KISSADAN HISSE

0
36

KISSADAN HISSE…

Tarih 02 Eylül 1922,

Günlerden Cumartesi,

Geceleyin saat 11 suları…

Yer Uşak’ın Göğemli Köyü üzerindeki Çakmaklı Tepe…

Bu tepe o gün, 5’inci Türk Kafkas Tümeni’nin harp karargahı.

Ortada bir ateş yakılmış ve ateşin etrafında oturan yüksek rütbeli subaylar…

Bir yandan, erlerin verdiği sıcak çayların eşiliğinde, elde ne varsa kahvaltı türü bir şeyler yiyorlar, bir yandan da birbirleriyle birşeyler konuşuyorlar.

Ateşin başındakilerin bir kısmı Türk subayları, Fakat bir kısmı öyle değil…

Işte o diğer kısmı, Dumlupınar Başkomutanlık Meydan Muharebesinde bozguna uğrayan ve darmadağın bir şekilde kaçarlarken birkaç saat öncesinde Türk ordusuna teslim olmak zorunda kalan Yunan subayları!

Içlerinde generaller de var. Üstelik Yunan Orduları Komutanı Trikupis de bunlardan biri…

Bu ateş başındaki yeme içme faaliyeti ile birlikte esir Yunan subayları biraz olsun kendilerine gelmişler, asık suratları düzelmiş ve elleri ayakları tutar hale gelmişti.

Tümen Komutanı (Dadaylı) Halit Bey (Akmansu), Trikupis’e dönerek “… Anadolu’yu haksız işgalinizden dolayı, er ya da geç sizi mağlup edeceğimize inanıyorduk. Ancak bu kadar çabuk, bir hafta gibi kısa bir zamanda ordunuzun çözüleceğini ummamıştık. … Oysa ordunuz Sakarya’da çok daha fazla savaş kabiliyeti ve değeri göstermişti. Şimdi neden bu kadar süratle mağlup oldunuz?” diye sordu ve “Mağlubiyetinizin gerçek sebeplerini sizin ağzınızdan duymakla memnun olacağım.” diye de ekledi.

Hüzünlü bir iç çekerek konuşmaya başlayan Trikupis’in verdiği cevaplar ibretlikti.

* “Sakarya Savaşı’ndan önce, Kral Konstantin Eskişehir’e kadar gelmişti.”

* “Başkomutanımız ehliyetli ve liyakatlı bir zat idi.”

* “Sakarya Savaşı’ndan önce bütün erlerle subaylarda fedakarlık ruhu vardı. Ordunun disiplini yerindeydi.”

* “Sakarya’daki muharebeden sonra uzun süre bölgede bekletilen asker ihmal edildi.”

* “Ordunun içine sokulan siyaset ve komünistlik propagandası nedeniyle disiplin bozuldu, maneviyat bozuldu ve grup halinde firarlar da başladı.”

* Yunan ordusunun “Sakarya (geri) çekilmesi üzerine Yunanistan’da politik değişiklikler oldu. Bu sebeple Başkomutan Papulas ile Genelkurmay Başkanı Dusmanis değiştirildi.”

* “Papulas’ın yerine politik düşüncelerle, Kralın yaveri Hacı Anesti Başkomutan oldu.”

* “Bu suretle önemli bazı makamlar iktidarsız ellere verildi.”

* “Her işimize politika hakim oldu.”

* Harp sahasından yaptığımız gerçekçi teklifler; Izmir’e karargah kuran, askerlik yönü zayıf ve olaylardan kopuk yaşayan Başkomutanımız tarafından ciddiye alınmadı ve kabul edilmedi. (Konu çok uzun olduğundan bu madde mealen verilmiştir)

* Sonuç, işte bu vaziyette birer tutsak olarak karşınızdayız! (Mealen)

Işte böyle…

Sanırım bizim de millet olarak, büyük bir bozguna uğramamak için, bu kıssadan alacağımız çok önemli hisseler olacaktır.

Bilinmelidir ki;
* Disiplini sağlayamayanları,
* Liyakatı esas almayanları,
* Makamları iktidarsız ve bilgisiz kişilere tahsis edenleri
* Askerini ihmal edenleri,
* Ordusuna siyaseti sokanları
Ve yandaş ile kandaş üzerinden iş götürmeye çalışanları dün olduğu gibi yarınlarda da yine ESARET bekliyor olacaktır.

Selam ve saygıyla…

Not: Bu yazının hazırlanmasında Dr. Ziya Göğem’in “Murat Dağlarında” isimli eserinden faydalanılmıştır.

CEVAP VER