SELA…

0
162

SELA…

Doğu Türkistan yıllardır kan ağlıyor!

Binlerce Müslüman Türk hunharca katledildi! Katliam hala devam ediyor!

Bu şehitlerimiz için, Türkiye’de bir tek camide bile, tek bir sela verilmedi.

Musul ve Kerkük’te kan donduran cinayetler yaşandı. Tüyler ürperten işkenceler ve insanı insanlığından utandıran idamlar gerçekleştirildi. Arap olsun, Kürt olsun; her gücü yeten onların üzerine saldırdı. Bölgedeki karışıklığın en büyük bedelini kanlarıyla ve canlarıyla Türkler ödedi.!

Tek suçları, kadim bir Türk yurdu olan Musul ve Kerkük’te Türk olmalarıydı.

Bu katliam ve cinayetler, ne yazık ki hala daha sistemli olarak devam etmektedir.

Daha üç ay önce Tuzhurmatu’da tam 8 gencimiz şehit edildi.

Daha 20 gün önce, 30 Mayıs’ta Kerkük’te 6 soydaşımız bombalarla parçalanarak hunharca öldürüldü! Hakçası şehit edildiler!

Bu şehitlerin ikisi daha küçücük çocuktu!

Ama bu memleketin minarelerinin hiç birinden ne bir sela okundu, ne de camilerimizde bir cenaze namazı kılındı!

Karabağ neredeyse tam 30 yıldır karalar bağlıyor. Anasız, babasız, bacısız ve kardeşsiz kalan Türk balalarının gözleri, kanlı bir pınar oldu hala çağlıyor!

Karabağ’da öyle bir katliam yaşandı ki, bırakın Türkleri, bırakın insanlığı; yahu dağın, taşın ve toprağın bile tüyleri ürperdi!

Bu hunharca soykırım sonrası, şehit edilen Türkler için bir sela okuyan ve bir namaz kılan oldu mu? Ne yazık ki hayır!

Peki, zamanında Bulgaristan’da yaşanan ve soykırıma varan katliamlarda şehit edilen Türkler için okunan bir sela, kılınan bir namaz oldu mu?

Yine hayır…

Hadi o kadar uzağa gitmeyelim. Fırat Kalkanı şehitlerimiz, Afrin şehitlerimiz ne oldu?

Diyarbakır Sur, Cizre ve Nusaybin şehitlerimiz ne oldu? Yahu daha iki gün önce Şırnak’ta pırıl pırıl bir teğmenimiz şehit edildi! Adı Şafak Evran idi… Kaç kişinin haberi oldu, kaç tane camiye Diyanetten kaç tane talimat geldi?

Bütün yurtta inim inim inlemesi gereken minareler sela sesleriyle inledi mi?

Hayır!

Sadece şehidimizin toprağa verileceği bölgedeki camide bir sela verildi, yalnızca o camide bir cenaze namazı kılındı, hepsi o kadar.

Siz hiç, Devletimizin Banisi, Ulu Önderimiz ve Ebedi Başkomutanımız Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm yıldönümü olan 10 Kasımlarda; bir sela verildiğini veya camilerde Diyanet tarafından ruhuna bir mevlit okutulduğunu duydunuz mu?

Bu memleket 2014 yılında, ihmaller nedeniyle meydana gelen bir maden kazasında tam 301 evladını birden kara toprağa verdi? Sorarım size en az kaç tane şehirde selalar okundu?

Hadi devlet büyükleri diyelim. O zaman Demirel, Özal veya Ecevit vefat ettiğinde kaç camiden sela verdirdiniz? Sayın Rauf Denktaş öldüğünde kaç camide cenaze namazı kıldırdınız? Yalnızca bir…

Fakat bugün bir ilk yaşandı.

Mısır’ın Devrik Cumhurbaşkanı Mursi, yargılanmakta olduğu mahkeme salonunda geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Allah rahmet eylesin, varsa taksiratlarını affetsin.

Ama ne oldu?

Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan şak diye bir talimat çıkarıldı, 81 ile ve bütün ilçelere… Talimat şuydu: “Mısır’ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı #MuhammedMursi’nin şehadeti nedeniyle 81 il ve ilçelerinde yarın öğle namazına müteakip merkezi bir camide gıyabi cenaze namazı kılınacaktır.”

Bunun üzerine bütün minarelerimizden güya şehit olan Mursi için selalar okundu ve öğle namazını müteakip de gıyabında cenaze namazları kılındı.

Peki, Mursi kim?

Müslüman Kardeşler adlı, dini yönü de olan siyasi bir hareketin Mısır’daki lideri…

Bu hareket siyasi bir hareket olduğu için, İslam dünyasını ruh bütünlüğü ile saran bir hareket değildir. Bu nedenle; ne Mursi’nin, ne Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın ne de bunların simgesi olan Rabia İşareti’nin Türk toplumunun tamamında bir karşılığı yoktur. Bilindiği üzere bu harekete en çok yakınlık duyan siyasi oluşum, ülkemizde AKP’dir. Fakat bu hareketin, Ak Partililerin tamamında bile bir karşılığı yoktur.

Doğal olarak destekçisi olduğu kadar, büyük oranda muhalifi ve karşıtı da vardır.

Oysa şehitlerimizin, Karabağ’da, Musul ve Kerkük’te ve dahi Doğu Türkistan’da akan kanların ve uçan canların milletimiz nezdinde tam bir karşılığı vardır.

Fakat ne hazindir ki, milletin gönlünde tam bir karşılığı olanların, hükümet olanların zihinlerinde ve kalplerinde Mursi kadar bile bir karşılığı yoktur.

Eğer olsaydı Mursi için titreyen kalpler şehit edilen Türkler için de zangır zangır titrerdi, Mursi için yükselen selalar Türk büyükleri için de ülkenin her yerinde arşa yükselirdi. Mursi için açılan eller Türk şehitleri içinde bütün âlemi kucaklarcasına açılırdı.

Artık bu sorunun sorulması şart olmuştur.

Ey Diyanet! Siz hangi milletin teşkilatısınız?

Ey devlet ve din adamları deyin hele:

Bizden olan can neden değersiz, bizden akan kan neden daha ucuzdur?

CEVAP VER