SANA DAİR…

0
124
SANA… (hayatın yorgunluğuna dair) …
oysa hayat ne çok örnekleme yapıyor, bakabilen görebilen ve bilenler için. çoğu zaman bu örneklemeleri bir noktada toplayıp bir sınav kağıdı gibi önümüze koyuyor,haydi çöz çözebilirsen dercesine…
acı , umut , mutluluk ve gülümseme hele ki olmazsa olmazı karamsarlık…
hangisini alacağın tamamiyle sana bağlı..yol yüreğinin derinliklerinde yeter ki bak oraya…
bir gün bir insan tanıdım , yaşı otuz beş ,yolun yarısımı ,hayatın baharımı bilmem ,hangi kefeye koyacağını sen bulacaksın bu anlatımda… ve bil ki ,yüreği bir deniz güzelliğinde olan bu insan bana bir ben daha kattı ,yol göstericim oldu çoğu zaman ,ve karamsarlıklarıma karanlık boğuntulu anlarıma aydınlatıcı bir ışık… ne zaman ki karamsarlığa düşsem ,yoruldum desem ışıl ışıl gülen gözleriyle aklıma geliyor tebessüm diyordu… ve inanıyorum ki sana da bir şeyler söyleyecektir… peki yorulmak neydi ,neden di bu yorgunluk… hayat üzerine üzerine abanırken nasıl bir yol izlemişti ,gerçekten yorgunluk bumuydu,eğer yorulacaksa insan yorgunluk kimin hakkıydı…? bunu anlamak anlatmak pekte kolay değil sanırım ve bunun cevabını bununla beraber yorgun olup olmadığını yanıtlamayı sana bırakıyorum… hayat, dünyaya geldiği ilk anda acı bir gülümsemeyle merhaba demişti bu insana , annesini hiç görmemiş görememiş ,bir gelen olmuş bir de giden … hani görmeden sevmek ,özlemek bu olsa gerek ya bilmek… hayat insanı eline bir aldımmı gel diyor daha yeni başladı misafirliğin , ne çok getirim olacak bir o kadarda götürdüğüm… gerçekten öyle mi ? bunuda yanıtlamayı sana bırakıyorum … zaman zamansızlığın ortasında … ve acı okuyabilene ne güzel bir mayadır,,,umuda dair merhamete dair,,en insan yanımıza dair… yoğrulmak bu olsa gerek ve gülümsemek her şeye rağmen … bir insan düşün ki öksüzlüğü tadıyor en yetim olduğu zamanda ,,, yaşı üç yada dört kendi dahi hatırlamıyor , nasıl hatırlardı ki daha yeni girdiği çocukluk çağında yitirmişti ve baba bile diyememişti,oysa babasıyla parka gidecekti daha oyunlar oynayacaktı ,babası akşam geldiğinde ne getirdin diyecekti bana,,, beni diyecekti okula sen götürürmüsün ,,, diyemedi … hayat fırsat vermedi buna da… hani yorulmak demiştik ya ,hayatın üzerimize gelmelerine , yorulduk mu sence… ? kolu kırılıyor belki ,ve kanatları… ama yorulmuşmudur…? bilmem …buna da sen karar vereceksin hayatın gülümseme anlayışı ne kadar garip değilmi…? bir hayat ki, ayrılıklar hep ölüme perçinlenmiş… ve acı bir önceki acıyı örter olmuş… hani insan bazan yoruluyor mu ,yorulmalımı bilemedim… zaman ilaç , peki neye acılara mı ,zamansızlığa mı… ömür defterinden sayfa eksilttiği hiç şüphesiz aşikar… zamanla büyüyor insan ,belki büyümese hani hep küçük kalsa çocuk kalsa ,acılarda büyümeden öylece kalakalır mı… kimbilir… bir insan düşün ki istemeden de olsa büyümüş ,büyümüş büyümesine de çocuk yanını yanına almış ya büyürken … meğer ne çok ihtiyaç duyuyor ve sığınıyor o çocuk yanına hani bunuda öğreniyor insan… yine de büyüyor, tıpkı büyüyen yaralarımız gibi. Belki katlanır olurdu büyümüş olması da , eğer evliliğinin ikinci yılında eşinide yitirmemiş olsaydı bir trafik kazasında. ardında iki de pırlanta bırakarak giden biri daha hayatında…ne çok giden oldu değimli… oysa ne demişti hayat gidenler de olacak gelenlerde ,aldıklarım olacak senden verdiklerim de,,, gerçek şu ki hayatı yaşamı anlamak için yaşamak gerek .. peki yaşamak ? bu sorunun yanıtı da sana kaldı… yoruldum …! Her sabah erken kalkıp işe gitmekten ,çok çalışmaktan ,toplu taşımkayla yolculuk yapmaktan ,her gün aynı yemeği yemekten ,aylarca aynı kıyafetleri giyinmekten ,aynı ayakkabı ile kilometrelerce yol gitmekten ,başımın ağrısından ,saçlarımı taramaktan …. Gerçekten yoruldum mu ? …bilmem Hani saç taramak dedik ya ,insan bunu da özlüyor tıpkı ağlamayı özlediği gibi … Öyle hastalıkta sağlık ta insanlar için ,,, Peki hasta olanlar hangimiziz ,,, Düşün ki bir insan var , hayatın topyekün üstüne gelmişliğine en ufak bir sendeleme göstermemiş ,,,hani umut var ya bu olsa gerek…. Bir de çağımız illeti kanser yaklaşık iki yıllık bir serüven bünyesinde.. Oysa ne çok karamsarlığa ümitsizliğe düşmüş olmalıydı değimli …? Ben onun gözlerinde karamsarlığın baş harfini dahi görmedim ..gülen gözlerinde umut ışığı öyle bir parıltılı ki .. Zaten sorduğum da karamsarlık benim için bitim olur cevabı var ki her harfinde umut.. Eğer bir gün umudumu kaybedersem ve düşersem karamsarlığa işte o gün kaybetmiş olurum yorulmuş olurum…. Hayat bizi yordu mu ? …bilmem Gözlerinden yüreğin den umudu hiç eksik etme güzel insan ,, olurmu… /
fahri Akçiçek

CEVAP VER