Kaybeden kimler oldu?

0
49

Ayna ayna söyle bana, biz Cumhuriyet’i yitirdik mi şimdi? Sen benim, eski sırdaşım, kendimi izleyip, kendimle konuştuğum sırlı cam’ımsın! Seninle aramızda hep dürüstlük oldu, ne çok zor yanımı aştım seninle!…

Bir başka sırdaşım da, tam arkamda beni endişe ile izleyen Oscar oldu… Her ne kadar yüzü sende görünmüyor olsa da-sebebi ruhani oluşundan! Ne konuşuyor ne cevap verebiliyor… İlginç olan, beni anlıyor ve bende onu anlıyorum. Bir kaç gündür ağzımı bıçak açmadığı için, endişeliydi… Geldi gitti hep yokladı beni… Bazen iyi ki şizofren oldum da, onu tanıdım diyorum.

Günlerdir süren suskunluğumu bozup, sana sorduğum o soruyu bir kez de ona sorayım: “Biz şimdi Cumhuriyet’i yitirdik mi dostum?”. Hayır de!… Uzun bir uykudan uyandığımı, tüm yaşanılanların kabus olduğunu söyle bana… Senenin, 2017 değil de, 80’ler 90’lar olduğunu söyle. Ülkede yine sıkıntı ve terörün olduğunu, ama mevzu bahis vatan ve Cumhuriyet olduğu için her şeyin hallolacağını söyle. Ara sıra az da olsa şehit haberlerinin olduğunu ama onların vatan için Cumhuriyet’in bekası için olduğunu söyle.. İlk kez konuş be Oscar, şuan benim bağırdığım gibi bağır, haykır!… İçimin yangınını, daralan nefesimi düzelt… Susuyorsun? O halde, bana kimin kazandığını söyle? Kim onlar sahi? Dinci yada Osmanlı olduğunu iddia eden bu kişiler kim? Biz Cumhuriyetçiler kimiz peki? Bu insanlara bu ülkeye ne oldu Oscar? Sevgi ye, insanlığa ne oldu?

Benim küçüklüğümde ki, bir birini insan olduğu için seven sayan insanlara ne oldu? Sırf bu inancımız olduğu için kimsenin bizi yıkamadığını ve herkesin, yaşadığı toprağa Türk olmasa da müslüman olmasa da, nankörlük yapmayan yada ecnebi ve başka milletten olduğu halde, bağrına basan müslüman insanlarım, yani benim güzel insanlarımdan neden yok artık?… Din, hak kısaca benim bildiklerim, yoksa bunlar mı rüyaydı, yalandı?… Yoksa ben bu lânet olası şizofrenlikten dolayı yine saçmalıyor muyum he?

Bana “Önce insanı sev, toprağı, bitkiyi, hayvanı, gökyüzünü, suyu sev ki, Tanrı’yı bul ve aşık ol ona Aleksandra” diyen büyükannem mi yanlış biliyordu?… Bakma yüzüme öyle, konuş be ruhani! Offf..Offff, yine o korkunç ağrı işte.. Aaaaahh!… Deli beynim uğuluyor… Depremler oluyor başımın içinde yine… Benim bildiklerim, yaşadıklarım, bu yeni hayat ve yeni zihniyetle örtüşmüyor!… Sırf bu yüzden, bana şizofrenin etiketini yapıştırdılar Oscar! Adaletine şut çektiğimin hayatı ve varlıkları bana bu gözle bakıyorlar!… Bakma öyle, ilaçlarımı getir… Birazdan fena olucam-hissediyorum!… Aaaaahh!… Ahhhh!… Nerdesin büyükanneeeee? Nerdesinnnnnn? Sana ihtiyacım var ve sen yoksunnnnn!… Herşeyi tek başıma halletmemi beklemenden bıktım usandımmm!…

Buraya gel ve bana öğretip, aşıladığın ilkelerini ya geri alll, hafızamı sıfırla sil… Ya da, bildiklerimin doğru olduğuna inandırıp, her şeyin çok yakında düzeleceğine ikna et beni!… Bu bir süreç de binlerce şehit veren ülkemin düzeleceğini, tekrar Cumhuriyet ile ayaklanacağımızı söyle…

Kaybetmedik de!…

Vatan için şehit olan binlerce insanın, Atatürk’ ün, vatana hasret çekerken hain damgası yiyen Nazım’ın, bu topraklar uğruna nefesini darağacında korkusuzca veren kahramanlarımızın HAKK’ı için her şeyin düzeleceğine, Tanrı’nın adaletine güvenmemenin ne büyük bir hata ve zayıflık olduğunu tekrar hatırlat bana!…

Şizofren’in kalemi…

CEVAP VER