BIRINCI OLDUK.

0
105
  1. BIRINCI OLDUK!

Evet, sahiden birinci olduk!

Lamı cimi yok.

Hem de uluslararası alanda birinci olduk.

Fakat durun hemen, sevinmekte pek de acele etmeyin. Çünkü gerçeği öğrenince göğsünüz kabarmayacak.

Birleşmiş Milletler’in hazırladığı verilere göre; sentetik uyuşturucu kullanımına bağlı ölümlerde, Türkiye olarak Avrupa birincisi olduk!!!

Yani kafalar dumanlı!

Beyinler uyuşuk!

Amaçlar absürt,

Hayaller uçuk!

Hem de ölecek kadar uçuk!

Gelecek ise karanlık!

Ülkemizde uyuşturucu kullanım yaşı 11’e kadar düştü!

Yahu bunlar daha ilkokul çağında ağzı süt kokan ana kuzuları…

Vatanımızı, milletimizi, devletimizi, töremizi, dilimizi, kültürümüzü… Velhasıl geleceğimizi emanet etmeye hazırlandığımız can parelerimiz, yavularımız bunlar…

Fişek gibi canlı, gökkuşağı gibi renkli ve cennet gibi güzel olması gereken yavrularımız…

Fakat onlar kendilerini zehirleyip öldüren bu beyaz zehire, zehir demiyorlar. Ne diyorlar biliyor musunuz?

Fişek…

Gökkuşağı…

Cennet…

Çimen…

Beyaz Kumru…

Allah aşkına bakın istatistiklere, bu ülkenin 15-20 yıl önce böyle bir sorunu mu vardı?

Peki, sosyal medyada Partili Cumhurbaşkanı aleyhine yazılan tek bir kelimeden bile haberi olan, mitçi-simitçi güzellemeleri ile mahallelerden kuş bile uçurtmayan, zorbasından orospusuna hepsinin şeceresini bir anda ortaya çıkarıveren, on binlere varan FETÖ listelerini birkaç gün içinde ortaya çıkarıp tutuklamalara başlayabilen muktedir bir devletin bu işlerden haberi yok muydu?

Evlatlarımızı öldürmede, ülkemizi Avrupa birinciliğine taşıyan bu beyaz zehirden ve okul önlerinde dahi bu illetin pazarlamasını yapan ölüm bezirganlarından hiç mi bilgisi yoktu?

Düşününüz lütfen, kaybolan geleceğimizdir, soldurulan çiçeklerimizdir, kurutulan benliğimizdir.

Onun için düşünmeye değer hani.

Eğer devletin ve daha da doğrusu tam 15 yıldır bu ülkeyi yöneten hükümetin haberi var idiyse neden önlenmedi?

Yanlış anlaşılmasın hiç mücadele yapılmıyor demiyorum. Ama eğer biz ölümlerde Avrupa birincisi isek, adam akıllı bir mücadele yok demektir.

Hala daha, ısrarla ve kararlılıkla neden üzerine gidilmiyor?

Listesi bilinen zehir tüccarları, onların piyonları ve dahi ağababaları bir gece ansızın, birer armut gibi toplanarak layık oldukları yerlere neden tıkılmıyor?

Yoksa uyuşturucu ölümlerinde, dünya birincisi olmamız mı bekleniyor?

Evet, yaşadığımız şehirlerin içtimai, doğal ve tarihi yapısını bozarak beton canavarına teslim etmek şehirlerimize yapılan büyük bir ihanettir.

Peki, ya şehirlerin içinde yaşayanlar?

Peki ya uyuşturucu batağına itilen, hayalleri yok edilen ve gelecekleri berheva edilen bizim çocuklarımız?

Peki ya bizim geleceğimiz?

Onlara yapılan şey, çok daha büyük bir ihanet değil midir?

Her türlü suçla mücadele etmek ve halkının güvenliğini sağlamak hükümetlerin birincil görevlerinden değil midir?

Kimse bana çözüm yolu olarak dinden ve imandan bahsetmesin.

Çünkü bu uyuşturucuların imam hatip okullarının önlerinde bile satılmakta olduğunu bilenler zaten biliyor.

Bütün dinlerin amacı iyi ahlakın tecelli etmesidir.

Onun için bahsedeceksek iyi ahlaktan bahsedelim.

Ticaret ahlakından, birlikte yaşam ahlakından, doğruluk ve dürüstlük ahlakından, yönetim ahlakından, siyaset ahlakından, eğitim ahlakından… Torpilden değil akrabalık ahlakından, Yandaşlıktan değil dava ahlakından, kandaşlıktan değil arkadaşlık ahlakından bahsedelim.

Evet, ne yazık ki uyuşturucu ölümlerinde Avrupa birincisi olduk!

Ne diyelim?

Alın size beylik bir laf:

“Hayaldi gerçek oldu!”

Yoksa son 10 yılda, Türkiye’de yaşanan Türklüğe, vatana ve millete zararlı olaylar silsilesinin “normal karşılanması”, başka türlü nasıl izah edilebilir ki?

CEVAP VER