Kıbrıs Barış Harekât’ın 43. Yılını Kutlarken, Şehitlerimizi Rahmetle ve Saygıyla Anıyoruz.

0
29

Barış ve Demokrasi için Haksızlıklara son diyen,  Ecevit  hükümetidir.

Bu zafer Türk milletini kenetleyerek başarılı bir zafer olmuştur. Bülent Ecevit bir başbakan olarak can kaybı, toprak kaybı ve haksızlığa yine izin vermemiştir.

Amaç Ecevit’in şu sözleri ile bellidir:

“BİZ ASLINDA SAVAŞ İÇİN DEĞİL BARIŞ İÇİN, YALNIZ TÜRKLERE DEĞİL RUMLARA DA BARIŞ GÖTÜRMEK İÇİN ADAYA GİDİYORUZ.”

 

“Rumların, Kıbrıs’ta 3.Makarios’u devirmelerinin ardından Kıbrıs’ın Yunanistan’a katılmasının ilk adımları atılmıştı ki bu kabul edilemezdi.20 Temmuz sabahı saatler 06.05’i gösterdiğinde gökyüzü Türk paraşütçülerle dolmuştu. Paraşütçüler Lefkoşa yakınlarına inip Girne’ye çıkartama yapan birliklerle buluşacaklar ve halk tacizden kurtulacaktı. Lefkoşa’dan Girne’ye gitmek için Beşparmak dağlarını aşmak zorunda kalan askerlerimize hava kararınca destek verilememesi yüzünden gün doğana kadar Beşparmak dağlarında kalacaklardı. Mehmetçikten tüm gece haber alınamamıştı. Gün doğumunda, gökyüzünde Türk jetleri görünmüştü. Hava, deniz ve karadan harekat başlamıştı, Rumlar tacizlerini arttırıyordu. ABD ve İngiltere harekatın bitmesini istiyordu. Türk ve Yunan tarafları Cenevre’ye davet edilmişti. Türkiye güvenliğin sağlanmasını istiyordu. Şartlar kabul edilmiş gibi görünse de Rumların asıl hedefi Türk askerini çıkartmak olduğu için 2. Harekat başlayacaktı.“

 

“AYŞE TATİLE ÇIKABİLİR”  parolası ile 2. Harekat başlamış ve başarıya ulaşmıştı.

Bu savaş,  farklı görüş, farklı eğitim, farkı ideoloji, farklı inançlara sahip olan bir milletin kenetlenmesiyle kazanılmıştı. Güven ortamı oluşturulmuştu.

ABD, haşhaş ekimi serbest bırakıldığı için Türkiye’ye ambargo uyguluyordu. Ecevit’ten,  ABD ve İngiltere başta olmak üzere diğerlerine ikinci hediye Türkiye’ye Kıbrıs barış harekatı idi.

Ulusalcı ve Milliyetçi duruş söylemlerle değil, bir ulusun kaderini değiştirecek kararlarla hayat bulur. Yaptırımlar karşısında asla taviz vermeden durmak gerekir. Siyasi erkin ve yetkililerin memleket menfaatlerini korumaması, barışı, birlik ve beraberliği sağlamaması, Milli Bütünlüğe zarar verecek durumlara izin vermesi, tehlikelidir. Kurtuluş savaşına giden zemini oluşturur.Bu millet hiçbir oyuna, dayatmaya, kumpasa izin vermez. Toprak bütünlüğünü ve  Milli bütünlüğünü her şekilde, her koşulda korur.

Ülke ve milletin haklarına göz dikerek menfaat sağlamak isteyenlere “DUR” diyerek, siyasi duruş göstererek dik duran liderler ve yönetimler, haksızlıklara karşı durdukları için, dayatmalara boyun eğmedikleri için tarihe altın harflerle geçerler.

Millet ise çektiği sıkıntıları asla unutmamalı; yaşadıklarını, yaşatanların amaçlarını ve hedeflerini unutmadan hayatını sürdürmelidir.Çünkü çıkar grupları çıkarlarından asla vazgeçmezler.

Tarihimizi, gelecek nesillere tüm gerçekliği ile  müfredatlarda  ve yaşamsal alanda aktarmak, öğretmek görevimizdir.

Genel Başkanımız Önder AKSAKAL’ın belirttiği gibi; 15 Kasım 1983’de bağımsızlığını ilan eden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, 34 yıldır sürdürdüğü barışçı diyaloglardan etkili bir sonuca ulaşamamıştır. Yunanistan tam aksine Kıbrıs sorununun çözümü şöyle dursun, Ege’deki adalarımızın işgaliyle de Kıbrıs sorununun düğümlenmesine sebep olmaktadır.

Bugün Demokratik Sol Parti olarak, KKTC yöneticilerinin geçmişlerini unutmayan, ahde vefa duygusunu ayaklar altına almayan, milli kimliğimizi Rumların inayetine teslim etmeyen bir anlayış temelinde özgün davalarını sahiplenmeleri en önemli beklentimizdir.

Türkiye’ye düşen misyon ise, çözümsüzlüğün tarafı olmayı ısrarla sürdüren Rum ve Yunan stratejilerine karşı Ege’deki adalarımızın işgaline bir son verilmesi ve uluslararası arenada KKTC’nin tanınması sürecini başlatarak bu konuları gündemimizden çıkarmak olmalıdır.

Yeniden DSP iktidarına kadar bu gerçekleşmezse, Ege’nin mavi sularına, Kıbrıs’ın Beşparmak Dağlarına bir kez daha destan yazmaktan çekinmeyeceğimiz bilinmelidir.

 

Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 43. Yıldönümünde başta Ecevit ve Denktaş olmak üzere tüm gazilerimizi ve şehitlerimizi saygı ile anıyorum.

 

​​​​​​​​​​​​​İstanbul İl Başkanı  Çiğdem MERCAN

DSP İstanbul İl Başkanlığı basın açıklaması

 

​​

 

CEVAP VER