Kent Öyküleri Fuarda Görücüye Çıkıyor

0
27

Aslında, bir tür haber gibi yazmayı düşündüm önce. Sonra “neden öyle yazayım ki, sonuçta bu site benim; kendi ağzımdan dik kitapyorum şeklinde yazsam ne olur ki?” Hayatta beceremediğim tek şey, kendimi reklam edebilmek ya da kendimi pazarlamak. Bir şey değil gibi görünse de, kendini pazarlayabilmek aslında çok şey ifade ediyor.

Neyse, gelelim konuya: konumuz; 8. Kocaeli Kitap fuarı ve benim öykü kitabım Kent Öyküleri.

Piyasaya çıkalı çok uzun bir zaman olmadı, daha çok yeni. Tabi piyasaya çıkma betimlemesi çok geniş bir mecrayı içine alıyor, benim kitabımsa o kadar geniş mecraya yayılmıyor; dürüst davranmak gerekirse yayıncının sitesinde, çevrimiçi satıştan başka ulaşım imkanı yok. Şu Adresten ulaşılıyor. Karasal dağıtımı yok yani bir kitapçıya gidip bana Kent Öyküleri kitabını verir misiniz? demek gibi bir şansınız yok. Ya birinci elden, yani benim etkinliklerimde benden, ya da siteden satın alabilirsiniz. Beğeneceğinizi umduğum güzel hikayeler var içinde. Tamı tamına 12 adet, yaşamın içinde çekip çıkarılmış anların, olayların kelimelerle resmedildiği öyküler. 64 sayfalık kitabıma bu kadarını sığdırabildim belki devamı gelir.

Özellikle kentli insanın yaşamından kesitlerin, basit dil kurallarıyla anlatımından oluşuyor öyküler. Her gün çevremizde olup biten ama bizim farkına bile varmadığımız, önemsemediğimiz olaylar dizgesi. Günlük yaşanmışlıklar öykülerde nasıl durur sorusunun yanıtı olabilecek yazım çalışmaları. Bu güne kadar alıp okuyanlardan sadece bir arkadaşımdan geri bildirim alabildim. Belki ileride olumlu/olumsuz eleştirilerini benimle paylaşırlar. Zira bunu çok isterim. Eleştiri sanatın bel kemiğidir. Sanatçıya çizgi atlatan, kendisini tartmasını, tartışmasını sağlayan; daha iyi nasıl yapabilirim sorusuna yanıt aratan bir olaydır.

İşte, sadece bir yerde bulunan kitabım, 14 Mayıs tarihinde başlayacak olan Kocaeli 8. Kitap fuarında olacak. Aynı gün ben de yayınevi standında olacağım. Hem kitabımın, hem benim ilk fuar deneyimimiz olacak. Yeni sevgiliyle tatile çıkmak gibi bir şey. Heyecanlı mıyım diye sorduğumda kendime pek değilim yanıtını alıyorum. Yıllar yılı edebiyat alanında kendimi yetiştirme çabalarım (diplomalı olmaktansa alaylı olmayı yeğleyen birisi olarak) belirgin meyvelere dönüşüyor ama hep bir eksik var. Bir türlü kendi eserlerim üzerindeki tatminsizliğimi bir türlü atabilmiş değilim.

Olur da kitabımı okuyup, sonra bu yazıyla rastlaşan birileri olursa, lütfen düşüncelerini paylaşsınlar. Kendi eserlerim üzerindeki tatminsizliğim, düzelteyim derken daha berbat etmeme de sebep oluyor. Bunun sebebi ise bence, sağlam eleştiri yapabilecek birilerinin yoksunluğudur. Biraz önce de anlattım ve yeni bir tabirle eleştiri okyanusta giden geminin rotası gibidir.

Fuara katılacak olan dostlar, yolunuz düşerse B salonu 109. standda olacağım. Oneol yayınevi çatısı altında, öykü severlerle tanışma fırsatı benim için paha biçilmez bir ödüldür.

CEVAP VER