Şiddet yüzünden 300 kadın kimlik değiştirmiş

0
64

Sabah işe gelirken haberlerde 300 kadının kimliği değiştirilerek korunması sağlandığını dinlediğimde sadece ‘yazık’ diyebildim. Kimlik değiştirme ile ilgili olayları içeren en az bir film seyretmeyenimiz neredeyse yok gibidir. Neden kimlik değiştirilir;  bir olayın çözülmesi için tanıklık eden, itirafçı olan, ajanların devlet sırlarının öğrenmesi  sonucunda itirafçıyı veya tanığı korumak için devletin kimlik ve estetik değişikliği ile  bireyleri koruma altına almasıdır. Peki ülkemizde ne oldu da 2017 yılının dokuzuncu ayına kadar 300 kadın kimlik değişimini istedi. Ne görev ne de devlet sırların ifşası tek gerekçe erkek şiddeti. Şimdi verilere bakalım. Uygulama ilk defa 2013 yılında yürürlüğe giriyor ve 40 kadın müracaat ediyor, 2015 de 125 kadın ve 2017’nin ilk dokuz ayında 300 kadın habere göre Mahkeme kararıyla gerçekleştirilen kimlik değişiminin ardından yapılan takipler sonucu yeni kimlik sahibi olan kadınların şiddet gördükleri kişiler tarafından bir daha izlerine ulaşılamadığı, yeni kimlik sahibi olan kadınlara devlet desteğiyle iş imkânı sağlanarak hayatlarını idame ettirmelerinin sağlandığı kaydedildi. Bu açıklama inanın çok acı, 783.652 km kare alanını koruyan devlet şiddeti işleyen bir kişiye karşı kadınını koruyamıyor. Yıllarca taşıdığı kimliği ile geçmişini silmekte çare buluyor. Düşünün adınız ayşe, fatma bir anda yeliz, yeşim oluyor, anneniz, babanız kütüğünüz değişiyor, hayatınız değişiyor ve normal zamanda bile psikolojik yıkım yaratan durum sizin kurtarıcınız oluyor. Bu kadın anne ise çocuklarınında mı kimliği değişecek, yada çocuklarından mı vazgeçecek?

Zaten ilk sığınma evleri açıldığında kaleme aldığım yazıda ‘Bu devletin çaresizliğinin, acizliğinin çözümüdür. Sığınma evlerine erkekleri alın’ diye yazmıştım ve hala aynı düşüncemin arkasındayım. Şiddet suç ise suçun cezası hafif kalırsa suçu tekrar işlemekte herhangi bir sıkıntı olmaz. Devletin şiddet suçuna karşı verdiği ceza caydırıcı olmadığı müddetçe sorun katlanarak artar. Belki düğünü dışında takım elbise giymemiş eş, koca, baba, kardeş, ağabey her ne sıfata sahipse bir takım elbise giyer, kravat takar, pişmanım der bizim hakimlerimiz de erkek ruhundan iyi anladıkları için bir bakışla pişmanlığı çözer, şartlı serbest der, takım elbiseli süt dökmüş kedi olur sana sokak da bıçak elinde canavar. Bu anlayışla koruyamadığı kadına tek çaren kimlik değiştir, hayatını değiştir, sana iş veririm der olur size kadın korundu.

Şiddet, küfür acizliğin sonucudur ve psikolojik sorunlar yatar altında. O zaman hasta ruhlu insanları tedavi edin ceza-i müeyyideleri arttırın hatta mümkünse kat kat arttırın, o zaman bakın bakalım elini kaldırmaya cüret eder mi?

Kadına şiddetle sizler namusunuzu korumuyorsunuz, namusunuzu ayaklar altına alıyorsunuz.

Birde şu kütük meselesi var neyse oda bir sonraki serzeniş yazısına kalsın.

Kimliğimizi değiştirmeden yaşamımızı koruyamıyor ve ikame edemiyorsak bu kadının değil kadına bakışın acizliğidir.

Türkân Kebeci

CEVAP VER