SEÇİM…

0
49

SEÇİM…

Algı yönetimi…

Provokasyon!

Manipülasyon!

Gerçekleri gizleme!

Veri akışını kesme!

Kumpas!

Hırsızlık!

Dereyi görmeden paçayı sıvarcasına, yangından mal kaçırır gibi “kazandık” açıklamaları…

Hevesleri kursakta bırakma…

Ne derseniz deyin, bu sefer tutmadı.

Mızrak çuvala sığmadı…

Bir çözüm, kendileri açısından bir çıkış yolu bulabilmek adına, saatlerce veri akışını durdurarak zaman kazandılar. Fakat yine de minareye kılıf uydurulamadı.

Her seferinde atı ç’alan Üsküdar’ı kolayca geçerken, bu sefer o atı ç’alanlar daha Üsküdar’a varamadan suçüstü yakalandılar.

Anadolu Ajansı’nın suçu affedilir gibi değil! Yüksek Seçim Kurulu böylesine bir vebali nasıl taşır bilmem!

Ama, dün geceye damgasını vuran şey; Ekrem İmamoğlu’nun, adeta sansarın karşısındaki bir anaç tavuk gibi hakkını ve hukukunu savunmasıydı.

Bilgi ve akılla savunmasıydı, doğrulukla savunmasıydı, temiz bir siyaset dili ve vakur bir dik duruşla savunmasıydı.

Evet, seçim sonuçları muhalefet için bir zafer değil. İktidar için ise, asla bir hezimet değil.

Fakat buna rağmen bugün dünden çok farklı…

Çünkü dünden bu güne öyle şeyler değişti ki, etkisi çok büyük olacak.

Teşbihte hata olmaz derler. Onun için, değişen şeyi biraz teşbihle anlatırsak sanırım daha iyi anlaşılacak:

Bakın mesela, 1453 yılında uzayıp giden İstanbul Kuşatması’nda, Bizans surlarına Topkapı’da açılan ilk gedik böyle bir etki yapmıştı. Zaferin işaret fişeği gibi görülen o etkiyle Doğu Roma İmparatorluğu tarihe gömülmüştü.

Ve yine mesela Osmanlı döneminde Birinci Viyana Kuşatması’nın başarısızlıkla sonuçlanması işte böyle bir kırılmaya neden olmuştu. Yani bu olayla batı, Osmanlı’nın durdurulabilir ve yenilebilir olduğunu anlamıştı.

Evet, ne yazık ki bu seçimler de; her türlü bel altı vuruşa, haksızlığa, adaletsizliğe, eşitsizliğe, ahlaksızlığa ve her türlü düzenbazlığa sahne olmuştur!

Evet, insanlık kaybetmiştir!

Fakat iktidarın yaptığı bütün bu rezilliklere rağmen; muhalefet için bir zafer, iktidar için de bir hezimet söz konusu değildir.

Evet, iktidar için bir hezimet söz konusu değildir.

Lakin, çok daha önemli bir şey söz konusudur.

Çünkü bu seçimin sonucunda, iktidarın surlarındaki ilk gedikler açılmıştır.

Hem de, tam 25 yıldır aşılamayan bu surlarda, ilk kez bu seçimde koca koca gedikler açılmıştır.

İşte bu gediklerin her biri; partili, taraflı, kayırmacı ve ayırmacı tek adam iktidarını devirmek isteyenler için, yaldızlar saçarak parlayan, ümit dolu işaret fişekleri gibidir.

İnanıyorum ki, bu işaret fişeklerinin verdiği ümit ve aydınlıkta, artık ülkemiz için; hak, hukuk, adalet, demokrasi, birlik, beraberlik, kardeşlik, sevgi ve ışık dolu yarınlar çok daha yakındır.

CEVAP VER