Meral Akşener ve Yeni Kurulacak Parti

0
59

16 Nisan referandumu ile toplumda ki kutuplaşma dahada belirgin hale geldi. % 49 hayır cephesinin ortak noktası Recep Tayyip Erdoğan karşıtlığına dayanmaktadır. Referandumdan sonrasında bu cephe korunmaya çalışılıyor. Bu durum toplumun ötekileştirilmesinden ileri gelmektedir.  Siyaset;  kimlikler, inançlar ve ideolojiler üzerinden yürümektedir. Kendimizden olmayan hiç kimseye söz hakkı vermez hale geldiğimiz gibi hak tanımaz hal ve davranışlar içindeyiz. Siyasette ki bu yapıda toplumun en alt tabakasına kadar yansıdı. Hak ve hukuk dan daha ziyade güçlü olan güçsüze kaba kuvvet uygulayarak hüküm sürme mücadelesi içinde. En güzel örneğini trafikte yaşıyoruz. Bağırıyoruz, küfür ediyoruz, inip dövüyoruz, yani toplumda hoş görü adına yada saygı adına bir şey kalmadı. Siyasete ki seviyesizliğin topluma yansımalarıdır bu yaşananlar. Kendimizden olmayanı kabul etmiyoruz. Yada aramızda kabul bulmuyor. Gelin siyasi partilere bir bakalım; Akp Din üzerinden, MHP Türkçülük üzerinden, HDP Kürtçülük üzerinden, CHP Atatürkçülük  ve Alevilik üzerinden siyaset yapmaktalar. Çizilen kesin çizgiler siyasetin hareket alanını daraltmaktadır. Hangi partide yer alıyorsanız o görüşü benimsediğiniz anlamını taşıdığından yeterliliğiniz, eğitiminiz, tecrübeniz yada idealistliğiniz hiç bir şey ifade etmiyor. Toplum gittikçe kesin hatlarla ayrışıyor. Ayrışımın bir sonra ki aşaması, küçük bir kıvılcımla çatışmaların yaşanması kaçınılmaz bir hal alacaktır. Tabi birde bunlara ilaveten hukukun tarafsızlığı, eşitliği ve demokrasinin aldığı yaralardan dolayı insanların hukuka güvenirliğinin azalması ile kişilerin kendi adaletini diyeceğim ama bu cümlenin meali, güçlünün kendi adalet anlayışına bağlı olarak kendine göre ceza verme olayının hakim olması da toplumsal olaylara zemin hazırlamaktadır.

Peki ne olmalı?  Buradan yeni parti kurma aşamasında olan Meral Akşener ve diğerleri bu gün siyasette olan partilerden farklı olmak durumundadır. Toplumu ayırımdan daha ziyade birleştirici özellik taşımalıdır. Mesela, din, ideoloji, ırkçılık ve mezhep üzerinden siyaset yapmayan, hakkı hak edene veren, demokrasiyi kendi içinde uygulayan, açık, şeffaf, birleştirici olup toplumun herkesimini kucaklayan, hak ve hukukun üstünlüğüne, barışa, hoşgörüye dayalı, farklı görüşleri bünyesinde barındıran anlayışa sahip olmalıdır. Ortak payda halk,  vatanın ve toprağı vatan yapan halkın çıkar ve menfaatleri, toplumun değer yargılarına saygı, bağımsızlık, laiklik, demokrasi, cumhuriyet ve Atatürk’ün düşünce ve fikirleri yani tüm toplumu kucaklayan siyaset anlayışına ihtiyaç var.

Bu siyaset anlayışı yerleşmediği müddetçe yeni kurulan partinin eskilerden bir farkı olmaz. Fark sadece isim de kalır.

Kutuplaşmanın önüne geçmek için birleştirici siyaset anlayışı hakim olması gerekir. Özellikle bulunduğumuz coğrafya da ülke içi birlikteliğe çok fazla ihtiyacımızın olduğu bir dönemdeyiz.

Farklılığımız ayrılıklarımız değil zenginliğimiz olduğunu anlayan ve anlatan bir anlayış topluma hakim kılacak düşünceye ihtiyacımız var.

YURTTA BARIŞ DÜNYADA BARIŞ

Türkân Kebeci Şahin

turkankebeci@gmail.com

CEVAP VER