İÇİ BOŞ DEĞİL, İÇİ DOLU CUMHURİYET İSTİYORUM.

0
13

25 Ekim 2013 tarihinde ” Cumhuriyet’e Kimler Sahip Çıkmalı” yazımda bu soruya cevap bulmak için kadının toplum ve siyasi gelişimi kronolojik olarak incelemiştim. Sonuç olarakta cumhuriyete kadınlar sahip çıkmalıydı. Gelin kronolojik gelişmeye bir göz atalım ve sonra 2019 yılının cumhuriyet yazısına gelelim.

  1. Toplumsal Yapıda Kadının Yerinin Gelişimi
    Cumhuriyet öncesi
    1843: Türk kadınları ilk kez, Tıbbiye Mektebi bünyesinde aldıkları ebelik eğitimi ile sosyal yaşamda yerlerini almaya başladı.
    1847: Kız ve erkek çocuklara eşit miras hakkı tanıyan İrade-i Seniye yayımlandı.
    1856: Osmanlı topraklarında kadınların köle ve cariye olarak alınıp satılmaları yasaklandı.
    1858: yılında yayımlanan ‘Arazi Kanunnamesi’nde mirasın kız ve erkekler arasında eşit olarak paylaştırılacağı hükmü yer alırken, kadınlar miras yoluyla mülkiyet hakkını kazandı. Aynı yıl Kız Rüştiyeleri açıldı.
    1869: Kadınlar ilk dergilerine 1869 yılında kavuştu. Kadınlar için ilk sürekli yayın olarak nitelenen haftalık ‘Terakk-i Muhadderat’ dergisi yayımlanmaya başlandı.
    1869: Kızların eğitimine ilk kez yasal zorunluluk getiren ‘Maarif-i Umumiye Nizamnamesi’ ise 1869 yılında yayımlandı. Bundan bir yıl sonra da kız öğretmen okulu ‘Dar-ül Muallimat’ açıldı.
    1871: Evlilik sözleşmesinin resmi memur önünde yapılması, evlenme yaşının erkeklerde 18, kadınlarda 17 olması ve zorla evlendirmelerin geçersiz sayılmasını düzenleyen Hukuk-ı Aile Kararnamesi 1871’de çıkarıldı.
    1876: 1876’da ise ilk anayasa olan Kanun-i Esasi ile kız ve erkekler için ilköğretim zorunlu hale getirildi.
    1897: Giderek sosyal yaşamda daha çok yer almaya başlayan kadınlar, iş hayatına ilk olarak 1897 yılında ‘ücretli işçi’ olarak atıldı. Kadınların devlet memuru olmak içinse bu tarihten itibaren 16 yıl beklemeleri gerekti.
    1913: Kadınlar ilk kez 1913 yılında devlet memuru olarak çalışmaya başladı. Bunun ardından bir yıl sonra kadınlar, tüccar ve esnaf olarak da iş hayatına girişti.
    1914: Kızlar için ilk yüksek öğretim kurumu, 1914 yılında ‘İnas Darülfünunu’ adı altında açıldı.
    1922: Kadınlar bilim dünyasıyla ilk kez 1922 yılında tanıştı. Bu tarihte yedi kız öğrenci, Tıp Fakültesi’ne kayıt yaptırarak eğitime başladı.
  2. Eğitim ve siyasi gelişimi
    Cumhuriyet Dönemi ( 1923-1950)
    1924: Tevhid-i Tedrisat Kanunu (Öğrenim Birliği) çıkarıldı Böylece eğitim laikleştirilerek tüm eğitim kurumları Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlandı Kız ve erkekler eşit haklarla eğitim görmeye başladı.

1926: Türk Medeni Kanunu’nu ile erkeğin çok eşliliği ve tek taraflı boşanmasına ilişkin düzenlemeler kaldırıldı, kadınlara boşanma hakkı, velayet hakkı ve malları üzerinde tasarruf hakkı tanındı.
1930: Kadınlara belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanındı.
1930: Doğum izni düzenlendi.
1933: Kız çocuklarına mesleki eğitim vermek amacıyla Kız Teknik Öğretim Müdürlüğü kuruldu.
1933: Köy Kanunu’nda değişiklik yapılarak kadınlara köylerde muhtar olma ve ihtiyar meclisine seçilme hakları verildi.
1934: Anayasa değişikliği ile kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanındı.
1936: İş Kanunu yürürlüğe girdi. Kadınların çalışma hayatına düzenleme getirildi.
1937: Kadınların yeraltında ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılmasını yasaklayan 1935 tarihli 45 sayılı ILO sözleşmesi kabul edildi.
1945: Analık sigortası (doğum yardımı) 4772 sayılı yasa ile düzenlendi.
1949: Yaşlılık sigortasının kadın ve erkekler için eşit esaslara göre düzenlenmesi 5417 sayılı yasa ile sağlandı.


