İSTANBUL

0
28

Haberde İstanbul okurları, merhabalar efendim,

Benim köşem ‘’Nur’dan Satırlar’’ da sizlerle olmanın mutluluğunu yaşamaktayım. Öncelikle kısaca kendimi tanıtmak isterim. İstanbul’un Sarıyer ilçesinde doğdum. Kandilli Anadolu Kız Lisesi’ni bitirdikten sonra, babamın görevi nedeniyle, bir süre İtalya ve İsviçre’de yaşadım. Ayrıca Avusturya Viyana’da tekstil üzerine enstitü okudum. Avrupa’da geçirdiğim yıllardan sonra tekrar İstanbul’a döndüğümde anladım ki İstanbul aşkı bambaşka. Bu nedenle Haberde İstanbul’daki bu ilk yazımda bir nebze İstanbul’u kalemime almak istedim.

Dünyanın birçok yerinde elbette ki çok güzel yerler, göz kamaştırıcı güzellikler var. Fakat bakan değil gören gözlerle seyrine dalındığında, İstanbul’un başka hiçbir yerde olmayan sayısız güzelliklerini keşfetmek mümkün. Keza İstanbul öyle bir şehir ki Napolyon’un da söylediği gibi; Dünya’nın bir başkenti olsaydı, orası mutlaka İstanbul olurdu.

Siz hiç İstanbul’a gün batımında Marmara Denizi’nden gemiyle giriş yaptınız mı? O mistik havayı yaşadınız mı? Solunuzda Batı’nın en doğusu sağınızda Doğu’nun en batısı. Asya ya da Avrupa; hangisinde olmak isterseniz oradasınız. Gerdan gibi dizilmiş Prens Adaları’ndan gözlerinizi alabilirseniz, hemen solunuzdaki Sarayburnu’nda binlerce yıllık bir tarihin size göz kırptığını göreceksiniz. Ve işte Kız Kulesi… Karşısında ise Galata. Hangi tarafa bakacağınıza karar vermek oldukça güç, değil mi?

Münir Nurettin Selçuk’un dediği gibi, ‘’Sana dün bir tepeden baktım, ey aziz İstanbul’’… Hangi tepeden baksanız ayrı bir ihtişam. Boğaz samur sırma saç, köprüler elmas tarak. Bir de Pierre Loti var ki, Altın Boynuz’u seyre dalmak… Bestekârımız Arif Sami Toker’in şarkısında dediği gibi, ‘’Mavi bir cennet gibi uzanıyor Marmara, biz de cennetten geçip uzanalım Göksu’ya’’… Aşkları, aşıklarıyla ünlü Göksu Deresi.
İstanbul aşıklarının İstanbul’u yaşamak yerine sevdasına küsüp de ‘’İstanbul’u artık hiç sevmiyorum’’ şarkısını söylemeleri İstanbul sevdasıdır. Ben de İstanbul sevdasına kapılıp İstanbul’da yazmaya başladım sevgili okurlarım. Bugün İstanbul’u kalemime alabildiysem, ulu önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ün sayesindedir; tüm ulusumuzun 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı coşkuyla kutlarım.

Bir sonraki randevumuza kadar İstanbul’da hoşça kalınız…

CEVAP VER