Dünden Bugüne, HEDEF ÜLKE TÜRKİYE!

0
22

Dünden Bugüne, HEDEF ÜLKE TÜRKİYE!

Denilir ki, dün bilinmeden bugün okunamaz ve yarın da planlanamaz…

Peki, dün neler olmuştu?

Şimdi düne bakalım,

Yıl 1982 idi.

Oded Yinon adında İsrailli bir diplomat ortaya çıktı ve şöyle dedi:

“1’inci Dünya Savaşı’ndan sonra, ‘geçici karttan evler’ olarak çizilen Müslüman Arap dünyasının sınırları yeniden çizilmelidir!

Irak ve Suriye bölünmelidir!

İsrail’in güvenliği için Irak’ın üçe bölünmesi gerekir! Kuzeyde bir Kürt Devleti, ortada bir Sünni Devleti ve güneyde bir Şii Devleti kurulmalıdır!

Suriye, etnik ve dini yapısına uygun olarak, bugün Lübnan’da olduğu gibi çeşitli devletlere ayrışacaktır! Kıyıda bir Şii-Alevi Devleti, Halep bölgesinde bir Sünni Devleti, Şam’da buna düşman bir başka Sünni Devleti, Havran-Kuzey Ürdün-Golan bölgesinde de bir Dürzi Devleti… Bu yapı barış ve güvenliğimizin garantisi olacaktır ve bu hedef erişebileceğimiz kadar yakındır!”[1]

Bundan tam 35 yıl öncesiydi.

Düşünün bir kere bugün 35 yaşında olanlar ve devletin çeşitli kademelerinde kritik görevlerde bulunanlar o zaman henüz sadece beşikteydiler.

Yıl 1991 idi.

Birinci Körfez Savaşı devam ediyordu ve Suudi Arabistan’da Amerikan Kumanda Merkezi olarak kullanılan bir otelde, harekâta katılan Amerikalı bir Yarbay otele davet edilen gazetecilerin önüne çıktı şöyle bir açıklama yaptı:

“Savaş bitecek, Amerika Irak’tan çıkacak. Giderken silahlarının büyük bölümünü bırakacak. Bunlar içinde ağır silahlar, roketler de olacak. Yöredeki Kürtler bu silahları alacaklar ve TÜRKİYE’YE KARŞI KULLANACAKLAR! TOPRAK İSTEYECEKLER! Türkiye ise ya Kürtlerin istediği toprakları verecek ya da vermeyerek SAVAŞACAK!”[2]

Yani diyordu ki o Yarbay, biz Türkiye’yi ilerde her hâlükârda “Kırk katır mı, kırk satır mı?” gibi bir seçime mecbur bırakacağız.

Bıraktılar!

Derken yıl 2001 oldu.

Bu sefer Wesley K. Clark adında bir Amerikalı Orgeneral. (Aynı zamanda NATO’nun Kosova Operasyonu’nu yöneten kişidir) bir kitap yayınladı ve o kitapta bölgemizle ilgili planlar hakkında bakın neler yazdı:

“Kasım 2001’de Pentagon’a geri döndüğüm zaman hala Irak’a operasyon için iz sürüyorduk. Ancak çok daha fazlası vardı. Bu beş yıllık bir planın parçası olarak konuşulmuştu ve toplam 7 ülke söz konusuydu. Irak ile başlanacak, sonra Suriye, Lübnan, Libya, İran, Somali ve Sudan gelecekti!”[3]

Plan işlemeye devam ediyor!

Tarih: 7 Ağustos 2003 idi.

Bu seferki konuşan ABD’nin en yetkili ağızlarından birisiydi.

O kişi ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice idi.

Bakın Condoleezza Rice Washington Post Gazetesinde neler anlatıyordu:

“Bölgede (Ortadoğu’da) bulunan (ve aralarında Türkiye’nin de yer aldığı) 22 ülkenin rejimleri ve sınırları değiştirilecek!!!”[4]

En yetkili ağızdan açıklamışlardı!

Daha ne desinler?

Üstelik bundan tam 14 yıl önceydi…

Yıl: 2004 oldu.

