UZATMAYACAKSIN…

0
39

UZATMAYACAKSIN…

Tarihte kazanılmış bütün askeri zaferlerin mayasında disiplin, sabır ve itaat vardır.

Türk tarihinin daha ilk çağlarında, büyük Türk Hakanı Mete Han’ın da bulduğu gizli sır işte buydu. Mete Han, o zamanın şartlarında kazanılabilecek bütün büyük başarıların sırrının cesaretten çok, disiplinde saklı olduğunu sezmişti.

Bu nedenle, orduda disiplinin sağlanması için gereken tüm şartların oluşturulması adına elinden geleni yapmıştı.

İşte onun için de, kendisinden sonra sonsuza dek varlığını sürdürecek olan disiplinli Türk ordusunun temellerini en sağlam ilkelere dayanarak atmıştı.

Aslında bu ilkeler, Türk milletinin zaten fıtri varlığında saklı olan insani ilkelerdi. Büyük Yabgu’nun verdiği emirlere sorgusuz ve şartsız itaat, Türk askerinin asla değişmeyecek karakteristik özelliklerinden biri oldu.

Türk’e has teşkilatçılık yeteneğinin bir sonucu olarak ortaya çıkan ve muharebeye hazırlığı yaşam tarzı haline getirmiş olan Türk ordusu:

Muharebe öncesinde;

– Hedefi olgunlaştırma harekâtı da diyebileceğimiz düşmanı yıpratma, akın, pusu, baskın ve aldatma,

Muharebe sırasında ise;

– Hareketlilik (veya oynaklık),
– Esneklik,
– Sürat,
– Manevra,
– Çevirme ve kuşatma,
– Aldatma,
– Sıklet merkezi oluşturma da diyebileceğimiz güç birliği ve süratle haberleşme gibi harp stratejileri ile Hilal Taktiği, Turan Taktiği veya Kurt Oyunu da diyebileceğimiz savaş taktiklerini ortaya koymuş ve istisnalar hariç olmak üzere girdiği bütün muharebelerde başarıyla uygulamıştır.

Yukarıda özetlediğimiz unsurlar bir askeri harekâtın olmazsa olmaz kurallarıdır. Yani bu unsurlar, eğer uygun davranırsanız size zafer kapılarını açacak altın anahtarlar, uymazsanız sizi hezimete, esarete, köleliğe ve cehenneme götürecek karanlık yollardır.

Şimdi gelelim Afrin Harekâtı’na…

Asker veya stratejist olmaya gerek yoktur. Bir ülke bir hedefe saldıracağını davul ve zurna ile ilan etmez. Ama ne yazık ki, bu Afrin olayı; son iki yıldır devletimizi yönetenler tarafından neredeyse ağızlara sakız edilmiş ve adeta davul ve zurnayla duyurulmuştur.

İşte bu nedenle, Afrin harekâtının baskın özelliği ve PYD’nin pusuya düşürülmesi imkânı daha işin başından kaybedilmiştir.

Baskın özelliğinin ortadan kalkmış olması nedeniyle; PKK/PYD ve ABD tarafından Afrin’deki terör mevzileri; kilometreler boyunca hendekler, betonarme tüneller, kuleler, makineli tüfek yuvaları, gözetleme noktaları, yaşam alanları ve koruganlarla takviye edilerek tahkim edilmiş ve Afrin’e doğru uzanan her bir savunma hattı, adeta birer kale haline getirilmiştir.

Daha sonra Türk ordusu tarafından başlatılan harekâtın; sağı gösterip sola vurmak maksadıyla, mesela Kobani, Kamışlı veya Sincar’a değil de sürekli ağızlara sakız edilen Afrin üzerine yapılmış olması nedeniyle, aldatma unsuru da ortadan kalkmıştır.

Fakat bütün bunlara rağmen, yaptığımız gözlemler üzerinden; bölgede istihbarat, hedefi yumuşatma, düşman bölgesi içlerine akın, düşmanı yıpratma, çevirme/kuşatma ve düşmanın bir bölgede sıklet merkezi oluşturmasının önlenmesi gibi harp prensiplerinin başarıyla uygulanmakta olduğu söyleyebiliriz.

Şu an için harekât bütün hızıyla devam etmekte, lakin kayıplarımızın artmaması ve sivil halka bir zarar verilmemesi gibi çok haklı kısıtlayıcı sebepler nedeniyle, harekâtta beklenen düzeyde ilerleme sağlanamamaktadır.

Yani sizin anlayacağınız iş uzatılmaktadır.

Fakat gereğinden fazla uzatılan her askeri harekât; maalesef ki, çok ağır, çok acı ve çok ölümcül sonuçlar ortaya çıkarır!

Onun için uzatmayacaksın.

Çünkü uzatırsan, düşmanın morali ve savaşma direnci yükselir!

Uzatırsan, düşman üzerindeki şaşkınlığı ve korkuyu atar!

Uzatırsan, düşman seni yenebileceğine inanmaya başlar!

Uzatırsan, düşman seni, senin muharebe yöntemlerini ve zayıf taraflarını öğrenir!

Uzatırsan, düşmanını kendin eğitmiş olursun ve daha eğitimli bir düşmanla savaşmaya başlarsın!

Uzatırsan, düşmanın takviye alır!

Uzatırsan, düşmanına yeni hamleler ve hal tarzları için düşünme ve hazırlanma zamanı vermiş olursun!

Uzatırsan psikolojik harekât yönünden kaybetmeye başlarsın!

Uzatırsan; düşmanının dostları, düşmanına yardım edebilmek için yeni hamleler planlarlar ve uygulamaya koyarlar!

Uzatırsan, yanındaki dostlarının ve destekçilerinin güvenini ve desteğini kaybetmeye başlarsın!

Uzatırsan, çok daha fazla insan, para, silah ve mühimmat harcamak zorunda kalırsın!

Uzatırsan çok daha fazla ülkeye dert anlatmak zorunda kalırsın!

Uzatırsan çok daha karmaşık problemleri çözmek zorunda kalırsın!

Uzatırsan, halkın desteği ve konuya hassasiyeti azalır!

Uzatırsan, eleştiriler ve memnuniyetsizlikler giderek artar!

Uzatırsan gücün ve caydırıcılığın sorgulanmaya başlanır!

Uzatırsan düşmanın mevzilerini tahkim etmeye ve silah sistemlerini geliştirmeye devam eder!

Unutma ki, muharebe sırasında aman dileyene kadar düşmana merhamet olmaz, olursa da o merhametten maraz doğar!

Uzatırsan, avcı iken av olma riskin artar!

Uzatırsan özgüvenin azalır!

Uzatırsan yıpranırsın!

Uzatırsan hırpalanırsın!

Nasıl ki, bir hastalık uzun süre tedavi edilemezse müzminleşip kronikleşir… Nasıl ki, kronikleşen ve kangrene dönen organlar da kaybedilirse!

Uzatırsan kaybedersin!!!

Unutma!

UZATMAYACAKSIN…

CEVAP VER