DÜRZÜ…

0
20

DÜRZÜ…

Sakarya’daki Atatürk anıtını önce tiner döküp ateşe verdiler, ardından da baltayla saldırdılar!

Vatandaşa “Gavat” demesiyle ünlü Vali ortaya çıktı ve dedi ki; “Adam psikiyatrik açıdan rahatsız” yani deli.

Van’ın Başkale Ilçesindeki Atatürk anıtına urgan bağlayarak devrilmek istediler. Anıt ciddi şekilde hasar gördü. Fakat bu densizliği yapan akıl hastası henüz belirlenemedi!

Bir başka meczup tarafından Zeytinburnu’ndaki Atatürk anıtının üzerine yağlı boya serpildi!

Istanbul Fatih’te bir parka dikilen Atatürk anıtı yıkılarak tahrip edildi! Her yerinde kamera olan bir yerdeki anıtı yıkan meczuplar belirlenemedi.

Başka bir meczup Zonguldak’ta “Atatürk’e Çiçek Veren Kız Çocuğu” heykeline saldırdı! Küçük kızın Atatürk’e çiçek sunan ellerini kırdı!

Yalova’da Devlet Hastanesinin önündeki Atatürk anıtına balyozla saldırıldı ve anıt tahrip edildi!

Anıta “Allahuekber” diyerek saldıran sözde adam için “normal değil engelli” diye açıklama yapıldı…

Siverek’deki Atatürk anıtına orakla saldırdılar!

Bir meczup denildi…

Oysa Malbora soyadlı bu sözde meczup, anıtın önünde polisimize ve askerimize nutuk atacak kadar akıllıydı.

Şimdi de Diyarbakır’ın “Şeyh Sait Meydanı”ndaki Atatürk anıtına çekiçle saldırı yapıldı!

Deniliyor ki, adamın akli dengesi yerinde değilmiş.

Hadi bunları yapanlar cahil, deli, psikopat veya meczuplardı.

Peki, Rize’deki Atatürk anıtı kaldırılmadı mı?

Hem de ne için? Yerine çay bardağı koymak için!

Halktan tepki gelince Atatürk’ün yerine bardak oturtamadılar, fakat imdatlarına 15 Temmuz yetişti, şimdi onun anıtını koyacaklar.

Rizedekine benzer bahanelerle başka Atatürk anıtları kaldırılmadı mı?

Sözde tarihçiler ve sahibinin sesi olan densizler “Atatürk heykelleri yıkılmalıdır”, “Anıtkabir kaldırılmalıdır”, “Anayasadan Türk çıkarılmalıdır” demediler mi?

Peki ya Kobani olaylarında onlarca Atatürk anıtı yakılıp yıkılmadı mı?

Bunlar da mı meczuptu?

Emin olun hiçbiri meczup veya deli değil!

Hepsi bir planın parçası ve her biri sahibinin sesidir.

Bu saldırıların her birini yapanlar, ne yaptıklarını çok iyi bilen ve kendilerine verilen talimatları harfiyyen uygulayan Türk ve Atatürk düşmanlarıdır.

Ve dahi bu kişiler, su katılmamış birer haindirler!

Diyarbakırdaki “Dağkapı Meydanı”nın adını “Şeyh Sait Meydanı” diye değiştirenler bilmiyorlar mıydı Şeyh Sait denilen Ingiliz ajanı hainle Vatan Kahramanı olan Atatürk’ün aynı yerde bulunamayacaklarını?

Elbette biliyorlardı!

Belki de zaten Atatürk’ü oradan sürsün diye Şeyh Sait bilinerek oraya getirilmişti ve bu şekilde bir de bölücü kürtçülere göz kırpılmıştı.

Işte bildikleri gerçekleşmiş oldu!

Ne cahillik, ne delilik, ne de meczupluk var. Olan şey nedir biliyor musunuz?

Olan şey, Şeyh Sait zihniyeti ile Atatürk ve Türklük; başta meydanlar olmak üzere, her yerden kazınmaya çalışılıyor!

Esas sorgulanması gereken Atamızın anıtlarına saldıran meczuplar veya akıllı deliler değildir.

Esas sorgulanması gereken onlara bu ortamı oluşturan Türk düşmanlarıdır.

Kimdir bu düşmanlar?

Karakteri’ zekası ve sezgisi yüksek Türk milleti; elbette günü geldiğinde bu sorunun cevabını verebilecek kabiliyette ve Türk düşmanlarının yüzüne tükürerek haykırabilecek cesarettedir.

Son iki saldırının biri orakla, diğeri çekiçle yapıldı!

Siz ey meczup geçinenler, kimlere göz kırpıyorsunuz?

Her kime mesaj veriyor ve kimlere yaranmaya çalışıyor olursanız olun, bütün dürzüler bilin ve belleyin ki; eninde sonunda asla puta tapmamış ve biat nedir bilmeyen büyük Türk milletinden merhamet dilenmek zorunda kalacaksınız.

Benden size tavsiye, biraz Neyzen Tevfik’e kulak verin, verin ki kulakları kaptırmayın.

“Esir iken mümkün müdür ibadet?
Yatıp kalkıp Atatürk’e dua et.
Senin gibi dürzülerin yüzünden,
Dininden de soğuyacak bu millet!

Işgaldeki hali sakın unutma…
Atatürk’e dil uzatma şerefsiz!
Sen anandan yine çıkardın amma,
Baban kimdi bilmezdin şerefsiz!”

CEVAP VER