve yalancıdan da Adalet Bakanı olmaz diyorum.”  diyerek TBMM’deki CHP Milletvekillerine yöneltilen çirkin karalama kampanyasına sert bir dille cevap verdi.

Konuşmasının devamında “12 Haziran, Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü” ile ilgili değerlendirmeler yapan Akkaya; kendisinin de çocuk işçilikten geldiğini ve yoksul bir ailenin ferdi olduğu için 11 yaşından beri çalıştığını; bu yüzden çocuk işçiliğin zorluklarını gayet iyi bildiğini belirtti.

Akkaya sözlerine şu şekilde devam etti:

“Çocukken bir işte çalışmamak en temel insan hakkıdır. Peki, çocuk işçiler kimlerdir? Çocuk işçiler, tarım sektöründe ailesiyle birlikte çalışanlardır. Çocuk işçiler, iş öğrensin diye yaz tatilinde çalışanlardır. Çocuk işçiler, ailesi yaşama tutunsun diye çalışan çocuklardır. Çocuk işçiler, Türkiye’nin bir gerçeğidir; bilinçli, sistematik bir emek sömürüsünün kurbanlarıdır. Çocuk işçiler, oyun alanlarından kopartılarak daha ilköğretim çağındayken acımasız üretim çarklarının çocuklarıdır, onlara sokulan çocuklardır.

Değerli Milletvekilleri, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 71’inci maddesi çocuk çalışmasına ayrılmıştır. Yani, 15 yaşını doldurmamış çocukların çalışmasını yasak olarak belirtmiş, buna istisna olarak da 14 yaşını doldurmuş ve ilköğretimi tamamlamış çocukların -hangi işlerde- hafif işlerde çalışmasını öngörmüştür. Ancak ülkemizde birçok çocuk ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılmaktadır, resmî rakamlar da bunu açıkça göstermektedir.

Çocuk işçiliğini önlemek için ciddi tedbirler almak yerine çocukların nasıl çalışması gerektiği mevzuata alınırsa, yasaya konulursa çocuk işçi çalıştırmak meşru bir hâle gelir. Ülkemizde 1 milyona yakın çocuk işçi olduğu belirtilmektedir. TÜİK verilerine göre nüfusumuzun yüzde 29,4’ünü çocuklar oluşturmaktadır. Çalışan çocukların yüzde 50,2’ski okula devam etmemektedir.

Yine, TÜİK verilerine göre 17 milyon yoksul vatandaşımız bulunmaktadır. Yoksul fertlerin yüzde 44,3’ünü çocuklar oluşturmaktadır ve her 3 çocuktan 1’i şiddetli maddi yoksulluk çeken hanelerde yaşamaktadır. Okula gitmeyen çocuklar haftada elli dört saat çalışmakta ve çocukların üçte 1’ine iş yerinde yemek verilmemektedir. Çocukların yarısından çoğu 400 TL’nin altında ücretle çalıştırılmaktadır. AKP’li milletvekilleri daha bir ay önce “uzaktan çalışma” adı altında evde çalışmayı bu Meclisten geçirdi. Bu yasa, çocuk işçiliği düşürmek yerine sayıyı daha da artıracaktır.”

Çocuk iş cinayetlerine de rakamlarla değinen Akkaya; bu çocukların oyun oynamaları gerekirken, okula gitmeleri gerekirken çalıştırıldıklarını ve öldürüldüklerini söyledi.

Akkaya çocuklarımızın eğitim sistemindeki değişiklikler nedeniyle birer ideolojik deneme tahtasına dönüştürüldüğüne, uygulanan yanlış politikalar yüzünden ailelerin ekonominin ağır çarkı içerisinde mecburen çocuklarını da çalışma hayatına sürüklediklerine vurgu yaptı.

“Oyun oynaması gereken yaşta, Ali’ler, Ayşe’ler tarlalarda, atölyelerde, makine başlarında üç kuruş için alın teri dökmektedirler.” diyen Akkaya; konuşmasının sonunda çocuk işçilik ile ilgili yapılması gerekenleri i şu şekilde sıraladı:

“Çocuk işçilik konusunda gerekli adımlar bir an önce atılmalı, mevsimlik tarım işçisi olarak çalışan ailelerle ilgili düzenlemeler çocuk ve insan hakları gözetilerek yapılmalıdır. 4+4+4 eğitim sistemi acilen kaldırılmalı, eğitim ücretsiz, ulaşılabilir olmalı, nitelikli ve kesintisiz eğitim sistemi hayata geçirilmelidir. Çocuk işçiliğe karşı mücadele için etkin şekilde denetimler yapılmalıdır. “

Akkaya; çocuk işçilik konusunun partiler üstü bir sorun olduğunu belirterek bu konuda Meclis çatısı altında bulunan tüm Milletvekillerinin ortak hareket etmesi için TBMM Kürsüsünden bir kez daha çağrıda bulundu.

 

CEVAP VER