Evde Ergen Var Dikkat

0
70

U

Çocuklarımız; bin bir emekle büyüttüğümüz, gözümüz gibi baktığımız, en kıymetli varlıklarımız. Neşesiyle eve huzur ve veren çocuğumuz yavaş yavaş değişmeye başlıyor. Sanki gizli bir el dokunmuş da yakın zamana kadar sizinle konuşan şakalaşan çocuğunuz, yalnız kalmayı tercih ediyor. Gözlerinize bakmıyor. Günden güne sizden uzaklaşıyor. Tabi ki ebeveyn olarak, özellikle anne olarak çocuğunuzda gözlemlediğiniz  bu değişimleri fark ediyorsunuz.  Önceleri biraz sarsılıyorsunuz, sizin sevgi yumağı çocuğunuzun yerine bambaşka bir çocuğun geldiğini görüyorsunuz. Bu değişimlerin nedenlerini düşünüyorsunuz, kendinize soruyorsunuz. Ama sarsıntınız kısa sürüyor. Çünkü cevabınız hazır, ergenliktendir. Bir süre sonra yakınlarınıza dert yanmaya başlıyorsunuz, “Bu çocuğa ne oldu bilmiyorum, söz dinlemiyor, bir şey söylenmiyor, bağırmaya çağırmaya başlıyor,  kendi havasında, eşyalarına dokundurmuyor, önceden izin almadan kapının önüne çıkmazdı şimdi canı nasıl isterse, babasına da bir şey demiyorum ki kızmasın diye, idare etmekten yoruldum, ne yapacağımı bilmiyorum”. Bu örnekleri daha da çoğaltabiliriz.  Dert yandığınız yakınlarınızın da size vereceği cevap hazır, ergenliktendir. Mutlaka birisi kendi çocuğundan örnek verir “Bizimki de böyleydi, sonra düzeldi. Şimdinin ergenleri bir değişik, biz böyle miydik?”  Bir an içiniz rahatlar.  Sorumlu bellidir. Sizden kaynaklanan bir şey yoktur. Her sorunun başı ergenlik. Nasıl olsa suçlu belli, sanki ergenlik virüsü diye bir rahatsızlık var da sizin çocuğunuza bulaşmış. İyileşince geçer. Tanıdık geldi mi size?  Tabi, babalar en son duyar sözünü de atlamamak gerekir. Anne idare edendir, anne ister çalışıyor olsun isterse ev hanımı olsun, çocukların sorumluluğu ondadır.

 

Ergenlik dönemini sorumlu olarak tayin ettik. Ancak, ebeveyn olarak yani hem anne hem de baba olarak çocuğunuzla ilgili her konuda farkındalığınız ne kadar bunun farkında mısınız?  Çocuğunuzla ne kadar iletişim kuruyorsunuz? Çocuğunuzda başlayan olumsuz değişimlerin ne kadarını gözlemlediniz? Çocuğunuzla yaşanan ilk çatışmada, ilk krizde zamanında, doğru ve yeterli müdahale edebiliyor musunuz? Ya sorun çözme becerisine sahip misiniz? Çocuğunuzu her yönüyle tanıyor musunuz?

 

Evet, ergenlik dönemi çalkantılı bir dönemdir. Ergenin genel olarak duygularında istikrarsızlık olduğu görülür. Bir gün   önce çok mutlu ve enerjik olan ergen ertesi gün kabuğuna çekilmiş ve bitkin   olabilir. Duygular anlık olarak bile değişkenlik gösterebilir. Bu nedenle   ebeveynin bunu kabul etmesi ve her defasında duygularına yönelik sorgulamalara ve baskıcı yaklaşımlara girmemesi gerekir.

 

Bu dönemde ergen duygularını çok dolu ve coşkulu yaşar. Gerek ses tonu ve   vurgulamaları ve gerekse mimikleri önceki döneme göre duygularını daha fazla ifade ediyor niteliktedir.

 

Diğer dönemlere göre daha yoğun hayal kurar ve gerçekten zaman zaman uzaklaşır.   Bu hayaller gelecek planlarını kapsayabileceği gibi genellikle karşı cinsle ilgili hayaller olabilmektedir.

 

Ergen zaman zaman yalnız kalma isteği içinde olabilir. Odasına çekilen ve   yalnız kalmak istediğini söyleyen bir ergenin ciddi bir sorunu olduğu   düşünülüp kaygılanılmamalıdır. Ergen kendisi ile baş başa kalıp   yaşadıklarının muhasebesini yapma ihtiyacı hissedebilir. Ergen kendini yorgun hissedebilir, buna bağlı olarak çalışmaya karşı   isteksizdir. Vücut enerjisi âdeta büyümeye harcanıyor gibidir.
Ergen yaşadığı bedensel değişimlere bağlı olarak çekinebilir ve kendini   saklama ve bu değişimlerden çevreyi haberdar etmeme isteği içinde olabilir.
Yeni şeyler deneme merakı artmıştır. Bu dönemde arkadaş çok önemli bir noktadadır. Bu nedenle arkadaş seçimi   konusunda ergenin dikkatli olması ve ailenin hassas davranması gerekir. Ergen, bir taraftan bağımsız olmak isterken diğer taraftan da uzaktan takip edilmeyi ister.

