TOPLAYICI

0
83

Günümüzde bir sorun haline gelmiş atıklar, yeni oluşumları, değerleri ve yaşam mücadelesini de beraberinde getirmiştir. Yakın zamana kadar, plastik, cam, pet şişeler piyasayı egemenliğine almadan önce, sadece atık kâğıtlar üzerinden yapılıyordu. Atık kâğıtlar kullanım değerine göre sınıflandırılıp ekonomiye dönüştürülüyordu. Tüketim artıkça piyasa bir birinden farklı maddelerden oluşmuş atıklar, yeniden kullanımına göre değerlendiriliyordu. Milyonlarca insanların yaşadığı büyük kentler dev canavarlar gibi günlük binlerce ton atıkla yüzleşmeye ve çözüm aramaya başladı. Mahallelerin her yerine yerleştirdikleri büyük çöp kutularından çöp arabaları birikenleri toplayıp belediyenin gösterdiği yerle boşaltıyordu. Biriken çöp dağları kimsesizleri, denizden uzaklaşan martıların, kargaların ve yersiz yurtsuz insanların karnını doyurduğu, ekmek parasını kazandıkları yerler olmuştu.

Edebiyat akımları dönemin sosyal olaylarını işleyen sanatçılarla başlar. 1940 da başlayan göçler artan bir ivme ile sanayi bölgelerine dönüşmüş büyük kentlere yönelmiştir. Köyler çözülmeye, gecekondu mahalleri ile kentler büyümeye başlamıştır. Göç olgusunu en iyi işleyen yazarlardan Orhan Kemal’in yapıtları güncelliğini korumuş günümüze kadar ulaşmıştır. Günümüzde de zevkle okunmaktadır. Yaşar Kemal’in, Fakir Baykurt’un, Necati Cumalı’nın, Kemal Bilbaşaran’ın yapıtlarını örnek gösterebiliriz. Göç birinci sırada, en iyi çözümleme yapan, sözcükleri en iyi kullanan, kurgusu en güzel olan romanlar edebiyat tarihimizde ve kitaplar, kitaplığımızda başköşeyi almıştır.
Günümüzün en büyük sorunu atıktır. Bakir olan çöp oluşturduğu yeni ilişkileri değerlendirecek romancıları, öykücüleri beklemektedir. Benzer şekilde köyden kente göç gibi büyük birikimleri bünyesinde barındırmaktadır. Binlerce aile gece gündüz topladıkları atıkları satarak geçimlerini sağlamaktadır. Atıkların çöp tenekelerinden nasıl toplandığı, hurdalıklara nasıl getirildiği işlenmektedir. Büyük bir emek sömürüsünün yaşandığı çöplükler aynı zamanda iyinin ve kötünün mücadelesinin yaşandığı alan olmuştur. Topladıkları çöplerden tam paylarını almadıklarını düşünen olay kahramanları, sistemin köşe başını tutanlarla varlık ve yokluk kavgasına girişerek kooperatif kurmak isterler.
Konu işlenirken sadece çöp işlenmiyor. Gecekondularla dolan Mersin işlenmektedir. Göçle birlikte Mersinde oluşan ilk gecekondu mahalleri diyebileceğimiz Demirtaş ve Alsancak mahalleleri vee Yumuk tepe civarı anlatılmaktadır. Evinden yurdundan kopmuş insanlar birbirlerine destek olarak ayakta kalmaya çalışırlar. Olay Mersin’in eski mahallelerinden olan Mahmudiye Mah., Bahçe Mah., Turgutreis mh…  Kısaca Mersin anlatılmaktadır.
Günümüzde artan bir ivme ile yükselişe geçen polisiye, aksiyon, korku –gerilim romanlara karşı gecekondu bölgelerini anlatan bir yazar ve bir kitap. Ekonomik sorunlar başköşeye. Her renkten, dilden insanın doldurduğu kent tek kavga vermektedir: ekmek ve hak.
Toplayıcının yazarı ŞABAN ŞİMŞEK öğretmenimize bu eseri edebiyat dünyasına kazandırdığı için teşekkür eder,  diğer eserlerinde de başarılar dilerim.

Cennet AKPINAR

CEVAP VER