Gurban

0
14

 

  • Tamam, beyefendi notunuzu aldım. Gelince kendilerine ileteceğim.
  • Teşekkür ederim, iyi günler.

Sekreter ‘Size de iyi günler’ diyerek telefonu kapattı. ‘Çok kibar adam, Keşke tüm müşteriler bu kadar anlayışlı olsa’ diye söylendi. Randevuları ve gidecek kargoları yeniden düzenlemeye  koyuldu.

Bir süre sonra;

  • Hoş geldiniz.
  • Hoş bulduk, arayan var mı?
  • Evet, Cocacoladan Taner bey aradı. Acil olduğunu söyledi.
  • Tamam, numarasını bırak ben ararım.
  • Çok kibar bey.
  • Evet, öyledir.

Ahmet beyin cevaptan sonraki sessizliğinin çıkabilirsin anlamına geldiğini çok iyi bilen sekreter kız, dosyalarını ve notlarını birkaç saniye içinde topladı. Başını hafif eğerek tebessüm etti ve odadan çıktı.

Birkaç dakika sonra sekreterinin bıraktığı nottaki numaraları tek tek çevirdi. Telefon üçüncü sinyalden sonra açıldı.

  • Merhaba, Teknik A.Ş den Ahmet demeye
  • A kurban mende siyibekliyem.

Ahmet bu cevaba şaşırmıştı. Bu nazik Taner beyin sesi olamazdı. Tam cevap vereceği sırada,

  • Neredesen babo, özletin kendiği. Niye arayipsormisen.

Sorusuna Ahmet ‘İş güç uğraşıyoruz’ diye bildi.

  • İş güç biter mi, lo. Bak hele, buralar da her şey hoş kimi. Oysa her kes bekli, bir şeyler düzelsin diyi. Yine yokluk, yine sefalet. Sınırlarda ki olaylar belimizi büki. Yaprak kımılda mi. Ha biliyin mi?
  • Neyi
  • Gülo kaçti.
  • Yok bilmiyorum.
  • Kaçtikaçti. Kan davasına dönecekti. Vali babo araya girdi. Büle olunca bizde Hüsonun bacısıyla berdel ettik.

Ahmet bu sıcak konuşmayı birkaç dakika dinledikten sonra.

  • Galiba yanlış oldu amca, kusura bakma.
  • Ne yanlişi, kurban. Selam süle, arayisen.
  • Sende selam söyle amca, oradakilere.
  • Söylerim kurban, başım gözüm üstüne.

Ahmet telefonu kapattı. Bir anda farklı diyarlara yolculuk yapıp gelmişti, sanki. Bilmese de, tanımasa da sesteki sıcaklığa karşı koyamadı. Zamansızlık içinde kıvransa da, dakikalarca dinlemişti bu sesi. Arayan firma en önemli müşterisi dünya deviydi, satış cirosunda hatırı sayılır bu firmayı yeterince beklettiğini hatırlar hatırlamaz hemen kayıttaki numarayı tekrar çevirdi.

‘Yine aynı ses çıkacak’ diye düşünürken, karşıdan gelen alo sesinden sonra bilindik tanıtım merasimini yaptı.

  • Ahmet bey ne zamandır aramanızı bekledim. Sekreteriniz önemli olduğunu iletmedi mi?
  • İletti , kusura bakmayın.

Müşterinin nazik ama kızgın ifadeli konuşması birkaç dakika sürdükten sonra aynı kızgın emri vaki tonla telefonu kapattı. Ahmet, koltuğuna biraz daha yayıldı. Kalem elinde bir süre bu iki konuşma arasında gelip gitti. Masaya doğru eğilip telefon numarasının yazılı olduğu notu ve telefonu alıp numarayı kontrol etti. Kağıtta ki sonuncu altı rakamının yerine üçü çevirdiğini fark etti. Hafif bir tebessümle sonu üçle biten numarayı telefonuna ‘Gurban’ diye kaydetti.

Büyük şehrin unutturduğu insan sesinin sıcaklığını ve samimiyetini duymak isterse üçü çevirecekti. Nasıl olsa aramasını bekleyen biri vardı hattın diğere ucunda.

  • A gurban mende seyi bekliyem. Niçin hiç arayip sormisen.

 

Türkân Kebeci

Fotoğraf: Güven Kebeci

CEVAP VER