MÜTTEFIK!

0
28

MÜTTEFİK!

Elimizde 15 Temmuz Darbe Girişiminden en büyük darbeyi almış, emir komuta birliği, düzeni ve morali bozulmuş bir Türk ordusu var.

Ordumuz bu haldeyken, girişimden sadece 40 gün sonra mecburiyetlerden dolayı Suriye’ye sokuldu!

Çünkü “Fırat Kalkanı” adı verilen bu harekât; güneyimizde doğudan batıya yani Akdeniz’e kadar içimize sokulmak istenen bir kamayı tam da ortasından kırma girişimiydi. Özcesi, emperyalist kuşatmayı yarma girişimiydi.

Suriye’ye gönderilen ordu, her türlü olumsuzluğa rağmen canı ve kanı pahasına savaşarak başarılı oldu.

Bu vesile ile aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor ve kahraman gazilerimizi minnetle bağrımıza basıyoruz.

Lakin başımızdaki belalar bitmedi!

IŞİD tehlikesi halen devam ediyor!

IŞİD’in Türkiye’deki uyan hücreleri deşifre edilerek bertaraf edilebilmiş değil!

FETÖ’nün beyin takımı da diyebileceğimiz siyasi ayağı halen devletin içinde ve hatta en etkili kademelerinde var olmaya devam ediyor!

Ülkemizdeki dış güçlerin etkisi altındaki çeşitli cemaatlerle ilgili problemler ve bu cemaatlerin kendi aralarındaki hâkimiyet savaşı ise sürüp gitmekte!

Ordumuz El Bab’ta beklemeye devam ediyor, dışarıdan bakınca geleceği belirsiz görünüyor.

Ordumuzun hemen yanı başındaki Menbiç çıbanı; sözde müttefiklerimizin engellemeleri nedeniyle deşilemeden duruyor!

Bir 29 Ekim günü Türk topraklarını kirleterek geçmelerine müsaade ettiğimiz Barzani eşkıyalarının yardımı nedeniyle Kobani fitnesi hala kaynamaya devam ediyor!

Rusya sayesinde Afrin bölgesi, neredeyse özerk bir bölge haline gelmiş durumda ve buradaki teröristler sınırımıza saldırılar düzenleme cesareti dahi gösterebiliyor!

Nusaybin’de birçok canımızın uçmasına ve kanlarımızın akmasına neden olan Kamışlı’daki teröristler sınırımıza bir taş atımlık mesafede rahat rahat şerefsizliklerini sürdürebiliyorlar!

Sincar ikinci bir kandil olma yolunda! Hava kuvvetlerimizin başarılı operasyonları ile ciddi darbeler vurulmuştur, fakat karadan da müdahale edilmedikçe bu belanın kökünden kazınacağı yok.

Tel Abyad ve diğer bölgelerdeki fitne kazanı kaynamaya, ABD ve Rusya bölgenin dinamikleri ile oynamaya devam ediyor!

Çünkü Telabyad’daki yabancı asker sayısı PKK/YPG’lileri üçe katladı. 300 silahlı teröristin yanında 4 NATO ülkesine ait 900 yabancı asker orada bize karşı nöbet tutuyor. ABD-İngiltere 550, Fransa 100, Almanya 100 askeri ile. Bu sayılar bilebildiklerimiz!

ABD’nin Suriye’nin kuzeyinde “Rojova” denilen PYD/PKK bölgesinde tam 8 tane hava üssü kurdu ve 9’uncusunu da kurmaya devam ediyor. Bu üsler Kobani, Tel Abyad, Mebruka, Rumeylan, Ayn-el İsa, Harapşık ve Hekli Ciblis’de bulunuyor. Kobani’deki üs nakliye uçaklarının bile inmesine müsait. Burnumuzun dibindeki Kamışlı’daki üssün yapımı ise devam ediyor.

Yani, yakın gelecekte Türkiye’nin İncirlik Üssünü Amerikalılara kapatmasının hiçbir anlamı kalmayacaktır. Ne yapılacaksa hemen!

ABD ve Rusya’nın bölgedeki varlığı; Fırat Kalkanına karşı “PYD/PKK’yı Koruma Kalkanı Harekatı”na dönüşmüş durumda!

Türkiye’nin bölgede neredeyse tek müttefiki Barzani…

Nasıl bir müttefikse dostumuz Barzani; düşmanımız PYD’ye her türlü yardımı vermeye devam ediyor.

Görünen o ki, bu Barzani bu yaz bağımsızlık ilan etmeye de hazırlanıyor!

Ezeli Türk kenti Kerkük’e Kürdistan paçavraları asan da, “Kerkük Kürt Kentidir” diyen de bu müttefik Barzani!

Her neyse müttefik işte…

Türkiye’nin müttefiki Barzani,

Barzani’nin müttefiki ABD,

Barzani’nin ve Türkiye’nin müttefiki ABD,

Türkiye’nin düşmanı PYD,

PYD’nin müttefiki Barzani,

PYD’nin en büyük müttefiki ABD, (Bursa’dan Kobani’ye gönderilen zırhlıları unutmadık, her geçen gün asker ve silah desteğini arttırıyor. Basına dün düşen haberlere göre ABD PYD’ye tam 22 tır dolusu silah gönderdi!)

Olaya bir de PKK yönüyle bakalım: Terörün kaynağı PKK, PKK’nın karargâhı Kandil, Kandil’in dayanağı Barzani, Barzani’nin koruyucusu ise ABD’dir. (Denklem yine aynı)

Türkiye’nin son zamanlardaki müttefiki Rusya,

Rusya’nın müttefiki PYD.

Sonra Rusya öyle bir müttefik ki, biz adamlara milyon dolarlık domatesimizi satabilmek için adamlardan milyar dolarlık füze sistemlerini satın alıyoruz, buna rağmen domateslerimizi almıyorlar.

Fırsattan istifade Yunanlı ise, Ege’de işgal ettiği adalarımızda rahat rahat mangal yapıyor!

Yani etrafımız tam bir ateş çemberi ve kimin eli kimin cebinde hiç belli değil!

Yaşananlar tam bir garabet…

Fakat çok daha önemlisi, bu PYD’ye sözde IŞİD’le mücadele için verilen silahların er ya da geç bize karşı kullanılacağı kesin!

Yalnız bu da değil, ABD’nin bölgedeki nihai hedefinin Türkiye olduğu da (benim düşünceme göre) kesin!

Hatta Türkiye’nin işgali konusunda ABD ve Rusya’nın anlaşmış olabilecekleri şüphesi de mevcut!

Böyle dostlar düşman başına ama durum ciddi!

Kaybedilecek zaman ise yok!

Yapılacak iş belli:

Ordumuz olabildiğince güçlendirilmeli, hem.de hemen…

Hazır olunmalı…

Ne demişler: “Hazır ol cenge, istersen sulh-ü salah”

CEVAP VER