Bu sefer ortaya Wesley K. Clark adlı Orgeneral bir kez daha ortaya çıktı.

“11 Eylül 2001 saldırısının hemen sonrasında Pentagon’da Irak’ın işgal edilerek parçalanması, ardından da Suriye, Lübnan, Libya, İran, Somali ve Sudan’ın Irak’ı izlemesi planlanmıştı!”[5] dedi.

Yıl: 2006 oldu

Bu sefer de Amerikan Savunma Bakanlığı İstihbarat Müdürü Yardımcısı ve aynı zamanda bölünmüş Ortadoğu haritasını çizen isim olarak bilinen Amerikalı Yarbay Ralph Peters sahne aldı ve o da dedi ki:

“Balkanlar ve Himalayalar arasındaki adaletsizliği ile ünlü topraklardaki EN GÖZ ALICI HAKSIZLIK BİR KÜRT DEVLETİ’NİN YOKLUĞUDUR. TÜRKİYE’NİN DOĞUSUNDAKİ BEŞTE BİRLİK BÖLÜMÜ (ABD’ tarafından) İŞGAL EDİLMİŞ BİR BÖLGE OLARAK GÖRÜLMELİDİR. Ayrıca, Diyarbakır’dan Tebriz’e kadar uzanan bağımsız bir Kürdistan, Bulgaristan ve Japonya arasındaki en batı yanlısı devlet olacaktır.”[6]

Dillerinin altındaki baklayı çıkarmışlar ve planlarını daha açık şekilde seslendirmişlerdi.

Batı yanlısı olacak derken kastettiği ülke elbette ABD idi.

Aradan yıllar geçti ve tarih 28 Eylül 2013 oldu…

Bu son açıklama, Amerikalı Ortadoğu Uzmanı Robin Wrighet’den geldi.

“Ortadoğu’daki 5 devlet parçalanacak ve yerine 14 ayrı devlet kurulacaktır!”[7]

Şimdi yıl 2017 ve görülen odur ki, devam ediyorlar!!!

AKP’nin büyük bir iştahla yürüttüğü Esad’ı devirme politikası maalesef ki, Suriye’de PKK/PYD’ye bir devlet hediye etme noktasına gelmiştir.

Ortadoğu’nun herhangi bir yerinde kurulacak olan Kürdistan’ın genişleyeceği ilk ülke ise ne yazık ki Türkiye’dir.

Suriye federal olarak bölünme ekseninde yeniden örgütlenirken Türkmenler, aynen daha önce Irak’ta olduğu gibi nüfus, nüfuz ve siyasi varlıkları yönünden tasfiye edilmektedirler. Açıkçası Suriye’deki birçok Türkmen bölgesi PKK/PYD tarafından ABD destekli ve kapsamlı bir etnik temizliğe tabi tutularak Türklerden arındırılmaktadır!

IŞİD tarafından işgal edilen neredeyse bütün bölgelerin, IŞİD’ten sonraki sahibinin hem Irak’ta hem de Suriye’de Kürtler olması bir tesadüf değildir.

ABD, bölgede Büyük Kürdistan’ın kurulabilmesi için Kürtlere saha açmaktadır ve bu süreç halen devam etmektedir!

Şimdi anladınız mı, Washington’un sürekli olarak Kuzey Irak’ta Türkmenlerin ezilmesine neden göz yumduğunu?

Artık milletçe gerçekleri görüp tedbir almanın zamanı gelmiş ve dahi geçmektedir!

Gerçek şudur ki, dünden bugüne NİHAİ HEDEF TÜRKİYE’DİR!

Askeri harekâtlarda genel bir kural vardır. Ordular hedeflerine doğrudan saldırmazlar. Önce hedef bölgeye en yakın yerde konuşlanır ve yığınaklanırlar. Yığınaklanmanın tamamlanmasını müteakip, bazen de eşzamanlı olarak hedefin yumuşatılması faaliyetlerini başlatırlar. Hedefin yumuşatılması; hedefe karadan askerlerinizle girmeden önce hedef bölgenin havadan, karadan veya denizden vurularak zayıflatılmasından, hedefteki önemli yapı ve tesislerin sabote edilmesinden tutun da hedef bölgeye sokacağınız casuslarla düşman içerisinde her türlü fitne ve fesadın yayılması, düşmanın komuta yapısının ve disiplinin bozulması faaliyetleri de dâhil olmak üzere, aklınıza gelebilecek her türlü faaliyeti kapsayan bir icraattır. Hedefin az zayiatla, kısa zamanda ve kolayca ele geçirilebilmesi; hedefin ne kadar yumuşatılabildiğine bağlıdır.

