GÖRMEK VE KÖRLÜK

0
35

Görmekte aslında bir nevi körlüktür. Koşullar veya görünenlerin algısı kişiyi kör eder. An içinde yaşananların akışına kapıldığı için her şeyin doğru olduğu kanısına varır ve görünürde olanlar bireye hoş gelir…
Bu süre içinde uygulanan veya uygulatılan her fiiliyata tepki verme olasılığı düşüktür. Bu sebepten yargılama yada objektif bakma mukayesesini sağlıklı yapamaz. Yani akı kara, karayı ak olarak görür. Onun gördüğü bu zaman zarfı içinde olaylar farklı cereyan eder.
Zaman geçip cereyan eden olayların neticesinde olumsuzluklar canını yakınca görmekten uyanır. İşte bu sefer görmek olgusundan çıkarak düşünce boyutuna geçer.
Bireysel çıkar ve menfaatlerin ön plana geçtiği, her şeyi hoyratça tükettiğimiz ve emperyalizmin en ağır baskısını güzel düşlerle yaşadığımız bu dönemde düşünceyi aktif kılmanın tek yoludur.
Canın yanması…
Beni sokmayan yılan bin yıl yaşasın derken o bin yılı yaşayan yılan dönüp soktuğunda anlarız, zehrini akıttığı insanların yaşadıklarını.
Unutmayalım ki kişi kendisinde ne eksikse hep ondan bahseder…

Ana kapılmadan geleceğimizin nasıl şekillendirileceğini tüm tarafsızlığımız ile düşünme zamanı.
Biz geleceği çocuklarımızdan emanet aldık.
BENDE EKSİK OLANDA GÖRMEK BU GÜNLERDE HEP ONDAN BAHSEDER OLDUM…

CEVAP VER