DAVUL, ZURNA, KLARNET…

0
28

DAVUL, ZURNA, KLARNET…

Tam 18 adamız Yunan işgali altında!

Üstelik Yunan; bu adaları silahlandırdı, koca koca toplar getirdi ve namlularını da gözümüze sokar gibi bize çevirdi. Gün geliyor bu adalarda mangal yapıyor, uzo içiyor ve karşımızda sırıta sırıta sirtaki oynuyor, gün geliyor askeri tatbikatlar yaparak Ege sahillerini işgal harekâtının provasını yapıyor!

Üstelik bununla da kalmayıp, Ege Denizindeki kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgeleri Türkiye’ye ait olan alanlardan petrol çıkarıyor.

Şimdi sıkı durun!

Yunanistan Türk karasularında açtığı 11 petrol kuyusundan günde tam 3823 varil petrol çıkarmaya devam ediyor!

Sen bütün bunlara gıkını bile çıkarma…

Öz be öz Türk toprağı olan Süleyman Şah Türbesi arazisinde asılı olan al bayrağımızı bir gece vakti kendi elinle indir, atamız Süleyman Şah’ın kemiklerini bir torbaya koy ve toprağımızı IŞİD eşkıyalarına terk ederek tırıs tırıs kaç!

Tek kurşun bile atma ve üstelik bu mezar kaçırma işini PYD eşkıyaları ile işbirliği içinde yap!

Ama vicdanın hiç sızlamasın…

Eli kanlı terör örgütü PYD’nin lideri Salih Müslim denilen suratsız değil mi?

İşte o suratsızı sen defalarca Ankara’da ve İstanbul’da ayağına kırmızı halılar sererek karşıla, en ağır misafir olarak ağırla ve yine bu PYD eşkıyalarını korumak için gelen Barzani eşkıyalarını bir 29 Ekim günü Türk topraklarından gövde gösterisi yaptırarak geçir, utanmadan bir de yedikleri lahmacun paralarını Türk milletine ödet!

Ama hiçbir rahatsızlık duyma…

Güneydoğu’da göz göre göre hendekler kazılırken ve barikatlar kurulurken sessiz kal, taşları bağla itleri sal!

Ondan sonra kahraman Mehmetçik ve polisimiz, Kıbrıs Savaşı’ndan daha fazla şehit vererek, kendi şehirlerimizi yeniden vatan toprağı yapsın!

Sen ise, kendini sorgulayacağın yerde başarıyı kendinden bil…

Yıllarca FETÖ ile kol kola gez, beraberce Türk ordusunu ez, ne istedilerse hepsini ver, sarmaş dolaş ol, can ciğer kuzu sarması ol!

Ondan sonra da kendin hariç herkesi suçla…

15 yılda bir tek fabrika dahi açma, ama açılmış bütün fabrikaları sat, satmaya da devam et!

Hala kendini sorgulama…

Cari açık rekorlar kırsın!

Dolar 4 lira, Avro 5 lira, benzin 6 lira olsun!

Türk parası dünyadaki bütün paralar karşısında değer kaybeden tek para olsun!

Sen hala 1 liraya tuvalete gidebiliyoruz diye övün…

Son 15 yılda; yurt dışındaki tefeciye 150 milyar dolar, yurt içindeki tefeciye de 675 milyar lira faiz öde!

Ondan sonra Mehmet Şimşek “çatıyı onarmalıyız” deyince kıyametleri kopart…

Sentetik uyuşturucu kullanımına bağlı ölümlerde, ülken Avrupa birincisi olsun!

Uyuşturucu kullanım yaşı 11’e kadar düşsün!

Kılını bile kıpırdatma!

Kadın cinayetlerinde Avrupa’da birincisi olalım!

Çocuk istismarında dünya üçüncüsü olalım!

Antidepresan ilaç kullanım artış oranında (%458) dünya birinciliğini kimselere bırakmayalım!

Ama her şey yine tıkırında olsun…

İşçi sömürüsünde Avrupa’da birinci olalım!

En çok vasıfsız göçmen alan ülkeler arasında yine dünya birincisi olalım!

Ölümlü iş kazaları sıralamasında dünyada üçüncü, Avrupa’da ise yine birinci olalım!

Ama ölüm bu işin fıtratında deyip geçelim.

Tarımı öldür, samanı bile dışarıdan alalım; hayvancılığı yok et, eti Sırbistan’dan alalım!

Sen hala utanma, halkın karşısına çık ve tarımda Avrupa’da bir numarayız de…

“Keşke Yunan galip gelseydi”, “Atatürk heykellerinin köpek leşi gibi sürüklendiğini göreceksiniz” diyen fesli Kadirle kol kola gir!

Ama hiç gocunma…

“Türk milliyetçiliği bölücülüktür” de…

Hiç tınma…

Türk milliyetçiliğini ayaklar altına al! Ama sözde milliyetçiler seni göklere çıkarsınlar…

Böyle olursa tabi ki her şey mubahtır.

O zaman biz en iyisi:

Güneydoğu’da ödediğimiz bedelin esas nedeninin yanlış açılım politikaları olduğunu unutalım.

Bugün Suriye’de boğuştuğumuz belanın ana nedeninin, “Suriye’nin Rus hegemonyasından alınarak Amerikan hegemonyasına sokulması” olarak özetleyebileceğimiz bir plan dâhilinde Amerikan taşeronluğuna soyunarak Suriye’ye müdahale edilmesi olduğunu unutalım!

BOP projesini unutalım!

Başımızdaki BOP eş başkanlarını unutalım!

Yahudi hizmet ve cesaret madalyalarını unutalım!

El Bab’ta 72 ve Afrin’de 51 olmak üzere PYD’ye karşı yürüttüğümüz harekâtlarda şimdiye kadar toplam 123 vatan evladını cennete uğurladığımızı unutalım!

Şehitlerimizin kanlarının kurumadığını, acılı ailelerin gözyaşlarının dinmediğini ve gazilerimizin yaralarının henüz deva bulmadığını unutalım!

“Megri megri”leri unutalım.

Başkomutanlığın Meclis’in uhdesinde olduğunu unutalım!

Yasalarımıza göre, Cumhurbaşkanı’nın başkomutan değil, başkomutanlığın sadece bir temsilcisi olduğunu ve savaşta başkomutanlık görevinin genelkurmay başkanlığınca yerine getirileceğini göz ardı edelim.

Eğer Türk ordusu El Bab’ta ve Afrin’de başarısız olsaydı!!! Şimdi zaferi kimselere kaptırmayan bu Hükümet, o zaman “yenilgi benim başarısızlığım” diyebilecek miydi? Yoksa askeri mi suçlayacaktı?

Boş verin bütün bunları; sormayalım, sorgulamayalım ve unutalım hepsini…

Çocuklarımızı askere falan da göndermeyelim.

Harekâtta ölenler de zaten gariban çocukları…

Yine çoğunluğu, çocuklarını askere falan göndermemiş olan sözde sanatçılarla Hatay’da buluşalım.

Çekelim üstümüze kamuflajları…

O zaman?

O zaman haktır!

  1. Davul, zurna, klarnet…

CEVAP VER