Kadın Din İktidar

0
111

Bir süredir ülke gündemini CB’nin ağzından dökülen, basiretsiz ve talihsiz bir cümle işgal ediyor. O kadar boş ve gereksiz bir cümle ki; kendi ülkesinde, kendi insanı için sarfedilmiş olmasının yanı sıra; iç dünyasında taşıdığı vahşi cinsiyetçilik eğilimlerini de su yüzüne çıkartıyor.

Sadece kendisinin bu tür girişimleri olsa, bir şekilde bertaraf edilebilir diyebiliriz ama öyle değil. Kendi çevresinde toplanan basit jurnalciler de onun içindeki eğilimlerin pisliğine bulaşmışlar; kendi içlerinde taşıdıkları pisliklerle birleştirip; bir uzman edasıyla sağda solda ahkam kesiyorlar. Normal şartlarda hiçbir şekilde dikkate almayacağınız, kişiliksiz, boş beleş şahıslar, dini söylemlerle, içlerindeki pisliği birleştirerek, inanç, ahlak gereği gibi topluma sunuyorlar. Bana göre, şu an ülkenin içinde bulunduğu durum; ortaçağ avrupasının içinde bulunduğu durumdan, ya da Roma’nın yükseliş evresindeki duruma çok benziyor.

Bu bilmişler gürûhunun derdi din falan değil. Beyinlerinin oluşmamış olması, bir toplum içerisinde, diğer bireylerle, toplumun değer yargıları düzleminde birlikte yaşama kurallarını, kendi lehlerine evirme çabaları.

Yaşanmamış, olgunlaşmamış, eksik kalmış cinsel edinimleri, yaşanmışlıkları; toplumun geçmişten gelen maskulen yapısı, sapkın duygularına gem vuran, toplumsal değer yargıları, bunları birer canavara dönüştürmüş durumda. Günümüz erkleri, onların canavarlıklarından payelenerek, toplumu hegomanya altında tutmak amacıyla; aynı sapkın duyguların esiri olmuş kitleleri kendi yanlarına çekmeye çabalıyor. Büyük ihtimalde başarıyor. Çünkü, biz toplum olarak cinselliği geçmişten beri bir tabu olarak yaşadık. Kendi yarattığımız değerler ölçütünde; cinselliği, cinsel eğilimleri, ayıp, günah, kabahat, kötü, pis gibi yaftalarla; tedavisi zor bir hastalığa dönüştürdük. Sonuç; bugün geldiğimiz son nokta.

Eğitim eksikliği, insanın kendine yabancılaşması, yozlaşma, mahalle baskısı, din baskısı, ahlâk baskısı, iktidar baskısı, jeopolitik, demografik baskılar… Daha bir sürü baskı. Tam anlamıyla yerine oturmamış bir toplumsal karakter, kimlik sorunu.

Sözü edilen bahtsız açıklamaya, toplumun bilinçli kadın kesimlerinin bir bölümünden tepkiler yükseliyor. -Belirtmeliyim ki; böyle bir açıklamaya, kadın, erkek, çoluk çocuk demeden sesimizi yükseltebilelim- Tepkisiz kalmamızın bir çok sebebi var kanımca. Bunlardan birincisi, doğal olarak eğitim eksikliğimiz. Bireylerin kendi değer yargılarının oluşması, aldıkları eğitimle doğru orantılıdır. Sağlam değer yargılarına sahip bireylerden oluşan bir toplumun değer yargıları da sağlam olacaktır.

ikincisi ataerkil bir toplum yapısına sahip olmamız. Geçmişten günümüze kadınların, sosyal yaşamdan uzak tutulması, ev kadını sıfatıyla dört duvar arasına mahkum edilmesi, iş yaşamında yer edinememesi, tepki düzeyini etkiliyor.

Din, ahlak değerleri olgusunu ise hepimiz biliyoruz.

Dilerim gelecekte, her bir bireyin, hakettiği gerçek değerleri bulacağı toplum haline dönüşebiliriz.
foto:evrensel
#kadın

CEVAP VER