Kadına Şiddet Ve Cinsel İstismar. Rakamlar korkutucu

0
130

KADINA ŞİDDET VE CİNSEL İSTİSMAR
Kadına yönelik şiddet, her ülkede ama az ama çok yaşanan evrensel bir sorundur. Rakamsal verilere bakıldığında bu sorun ülkemizde son on yılda artarak devam etmektedir. Şimdi gelin verilere göz atalım.
Öldürülen kadın sayısı;
2013 de 237
2014 de 294
2015 de 303 kadın öldürülmüştür. 2016 yılında ise bu sayıda hızlı artış var.
Kamer Vakfının bir araştırması ve istatiksel veriler vakfa müracaat eden veya ulaşılan kadınlar baz alınarak hazırlanmıştır. 2014 yılında 1308 kadın şiddete uğramış, en küçüğü 18 yaşında en büyüğü 80 yaşında.
İlk şiddete maruz kalan kadınlar;
67 kadın ilk kez çocuklukta
53 kadın ilk evlenmeden önce
327 kadın evlendikten sonra birlikteliğin ilk gününde
33 kadın birinci hamileliğinde
77 kadın birinci çocuğu doğduğunda
549 kadın daha sonraki yıllarda
177 kadın vakfa başvurudan kısa bir süre sonra
Peki, şiddeti kimler uygulamış;
931 kadına koca şiddeti
55 kadına eski koca
68 kadına baba
46 kadına ailede ki diğer bireyler
38 kadına ağabey
37 kadına kayınbirader/ kayınbaba
41 kadına oğul
52 kadına ailede ki diğer kadınlar
Dünya ekonomi formu tarafından hazırlanan cinsiyet eşitliği raporun’da Türkiye son on yılda yirmi basamak geriledi. 142 ülke arasın da Tunus 123. Bahreyn 124. Türkiye 125. Sıra da yer alıyor, 2002 – 2015 yılları arasında 5406 kadın cinayete kurban gitti. Türkiye’de yaşayan 2 kadından biri fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalıyor.
Kentte fiziksel şiddet % 38 iken Kırsal kesimde % 48.5. Eğitim düzeyi yüksek olan kadınlar arasında bile her 10 kadından 3’ü eşleri tarafından fiziksel ve cinsel şiddete maruz kalıyor.
Yukarıda ki tablo gerçekten işler acısı durumu yansıtıyor.
Şimdi siyasette kadına gelelim;
1381 Belediye Başkan’ın % 2.9 kadın. Devlette 1 müsteşar, 3 müsteşar yardımcısı, 1 vali var. Dışişlerinde görev yapan 214 büyükelçinin 26’sı kadın. İstihdama katılma oranı % 26.6 ve 11.4 milyon kadının hiçbir sosyal güvencesi yok.
Görüldüğü gibi siyasette de durum iç açıcı değil. Kadının bu konuda eğitilmesi gerekir açıklamasına katılmıyorum. Aile bakanlığın politikası kadını korumaktan daha çok aile yapısını düzenleme ve erkeğe ağırlık vermekte. İşlenen cinayetlerin veya şiddetin sonucunda, sanığın pişmanlığı, giyimi ve kendini acındıran durumunu en fazla on dakikalık görme sonucunda hâkim, sanığın iyi haline karar veriyor ve ceza indirimine gidiyor yada serbest bırakıyor. Cezai müeyyidelerin caydırıcı olmadığı müddetçe suçların işlenmesi artarak devam etmesi normaldir. Bu sebepten dolayı cezai müeyyidelerin arttırılması caydırıcı sebep olacaktır. Kadınlar kadar erkeklerin de eğitilmesi gerekmektedir. Annelerin erkek çocuklarını eğitirken erkekliğin üstün nitelik olmaktan ziyade birey olma eğitimini vermesi gerekir. Bu sözün arkasından diye biliriz ki kadınlarımıza birey olma aşılanmalı ve devletin bu konuda politikalar geliştirilmelidir. Aile bakanlığın yanında bakanlığa bağlı kadınların sorunları ve eğitimi ile bir alan kurulması gerekir.
Bu bağlamda yazımızı toplumu meydana getiren iki koldan biri olan erkeklerin gelişip kadınların geride kalması ile toplumun gelişmesi beklenemez. Başarılı erkeğin arkasında değil yanında yer alan kadın toplumu geliştirir. Ben bu sözü ‘Her başarılı kadının yanında bir erkek vardır’ diye değiştiriyorum.
Gülen kadınlarımızla birlikte gülen toplumlar ile yarınlarımıza.

CEVAP VER