Dünü Bugünü İle Atakent

0
310

Orhan Veli’nin İstanbul’u dinlediği gibi bizde Atakent’i okumaya niyetlendik ve sabahın 10’nunda bir kaç Atakent sakini bir araya gelerek Atakent’i okumaya karar verdik ve yayan yollara düşüp, sohbetimizi yazıya döktük.

98 Bin nüfusu ile Küçükçekmece’nin en kalabalık mahallesidir, Atakent.  1, 2 ve 3 olmak üzere üç bölgeden oluşur. 25 yıllık bir geçmişe sahip olan  İlk inşa edilen Atakent 1 bölgesidir. İnşa edildiğin de ilk yerleşenlerin gündelik hayatta karşılaşma alanlarının olmadığı ıssız bir batılı yeni kent görüntüsündeydi.  Konutlarda tek market ve küçük bir çarşıda olan dükkanlar vardı. Bu gün ise bu dükkanların sayısı 500’ü geçti. O dönemlerde hiç kimse bunun bir sermaye ve tekel birikiminin formülü olduğunu vurgulamadığı gibi anlayamadı da. Bu dükkanların haricinde bu gün Onur Marketin olduğu alan halkın alışveriş yaptığı ülkenin illerini içeren ürünlerin satıldığı tezgahların bulunduğu pazar yeriydi.

Bu pazar yeri mahalle insanlarının karşılaştığı mekanlardan biriydi.  2005’de pazar yerinin kaldırılması ve yerine Onur Market’in  ve küçük avm’nin yapılmasıyla Atakent’in betonsal değişim ile paralel gelişiminin başlangıcı olmuştur.

Pazar yerinin kalkması ile kademeli olarak site arazilerindeki küçük alanların avm lere dönüşümleri zaman içinde  daha büyük alanlara yayılan marketlere devasal bloklar eşlik etmeye başladı. Ülkenin küresel değişimi ile Atakent’in değişimi birbirine paralel gelişim göstermekteydi bu bağlamda Atakent’teki değişimi tek başına incelemek yanlış olur. Bir mahallenin betonlaşması, alışveriş kültürü, değerleri, mimarisinde ki değişimler aslında ülkede ki genel değişimlerin bir göstergesidir desek te, ülke ve küresel değişimlerin yani genelin değişimi birimleri yani mahalleleri etkiliyor. Bir başka değişle ülkede ki kültürel değişimlerin yansımaları mahallerde görülüyor. Belki de mahalleler uygulanmak istenen değişimin kobayları olarak kullanıldı yüzyıllarca. Neyse biz yine mahallemizde ki değişimlere gelelim. 2005’e kadar site içerisine araba girişi yoktu kapalı normal site görünümündeydi. Atakent’in girişi  Arena park’ın olduğu İki telli ışıklarına yakın alanda siteye giren araçların kontrollü girdiği güvenlik vardı. Şimdi her sitenin kendi araç güvenlik kontrolleri var. 2005 de planlı yapılmış 2. etabın içinde ve çevresinde başka başka sitelerin türemeye başladığı yıldır. 2007 de bu olgu ivmelendi ve 2010’a gelindiğinde site içinde ve çevresinde yüzlerce site oluşmuştu artık yeşil alanların olduğu yeşillikler içinde bisikletlerle dolaştığımız Atakent yaşadığımız beton çevreye dönüşmüştü.  Sabah Atakent’i gezmek için sözleştiğimiz , Gezi eylemlerinde buluşma ve toplanma yeri olan Ali İsmail Korkmaz parkı pazar yerinin yakınında Arnavut kaldırımlı küçük bir parktı.

Bu gün parkta yer alan Atatürk Anıtı önce bankamatiklerin olduğu kavşaktaydı. Bu 25 yıllık sürede ilk inşa planlarında okul, hastahane ve ortak kullanım alanlar hangi yöntemlerle satıldığı belli olmayan yöntemlerle satılarak her boş alan betonlarla dolduruldu.
Betonlaşmayla birlikte insan ilişkileri zayıfladı, birbirlerini tanıyan insanlar artık betonlaşmayla birlikte yabancılaşmıştı. Bu gün aynı katta oturan komşularımızı tanımazken veya  asansörde gördüğümüz kişilerin yüzüne bile bakmıyoruz. Bir günaydını veya bir iyi akşamlar kelimesini söylemek bile çok zor. 20 Yılın boyunca mahallede topluluk ve dernek oluşturma çabaları ve sol partilerin etkinlikleri haricinde küçük kafelerde ki yakın mekan tanışıklığından başka sosyal ortam oluşturmak imkanı çok fazla olmamış. Gezi olayları insanları yüksek beton yığınlarından çıkıp Atakent’in site yollarını doldurunca tanışma ve kaynaşmalarında en büyük etken oldu. Gezi öncesi birliktelik az iken gezi olaylarından sonra birliktelik daha yoğun yaşanmaya başlandı.

Bu gün ikinci etap Barış tepesinde ki otobüs durağının bulunduğu alan otobüslerin son durağıydı.

Pazar yerinde ki karşılaşmalar 2011 de Aranapark’ın açılmasıyla insanlar artık kitlesel olarak burada karşılaşmaya başladı. Artık siteler birbirine AVM’ler ve tel çitlerle bağlanıyor görülse de aslında bunlarla ayrılmış durumda.

İlk kurulduğu dönemde anaokulu ve bir lise var iken bu gün onlarca özel okulu, kamusal okul  ve  ana okulların bulunduğu bir mahalle haline gelmiş durumda. Ülkede siyasi düşüncenin getirdiği dini akımlardan nasibini fazlasıyla alan bir mahalle Atakent. Ensar vakfı, kamu okulların dönüştürüldüğü imam hatip okulları ve inşası biten İlkseç vakfı binası ( İmamı Azam Kur’an İlimleri Merkezi) bulunmakta.

Bu gün kullanılan Atakent Kültür Merkezi, lisenin konferans salonuydu.

Atakent’te yapılan arkeolojik kazılar mahallenin 9 Bin yıllık yerleşim yeri olduğunu gösteriyor.  Bu gün ise etrafı sitelerle çevrilerek beton kıskacına alınmaya çalışılıyor, bir süre sonra görünen yeşil alanlardan eser kalmayacak.

Bu gezi sırasında Atakent’in mimarisine uymayan renkleriyle dikkat çeken bu bina ne kadar da zıt düşmüş Atakent’in hem mimarisine hem de dış cephe renklerine uymuyor.

Aslında siteler yaşadığımızı sandığımız ama kontrol altında tutulduğumuz, belirli standartlara sokulduğumuz mekanlarımız.
Yani yaşam hapishanelerimiz.

Geziyi düzenleyen Atakent’in sakinlerinden Sayın Mustafa Ender Yorgancı Bey’e teşekkür ederiz.

Haberde İstanbul

CEVAP VER