GÜMRÜKSÜZ İTHAL ET ÇÖZÜM MÜ?

0
64

Et fiyatları malum, İstanbul’da marketlerde kuşbaşının fiyatı fiyatları 38 – 46 TL arasında değişmekte. Avrupa’ya göre et fiyatları çok yüksek.  Dünyada et fiyatları ortalama 4.5 – 5.0 dolar seviyesinde seyretmekte iken Avrupa da ise yaklaşık 2.5 – 4.5 dolar aralığında. 12 Dolara et tüketiyoruz. Fiyat yükselişinin önüne geçmek ve bir nebzede olsa fiyatları düşürebilmek için, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik 1 Haziran dan itibaren Bosna’dan 5700 ton kırmızı ete ilave olarak 10.000 ton taze soğutulmuş dana eti getirilerek piyasaya arz edileceğini ve TİGEM’in 150 bin baş damızlık hayvan ve 20 bin koyun, ESK in ise 400 bin baş besilik hayvanı 31 Aralık 2016 tarihine kadar gümrüksüz ithal edileceğini açıkladı. Yetiştiriciler en az 60 hayvan için başvuru yapabilecekler.

Özel sektör gümrüksüz ithal edemeyecek ve gümrük oranları % 7.8 kadar düşürüldü. AB, EFTA, Bosna Hersek, G. Kore den ithal edebilecekler.

İthal besilik sığırlar 21 gün karantinada kalacak ve karantinadan kesime kadar geçen sürede başkasına devredilmeyecek.

Et ve canlı hayvan ithalatı çözüm mü? Kısa vadede çözüm gibi görünse de uzun vadede çözüm değil. Nedenlerine gelince

  1. Besi için gelen hayvanlar Türkiye koşullarına adapte olmada sıkıntı yaşanıyor. Orada ki bakım koşulları ile burada ki bakım koşullarının aynı olmaması sonucunda canlı ağırlığında kayıp olacağından dolayı verimde düşüş olacaktır.
  2. Adaptasyon süresi içinde hastalıklar, yavru kayıpları ve hayvanın kaybı riski yüksek. Bu durumda masrafların artması ve hayvanın kaybı olursa alınan kredi borcu kalacaktır.
  3. Karantinada 21 gün bekleme süresini devlet sağlayabilecek mi?
  4. Kesim süresine olarak bir zaman belirlenmediği için karantinadan sonra hayvanların hemen kesimi yapılırsa piyasada yerli yetiştiriciler ile haksız rekabet oluşur bu kesim süresini devlet kontrol edebilecek mi?
  5. En az 60 hayvan için müracaat edilmesi demek küçük besicilerin yararlanması zor görünüyor. Çünkü hayvan yetiştiricileri maddi sıkıntı içindeler.

Hayvancılık sektöründe yaşanan sıkıntılar.

  1. Çayır ve mera alanlarının yetersiz olması
  2. Yem bitkilerin üretimi yetersiz ve bu yemlerle bilinçsiz hayvan beslenmesi ve ağırlıklı olarak samanla beslenme yapılmaktadır. Son yıllarda samanında ithal edildiğin unutmayalım.
  3. Hayvancılık daha çok küçük aile hayvancılığı yapıldığından ahırlar sağlık açısından uygun değil.
  4. Bu aileler hayvancılığı atalarından gördüğü ve öğrendiği şekilde devam etmekteler Bu sebepten yeterli bilgiye sahip değiller. Çoğu zaman doğru bildikleri yanlış oluyor.
  5. Yeterli veteriner hizmeti yok ve besiciler bildiği gibi hastalıklara çözüm buluyorlar ve çoğu zaman yavru kayıpları ve hayvanın kaybı çok olmakta.
  6. Hazır yemler kullanıldığı için girdilerin maliyeti yüksek.
  7. Hayvan yetiştiren büyük işletmelerin sayısı az.

Ana başlıklarda toplanan sorunlar bir araya geldiğinde hayvan başına düşen et ve süt verimliliği düşmektedir.

T.C. Kalkınma Bakanlığı 10. Kalkınma Planı( 2014 – 2018) göre Türkiye hayvan varlığında pek çok AB ülkesine göre fazla. Türkiye, AB sığır varlığının %12 ‘sini barındıran Fransa ve Almanya’dan sonra 3’üncü sırada. AB koyun varlığının % 22 ‘si ile İngiltere’den sonra 2. Sıradadır. 2014 verilerine göre Türkiye de 14. 899.000 sığır, 32.186.000 ve 9 milyon civarı keçi var( tarim.kalkinma.gov.tr).

Canlı hayvan sayısı bu kadar fazla ise neden bizler Avrupa’nın üç katı pahalılıkta et tüketiyoruz.  Aracı kurumların yarattığı manipülasyonlar mı ya da başka etkenler var mı?

Tabi ki aracı kurumların etkisi büyük fakat verimliliğin düşük olması da en büyük etkendir.

Neler yapılmalı?

  1. Özellikle ahırlar sağlıklı hale ve belirli bir temizlik standardı getirilmeli.
  2. Çayır ve mera alanları arttırılmalı.
  3. Yem bitkilerinin ekim alanı arttırılmalı, bölgelere göre planlı ekim yapılmalı.
  4. Kullanılan girdilerin yetiştiricilere daha uygun fiyattan sağlanması.
  5. İthal yem yerine yerli yem kullanılması ve bunun için yem sanayinin desteklenmesi.
  6. Saman açısından tahıl üretiminin arttırılması.
  7. Yetiştiricilerin eğitilmesi ve gerekli veterinerlik hizmetlerin ücretsiz verilmesi.
  8. Yetiştiriciliğin aile olarak küçük ölçekli değil büyük ölçekli yapılması bunun için büyük işletmelerin kurulması teşvik edilmeli yada kooperatifçilik yaygınlaştırılmalı.
  9. Devletin et fiyatlarını kontrol edebilmesi için kapatılan Et Balık Kurumu gibi alım, kesim ve satışın devlet eliyle belirli oranda kontrol edilmelidir.

 

Haberde İstanbul

CEVAP VER