KİM BÜYÜK ?

0
43

Bu soruyu elbette yadırgadığınızı farkındayım. Büyüklük kavramı görecelidir ve neye göre kıyasladığınıza bağlıdır. Hele edebiyat alanında kim büyük sorusunun cevabını bulmak daha da zordur. Yazan bunca kalem varken ve her kes kendisini büyük, ulaşılmaz görürken bunun yanı sıra birde diğer yazan kalemlere yüksekten bakma egosu ile yazdıklarının kâti doğrudur havasıyla duygusal alınganlık gösterilmesine ve yazarların küslüklerine alışığız artık. Çağımızın hastalığı haline geldi büyüklük. Birkaç gün önce bir dostumdan dinlediğim olayı bu düşünceye istinaden sizlerle paylaşmak istedim.

Edebiyatın iki ustası Yaşar Kemal ve Atilla İlhan bilmeyenimiz yoktur. İşte o dönemde Atilla İlhan gazeteye en büyük romancı benim diye demeç verir. Açıklama,  Yaşar Kemal’e iletildiğinde usta önce bu duruma inanmasa da içinde acaba sorusu kalır ve gazeteyi görene kadar duruma sessiz kalır. Gazetede ki açıklama bittikten sonra sert ses tonuyla ‘Bunu nasıl söyler, Atilla. Kim büyükmüş’ söylenir. Çevresindekilerde bu cüsseli adamın hiddeti karşısında iki usta arasında kavga çıkacak endişesini yaşarlar. Yaşar Kemal çevresindekilerden Atilla İlhan’a haber yollar ama cevap gelmez. Kendi arar yine sonuç alamaz. Bir hafta gibi bir süre geçer ve Yaşar Kemal Cağaloğlu’nda yani Babıali de köşeyi dönünce Atilla İlhan ile karşılaşır. Elini omzuna atarak ‘Gel bakalım Atilla kim büyükmüş görelim’ diyerek onu kahvehaneye götürür. Bir sandalye ye oturur kendiside etrafta hiddetle dolanarak ‘söyle bakalım kim büyük müş’ diye sesini yükseltir. Etraftaki yazar camiası da endişeli pür dikkat kesilir. Dersiniz kavga ha çıktı ha çıktı ha çıkacak. Atilla İlhan ise sessin sakin birazda ürkmüş vaziyette bekler.

‘Bana Ağrı dağındaki beş çiçeğin ismini say’ Atilla ilhan da ses yok. Kısa bir sessizlikten sonra Atilla İlhan da ‘Abi sende bana ünlü beş kadın parfümün say’ der. Bu sefer sessizlik sırası Yaşar Kemal dedir. İkisi de bir birinin sorusuna cevap veremez. Yaşar Kemal babacan tavrıyla ‘Lan köftehor sen büyüksün’ diyerek sarılır. Tabi Atilla İlhan da ‘Abim sen büyüksün’ diyerek karşılık verir.

İşte büyüklük budur, olgunluk budur.

Bu bağlamda edebiyatımızın iki büyük ustasını saygıyla, rahmetle, özlemle anıyorum.

Yazıyı kaleme almama vesile olan Sayın Nuri Kaymaz’a çok teşekkür ederim.

 

Not: Anlatılan anıyı desteklemek amacıyla Oda tv de Mümtaz İdil’in ‘Bir dostumu böyle harcadım’  10.10.2010 tarihli yazısını okuyabilirsiniz.

http://odatv.com/bir-dostumu-boyle-harcadim-1010101200.html

Kaynak : Terzi Nuri Kaymaz

Türkân Kebeci- Haberde İstanbul

 

CEVAP VER