Soğan Ve Patates Uçtu Ya Tigem ?

0
231

BM’ ne bağlı örgütlerin verilerine göre Dünya genelinde açlık oranın yükselişe geçtiği uyarısı yapıldı. İç çatışmalar, ülkeler arası savaşlar, küresel ısınmadan dolayı değişen iklim değişikliği, çevre kirliliği nedeniyle tarım alanlarından elde edilen tarım ürünlerin rekoltesinde azalma olmakla birlikte inşaat, turizm ve sanayileşmeden dolayı tarım arazilerin kaybı yaşanmakta. Tarım alanlarında ki azalmaya neden olan etkenlerin sonucunda yüzbinlerce kişi yetersiz beslendiği gibi 2017 raporuna göre 2016 yılında dünya genelinde 815 milyon kişi açlık çekmekte,  124 milyon kişi açlık ve ölüm riski altında bu sayının 1.4 milyonu çocuk. Dünyanın bir yanında çocuklar açlık çekerken diğer yanında 41 milyon çocuk aşırı kilolu. Tarım üretiminde ki  düşüşe paralel olarak gıda fiyatları hızla yükselmesi dünya da sağlıklı ve dengeli beslenme kaygısının artmasına neden oluyor.
21.yy Gıda savaşlarının yılı olacak demektir.  Bunun içinde toprağa hücum başladı.
İspanya, Kamboçya ile milyonlarca hektar arazi için anlaşma yolları arıyor.
Çin bir yandan da Ukrayna’dan 3 milyon hektar arazi alıyor.
Avrupalı şirketler şimdiye kadar Afrika’da 3,9 milyar hektar arazi topladı, ancak hedefleri 17,5 milyar hektarlık arazi ve bunun için uğraşıyorlar.
• İngiliz Yatırım Fonu yöneticisi şöyle diyor: “2050 yılına kadar üretimimizi yüzde 50 artırmazsak çok ciddi küresel gıda sıkıntısı çeleceğiz.” Ve ardından Afrika’da arazi aramaya başlıyor.
Ülkemiz de tarım toprakları en çok imara, inşaata, turizme, sanayiye feda edilmiş. İşte veriler; 2011 yılı verilerine göre; konut için 124 bin dekar, sanayi için 224 bin dekar, madencilik için 124 bin dekar toprağı elden çıkarmış ve geri dönüşü olmayan bir biçime getirmişiz. Yani tarım arazileri ranta kurban edilmiş.
Tarım bu kadar önemli iken son günler de Tohumluk ve damızlık ana materyali üreten Tarım İşleri Genel Müdürlüğü’nde (TİGEM) görevden almalar devam ediyor.  Milli Gazete’nin 18.06.2018 haberine göre; Görevden alınanların yerine kurumun yapısına uzak ilgisi olmayan sektörden kişiler atanmakta. TİGEM’e üst yönetici olarak bir kaymakamın atanmasına yönelik tepkiler devam ederken, genel müdür yardımcısı ve daire başkanları olarak da tamamen sektör dışından kişilerin getirilmesi manidar bulundu. Konunun uzmanı olmayan ve kurum dışından atanan isimlerin ‘torpili’ yüksek kişilerden oluşması ise dikkat çekiyor.
Özellikle Tekin Ünal’ın görevden alınması dikkat çekmişti. Ünal’ın genç çiftçi projesi kapsamında TİGEM tarafından tedarik edilecek 160 bin hayvanın ihalesiz bir şekilde alınmasına karşı çıktığı için görevden alındığı iddiaları gündeme gelmişti.
KURUM DIŞINDAN DANIŞMANLAR

Borç batağında olan TİGEM’e tamamen kurum dışından isimlerin atanması manidar bulunurken, kurum içinde de çalışma barışını tehdit ediyor. Başta Genel Müdür İsmail Şanlı olmak üzere Genel Müdür Yardımcısı ve Daire Başkanlarının kurum dışından atanması, kurum yönetiminde ciddi sıkıntıları gündeme getirirken, buradaki sıkıntının ise yine dışarıdan atanan sektörü bilen danışmanlarla çözülmeye çalışıldığı ifade ediliyor. Sektör bilgisi olan danışmanlara ise yüksek maaşların ödenmek zorunda kalındığı kaydediliyor.
MİT MÜSTEŞARLIĞI’NDAN TİGEM’E DAİRE BAŞKANI

Özellikle Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı ile Emlak ve İştirakleri Daire Başkanlığı’na atanan isimler dikkat çekti. Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı’na atanan Muhammed Mustafa Aksin MİT Müsteşarlığı’ndan, Emlak ve İştirakleri Daire Başkanlığı’na atanan Oğuzhan Dinler ise Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan getirildi. MİT Müsteşarlığı’ndan TİGEM’de daire başkanı yapılan Muhammed Mustafa Aksin, önce özel kalem müdürlüğüne getirildi. 20 gün sonra da daire başkanı yapıldı.
Dünya da tarım alanları, toprak ve gıda bu gün bu kadar önemli iken gıda jeopolitik politikalar geliştirilirken mit müsteşarın veya diyanet görevlilerin tarım ve gıda alanında nasıl bir vizyonu olabilir.
Sadece enerji, tarım, nüfus, su politikaları tek başına  çözüm değil. Bu politikaların her biri gıda güvenliğini etkiliyor bu sebepten bu politikalar birbirine entegre olmak zorunda. Entegre edildiği taktirde gıda güvenliği sağlanacaktır.
Bizler bu politikaları entegre etmeyi bırakın  Tigem gibi önemli bir kurumu konun uzmanı olmayan kişilerle yönettiğimiz müddetçe  patates ve soğanı 5tl yediğimiz günleri daha çok ararız.
Spekülasyon diyerek ithalatın önünü açmakta çözüm değil. Gıda da sorunlar büyük ve gittikçe de  büyüyor.
Bilinçsizce tüketilen yer altı suları, kuraklaşan topraklarımız bu sebepten daha az su ile daha fazla ürün üretemezsek, verimli tarım alanlarımızı koruyamazsak, girdi maliyetlerini düşüremezsek ve nüfus kontrolünü sağlayamazsak ülkemizde açlıktan ölen insanları göreceğimiz günler çokta uzak değil.
Toprak ve gıda geleceğimiz.

Haberde İstanbul

CEVAP VER