 

Bu dönemde ergenin fark edilme ve takdir edilme ihtiyacı vardır. Bu   ihtiyacını aile içinde gideremeyen ergen, farklı arkadaş gruplarında bu   ihtiyacını giderebilir. Risk almaktan ve riskli davranışlarda bulunmaktan çekinmez.

Ergen her şeyden önce anlaşılma ve değer görme duygusunu yaşamalıdır. Bu   nedenle ebeveynin bu duyguları yaşatma adına söz ve davranışları konusunda   hassas olması gerekir. Aksi takdirde ergen bu duygularını tatmin adına farklı   çevrelere ihtiyaç duyacaktır. Ergenle fikir alışverişleri yapılmalı; ergen,   aile konuları dışında tutulmamalıdır. Çeşitli sorun ve konularda ergen   objektif bir biçimde saygıyla dinlenmeli ve ortak paydalar bulunmaya   çalışılmalıdır.
Nasihatler genellikle işe yaramaz, sadece ergenin o an ebeveyni dinlemesini   sağlar, uzun vadede çözüm değildir. Arkadaş seçiminin eleştirilmesini, kendine yönelik eleştiri olarak kabul eder ve tepkileri abartılı olur.  Ebeveyn bu konuda ergenin arkadaşlarını tanıma yoluna gitmeli ve bunu   çocuğuna hissettirmelidir. Akabinde şayet hoş olmayan bir durum varsa bu,   ergenle paylaşılabilir. Fakat tanımadan eleştirmek ergenin ebeveynini haksız   bulmasından başka bir işe yaramaz. Sevgi eksik edilmemelidir. Evdeki genel   ortamın gergin olmamasına dikkat edilmelidir. Ergenlik dönemi çatışmalı ve   gergin geçiyorsa bir uzmandan destek almaktan kaçınılmamalıdır.

 

 

Dinlenilmek ve anlaşılmak herkese iyi gelir. Çocuklarımızla çatışmak yerine uzlaşmayı seçmek,   sahip çıkmak ve onların elinden olarak tutmak

Ejderhanı Nasıl Eğitirsin

6 yaş ve üzeri çocuklar için uygun film.

Konusu : Ejderhalar Berk Adası’nı kendilerine mesken seçmişlerdir. Senelerce acımasız mahlukat tarafından yağmalanan talihsiz adanın biçare yerlileri için hayvanlarını çalıp evlerini yakan bu ejderhaları tepelemek bir nevi namus borcudur. Yetişkinlik çağına erişen genç erkeklerin yapması gereken tek şey bir ejderhayı öldürmektir. Zamanı geldiğinde köyün şefinin tuhaf oğlu Hiccup, icat ettiği tuhaf mekanizmalı silahı bir yaratığa doğrultarak onu öldürmeye yeltenir. Nadir bir türe ait olan bu ejderhayı bir türlü öldüremeyen Hiccup, hayvanı ormana götürerek serbest bırakır. Sonrasında ise aralarında sadakat ve içtenlik barındıran bir arkadaşlık gelişir.

“Kahraman bir lider olmak için güç mü, cesaret mi, yoksa akıl mı gerekli?”

    Cressida Cowell

Anneler babalar !!!! “Ejderhanı Nasıl Eğitirsin”   filmini  halen seyretmediniz mi? Öyleyse planınızın ilk sırasına koyun. Ama önce siz izleyin. Sonra çocuklarınıza izletin. Yok yok, sakıncalı bir film değil tabi ki. Sadece anne baba olarak, çocuklarınıza yaklaşımınızı bir kez daha gözden geçireceksiniz. Onlardan beklentilerinizi, aslında kendi iç dünyanızın beklentisi olduğunu fark edeceksiniz. Bunu çocuklarınızdan önce kendiniz görün. Çünkü bir çok sahnede çocuğunuz size “Gördün mü bak sen de bana böyle yapıyorsun”, “Ya işte sen de beni böyle dinlemiyorsun”, “Nasılmış işte sen de beni zorluyorsun, benim yeteneklerimi keşfetmeme saygı duymuyorsun” diyecektir. Bunlara hazırlıklı olmanız için önce siz izleyin.

Film, ön yargıların nelere mal olabileceğini, kafamıza vura vura anlatıyor. Bir babanın çocuğuyla kurduğu iletişim(siz)liği açıkça ortaya koyuyor. Filmin kahramanı küçük çocuk

“ Hıckıdık”,   bizlere   kahramanlığın önce akılda başladığını gösteriyor. İyi seyirler.

CEVAP VER