SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ

0
51
Ülkemiz de sivil toplum örgütleri deyince, akla ilk önce  sendikalar ve dernekler gelmektedir. Demokrasinin olmazsa olmaz örgütleridir. İngiliz sanayi devrimin den sonra dünyada başlayan, 1830 yılların da Osmanlı zamanın da bu topraklarda kısmen örgütlenen, cumhuriyet den sonra 1947 yılın da ilk kez kanunu çıkan ve 1952 yılın da ilk kurulan örgütlü emek sendika si TÜRK İŞ tir. Memur sendikaları ise 1925 yılın da kurulmuşsa da kapatılmış 1947 yılarından başlayarak günümüzde çok meslek alanın da değişik sendikalar kurulmuştur.
Sendikalar; Çalışanların haklarını, devlete ve iş yerine karşı korumak için örgütlere verilen isimdir. Sendikalar, çalışanın dinine, ırkına, siyasi görüşüne bakmaksızın her emekçiyi kucaklayan şemsiyedir. Sendikaların siyasi partileri yakınlık mesafesi eşit olmalıdır. Sendikaların amacı; İşçilerin veya memurların emekçilerin, iş yeri koşullarının, meslek sağlığı koşulların, ücretler konusun da, sosyal hizmetlerinin iyileşmesi babın da devlet veya işverenle işçinin adına pazarlık yapan örgütlerdir. Özellikle1980 yılından sonra bütün dünyada ki kapitalist sermaye bizim gibi  gelişmekte olan ülkelere, acımasızca piyasaya hakim olurken, bu durumdan en çok etkileşim gösteren emek sınıfı olmuştur. 1990Yıllara kadar emekçi sınıfının TURK İŞ Başkanı Şevket YILMAZ amcası vardı. Şemsi Denizer’i vardı. Şevket başkan dan sonra emek hareketinin LEHVALESASİ kabul edilen Şemsi DENİZ adi şekilde (bence şaibeli ) Öldürülmesinden sonra emekçi sınıfı için birlik de hareket grev lokavt sonlanmış oldu. Hatta dönemin Başbakanı emekçilere sendikalardan istifa edin sizlere istenenin iki kati zam yapıyım söylemin de bulundu. Ayni yıllarda memur sendikaları, ayni iş kolun da bir den çok sendikalar kurarak güçlerini zayıflatarak birlik den kuvvet dağardan uzaklaşarak küçük küçük parçalandılar. Bu sendikaların bazıları iktidar muhalifi bazıları iktidar kontrolün de üyelerinin nemalandırmaya çalışmaktalar. Artık sıyası iktidarlar, Sendika üst yönetimini ellerin de tuttuğun da koça emekçi sınıfını dizayn edebilecek duruma geldiler. Sendika yöneticileri artık emekçi, çalışan sınıfı unutup, sıyası rant nasıl sağlarımın peşine düştüler. Ülkemizde Özellikle siyasi partiler kanununun değiştirilmesi konuşulurken, demokrasinin vazgeçilmez unsurların başında gelen sivil toplum örgütlerinin seçimlerinin iyileştirilmesi neden konu olmaz algılayamıyorum. Öylesine anti demokrasi şekilde bir sistem kurulmuş ki, çalışanlar tarafın dan sevilip seçilen bir emekçi üst yönetimin iki dudağının arasından kabul görmezse yönetim mekanizmasına giremez. Günümüzde sivil toplum örgütleri sendikalar, tabanın sesine kulak vermelidir. Çalışanlar ülkemizde demokrasinin hakım olması için önce dik durmalı mücadelelerini bölünerek değil ayni çatı altında birleşerek, emeğin sesi olmalıdır. Bu durum böyle devam ederse ? Memur emekçisi kravatına güvenmesin, işçi çalışanı emeğinin gücüne güvenmesin. Kapitalist sermaye emeğe karşı gelecek on yılda robot çalışanı çıkaracak ki,  geçmiş de ismi HAMAL olan son 50 yıl da sosyetik ismi işçi veya memur olan emekçi kardeşim çok ararsın HAMAL ligi.
SAYGILARIMLA
B. Arif Turan

CEVAP VER