Özellikle ABD ve onun yanında yer alan diğer Türk düşmanlarının bugüne kadar yaptıkları bütün faaliyetler; hedef bölge etrafında yığınaklanma, konuşlanma ve hedefi yumuşatma harekâtından başka bir şey değildir.

Hedef yeterince yumuşatılıp da nihai saldırıya hazır edilinceye kadar bu faaliyetlerini arttırarak sürdürecekler ve günü geldiğinde Türkiye’yi doğrudan hedef tahtasına oturtmuş olacaklardır.

Tabi Türk milleti yerse…

• Lütfen Barzani konusuna bu gözle bakınız!

• İstanbul’da ve Ankara’da gönderlere çektirilen paçavralara bu gözle bakınız!

• Talabani konusuna,

• Irak harekâtına, Afganistan harekâtına ve Suriye harekâtına,

• Irak’ta ve Suriye’de kurulan Amerikan üslerine!

• Yunanistan’ın Ege Denizindeki adalarımızı işgal etme ve adaları silahlandırma cüretine!

• CIA destekli FETÖ konusuna!

• IŞİD konusuna, PKK ve PYD konusuna da bu gözlerle bakınız!

• Balyoz, Ergenekon davaları ile yapılan yıkımlara!

• Çeşitli bahanelerle girilen Kozmik odalarımıza!

• Türk ordusunun itibarsızlaştırılması ve zayıflatılması çabalarına dahi bu gözle bakınız!

• Türk milliyetçiliğinin ayaklar altına alınmasına, “Andımız”ın kaldırılmasına, Atatürk’e düşmanlığa, Atatürk ve Türkiye Cumhuriyetini aşağılama/itibarsızlaştırma propagandalarına!

• Türk kimliğinin yerine “Ümmetçilik”, Cumhuriyet rejiminin yerine “Osmanlıcılık”, milli ve dini değerlerimizin yerine “Şekilci Emevi Yobazlığı”, Atatürk’ün yerine de “Abdülhamit”in ikame edilmeye çalışılmasına lütfen bir de bu gözle bakınız!

Çünkü bu milletin dün olduğu gibi bugün de dâhili ve harici bedhahları vardır, yarınlarda da yine olacaktır.

Evet, dün bilinmeden bugün okunamaz.

Dün öyleydi, bugün de işte böyle…

Peki, ya yarın?

Emin olun ki, yarının ne olacağına biz karar vereceğiz.

İyi ya da kötü sonuç; bizim, yani sizin seçimlerinizden ibaret olacaktır.

YARARLANILAN KAYNAKLAR:

[1] Dünya Siyonist Örgütü’nün yayın organı “Kivunim” (Yönler) Dergisi, sayı 14

[2] 22 Haziran 2010 tarihli Milliyet Gazetesi’nde Güneri Civaoğlu imzasıyla yayınlanan “ABD’li Yarbay” konulu yazı.

[3] “Winning Modern Wars-Iraq, Terrorism, and the American Empire”, 2004, s. 130

[4] 7 Ağustos 2003 tarihinde Washington Post gazetesinde yayınlanan Condoleezza Rice’ın “Transforming The Middle East” başlıklı yazısı.

[5] “Winning Modern Wars-Iraq, Terrorism, and the American Empire”, 2004, s. 130

[6] “Armed Forces Journal” Dergisi, Haziran 2006 sayısında yayınlanan “ Blood Borders-How A Better Middle East Would Lock” başlıklı makale.

[7] 28 Eylül 2013, New York Times Gazetesi, “İmagining A Remapped Middle East” başlıklı makale.

CEVAP VER