Yukarıda ki kronoloji incelendiğinde 1843 yılından itibaren 110 yılık süre içinde kazanılan hakların aslında uzun mücadeleler sonucunda kazanıldığı görülmektedir. Bu kazanımlar sonucunda Türkiye’de tarım dışı kadın çalışanların oranı hızla artmaktadır. 1997 Yılında çalışma oranı %17.7 iken 2003 yılında bu oaran % 20.6 ya çıkmıştır. Tüm bu gelişmelere rağmen kadın ve erkek çalışanların ücret dengesizliği devam etmektedir.


Bu gün adı cumhuriyet olan bir rejime doğru gidiyoruz. Cumhuriyet dönemine kadar mücadleler sonucunda kazanılan ve Cumhuriyetle siyasi kazanımlar yavaş yavaş elimizden kayıyor. Buda bazı kelime oyunlarıyla bize hoş gösterilmiye çalışılıyor. Çocuğu olan kadınlar az çalışsın, 3 yaşına kadar çocuğuna baksın sonra kaldığı yerden devam etsin gibi, yada pembe otobüs ile kolay ulaşım sağlamak yada dört artılarla eğitimden uzaklaştırmak, nafaka ile boşanmasını zorlaştırmak gibi gibi örnekler çoğaltılabilir.


10.09.2019 İran’da maç izlemek için erkek kılığında stadyuma girmeye çalıştığı gerekçesiyle hapse mahkum edilen kadın mahkeme kararına tepki olarak kendini yakan kadın hayatını kaybetti. Kadın diyorum oysa bu kadının bir adı var. 29 yaşında SEHER HUDAYARİ bu kadın.
Neden Kadınlara Stadyum Yasak?
Maç ortamların kadınlar için uygun olmadığı.
Tahran Belediye Güvenlik Birimi’nin başkanı Alirıza Adeli ”Kadınlar maçları televizyondan izleyebilir” derken, yasağın Kadınların Onurunu Korumak için” olduğunu söylüyor.


FIFA’nın baskısı sonucunda 40 yıl sonra kadınlar stadyuma girdiler fakat kendilerine ayrılan bölümden maçı seyrettiler. Sizler pembe otobüsler yada kız erkek ayrı eğitim görmek yada sadece kadın üniversiteleri söylemleri yada çocuğunu 3, 4 yaşına kadar evde büyüt gibi gibi vaatler ile süslenerek kadınlara sunulmakta. Bunun arkasındaki nedenler maalesef o kadar masum değil, sevgili kadınlar.
Demişlerdi ki rejim değişmiyor yine cumhuriyet ile yönetileceğiz. Başkanlık sistemi ile rejim değişmeyecek. Evet, rejimin adı aynı fakat içinin nasıl boşaltıldığını kimse sorgulamıyor.
Bu gün araba kullanabiliyorsak, çalışabiliyorsak, evlendiğimiz gibi boşanabiliyorsak, maça gidebiliyorsak, karma eğitim alabiliyorsak, sokak da yalnız gezebiliyorsak, seçilip seçebiliyorsak daha sayamadığım bir çok şeyi cumhuriyete borçluyuz.


Siyasi partilerin sadece cumhuriyet bayramlarında çelenk koyup, bir kaç süslü söylemler ettikleri, yada sisyasi üstlere denk gelmek için koşuşturdukları yada fotoğraf karelerine girmek, siyasi çıkar için koşuşturulduğu tören alanları değil cumhuriyet.
CUMHURİYET KADININ VAR OLMASIDIR, CUMHURİYET KADININ BİREY OLMASIDIR, CUMHURİYET KADININ YAŞAM HAKKIDIR.
Cumhuriyetinize sahip çıkın yoksa İranlı kadınlar gibi 40 yıl beklersiniz stadyuma girmek için.


CEVAP VER