SİVİL VATANDAŞ…

0
15

SİVİL VATANDAŞ…

2015 nere, 2021 nere?

Dile kolay.

Tam altı koca yıl…

Neredeyse tam 2.190 gün boyunca:

Aç bırakıldılar!

Açıkta bırakıldılar!

Dövüldüler!

Sövüldüler!

Fiziksel ve ruhsal işkencelere tabi tutuldular!

Aşağılandılar!

Hakir görüldüler!

İtildiler, kakıldılar!

Memleket, aile ve yuva hasreti çektiler!

Güven kaybı ve unutulmuşluk hisleri içerinde ve daima korku ile yaşadılar!

En sonunda da enselerine birer kurşun sıkılarak hunharca katledildiler!

28 Temmuz 2015’te Diyarbakır-Bingöl karayolunda, içinde eşi ve çocuklarının da bulunduğu özel aracından alınarak kaçırılan Polis Memuru “Sivil Vatandaş” Sedat Yabalak.

18 Eylül 2015’te görev yerine giderken, Tunceli’de kaçırılan Astsubay “Sivil Vatandaş” Semih Özbey.

13 Ağustos 2015’te Lice Genç Fis ovası karayolunda kaçırılan Sözleşmeli Er “Sivil Vatandaş” Sedat Sorgun.

13 Ağustos’ta Diyarbakır Bingöl karayolunda kaçırılan Uzman Çavuş “Sivil Vatandaş” Hüseyin Sarı.

2 Ekim 2015’te Ağrı’daki birliğine katılmak için yola çıkan ve Tunceli Pülümür karayolunda alıkonulan Tankçı Er “Sivil Vatandaş” Adil Kabaklı.

24 Temmuz 2016’da Lice’de alıkonulan Polis Memuru “Sivil Vatandaş” Vedat Kaya.

13 Ağustos 2015’te Diyarbakır Lice Genç karayolunda alıkonulan Jandarma Er “Sivil Vatandaş” Süleyman Sungur.

21 Eylül 2016’da Hakkari’de alıkonulan Uzman Erbaş “Sivil Vatandaş” Mevlüt Kahveci.

2 Ekim 2015’te Tunceli Pülümür karayolunda alıkonulan Topçu Er “Sivil Vatandaş” Müslim Altıntaş.

12 Aralık 2015’te kaçırılan Uzm. Çvş “Sivil Vatandaş” Sedat Vardar.

Eylül 2016’da Hakkari Çukurca Doğanlı Köyü yolunda kaçırılan Uzm. Çvş. “Sivil Vatandaş” Ümit Gıcır.

Ve dahi künyesizler…

Tam 13 can…

Canlıyken onlara bir türlü ulaşmayan/ulaşamayan devletleri, onların cansız bedenlerine ulaştı!

Artık onlar PKK’ın infaz ettiği sivil vatandaşlardı…

Peki, bu vatan evlatları ne için kaçırılmıştı?

Tam altı yıl boyunca neden oradan oraya sürüklenerek, ölümden beter bir hayat yaşatılmışlardı?

Sivil T.C. vatandaşları oldukları için mi?

Hani şu bilmem kaç bin dolara satın alınabilen ve dahi bir apartman dairesi kadar para eden vatandaşlığa sahip oldukları için miydi?

Öyle ise, 82 milyon vatandaşımız içinden neden bu vatandaşları seçmişlerdi. Bu 13 vatandaşın özellikleri neydi ki, PKK yalnızca bunları kaçırmıştı?

Hayır!

Bu vatan evlatlarının hiçbirisi ne sivil vatandaştı ne de sıradan vatandaştı.

Kimdi bu talihsizler, kimdi bu cehennemi dünyada yaşayanlar?

Her ne kadar, sivil vatandaşlığa indirgenerek bahsedilmiş olsalar da, onlar Devlet görevlileriydiler…

Kendilerini unutan devletlerine hizmet eden serdengeçti ruhlu künyesizler, üniformalı polis memurları, üniformalı astsubay, uzman erbaş ve Şanlı Türk Ordusu’nun şerefli üniformasını taşıyan mehmetçiklerdi onlar…

Kaderin bir cilvesi olarak, bir gün yanlış bir yerde ve yanlış bir zamana denk geldiler!

Aslında yanlış yer demek de doğru değil, çünkü bulundukları yerlere onları gönderen veya oralarda bulunmalarına ve hatta hedef haline gelmelerine neden olan, yine kendilerini unutacak ve kayıtlarını silecek olan vefalı devletleriydi. Kimisi görev başındaydı, kimisi görevine gidiyor, kimisi de görevinden dönüyordu…

İşte böyle bir durumda, eli kanlı PKK’nın eline düştüler!

Gerisi tam bir cehennem!!!

Düşünün bir kere her biri birbirinden kıymetli, görevli, üniformalı ve rütbeli vatan evlatlarını altı yıl boyunca unutmak basiretsizlik değil mi?

Aslında biz bundan daha beterini de görmüştük. İki askeri IŞİD eşkıyaları tarafından üzerlerine benzin dökülerek cayır cayır yakılan bir devletin gıkının bile çıkamadığına işte bu gözler ve işte bu kulaklar tanık olmuştu!

Unutuldular!

Unutulmadılarsa bile onları kurtarmaya çalışmamak ihmalkarlık ve aymazlık değil miydi?

Koca bir devletsiniz. Kurtarmaya çalışmış, ama defalarca başarısız olmuşsanız eğer; o zaman da bu büyük bir çapsızlık değil midir?

Nerede kaldı o büyük ve güçlü Türkiye söylemleriniz?

Nerede kaldı caydırıcılığınız, nerede kaldı kararlılığınız?

Nerede o çok başarılı MİT Başkanınız?

Bence, kesin biletini gitsin.

Sadece onun da değil, bu işi ihmal eden, gereğini yapmayan, sağıra yatan ve dahi gizleyen bütün devlet görevlilerinin kesin biletini.

Kesin ki, görevlerini devlet ciddiyetine yakışır şekilde yapacaklar gelsin.

Yoksa, bundan sonra kellesini koltuğunun altına alıp, devlete hizmet edecek vatan evlatlarını zor bulursunuz!

Zira, can pazarlarında can alıp can veren bütün künyesizler; arkalarında güven olsun, vefa olsun ve dahi dağ gibi bir devletleri olsun isterler.

Arkanızda güven, ciddiyet, güç ve vefa yoksa, gerisini unutun gitsin.

Unutulmak…

Unutulmak ne garip şey?

Ne rütbeniz kalıyor, ne statünüz!

Ne aldığınız madalyalar kalıyor ne de verdiğiniz onca hizmet.

Ne unvanınız kalıyor ne de üniformanız…

Unutuyorlar!

Sizi vatandaşlarınızdan bile saklıyorlar ve tam 82 milyonu yıllarca uyutuyorlar!

Vazgeçiyorlar sizden!

Siliyorlar kaydınızı!

Her şeyiniz yok oluyor.

Ama her nedense, bir tek o: Neredeyse işportaya düşürülmüş vatandaşlığınız kalıyor.

Vatandaş olmak önemli vesselam…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz