GÖZLERİ SİYAHTI…

0
23
BAŞ YAZI

Siyah pantolonu, pembe mantosuyla başını alnına kadar kapatmış karşımda duruyordu. Beyaz tenli, hafif toplu bir yüzü vardı. Başını metronun camına dayamış, derin hülyalar içinde uyuduğu, yüzünde ki hafif tebessümden belli idi.
Günün yorgunluğu vurmuştu. Hızına yetişemediğimiz şehrin yakalamaya çalıştığı sokakların gölgelerinden kaçarken, hızla kendini attığı metroda yer bulmanın verdiği mutluluğun rehaveti ile kendinden geçmişti.
Seyretmekten alamıyordum kendimi, yüzünde bilmediğim, anlam veremediğim tebessümün süslediği beyaz yüzü.
Tebessümde mi gizliydi beni kendine çeken sır, yada kar beyaz yüzde mi?
Gerçekten bilmediğim nedensiz suallerime cevap aramaya çalışmam manasızdı.
‘Gözleri ne renk’ diye geçirdim içimden. Saçlarını görebilsem bir tahmin yürütürdüm ama pembe manto alnını kapatmıştı. Saçlarını görmek mümkün değildi. Olsa olsa siyah olur bu beyaz tende. Kesinlikle siyah olmalıydı gözler ve saçlar. Aklımın derin kıvrımlarından çıkarmaya çalıştığım aşinalığın nedenini bulamadan bırakıp indim metrodan. Sırrını bilmediğim gülüş ve beyaz ten nereden veya ne zamandan kalmıştı da bu kadar tanıdık gelmişti yılların derin kıvrımlarına.
Kim bilir ne zaman çözülür diyerek bu olayı da ekledim aklımın faili meçhul cinayetlerine…
Şehrin yaşamaya fırsat vermeyen hızlı temposu içinde yeterli deliller toplandıktan sonra elbet çıkar diyerek hızlı adımlarla yola koyulmuştum bile.
Eve vardığımda yorgun bir ses ‘ eskileri elden geçirdim çok yoruldum, yatağının üstündekileri de sen katlayıp koy sandığa’
Bu yorgunluğun üzerine istemeyerek de olsa kıramam bu sesi.
Yatağımın üstünde ki 13 yaşında ki kızın pembe mantosunu özenle katlayarak sandığa koydum.
Kesinlikle gözleri siyahtı…
Türkan Kebeci

CEVAP VER