ÇOCUKLARA KIYMAYIN EFENDİLER

0
118

 Geleceğimiz, yarınımız, umudumuz olan çocuklarımıza gereken değeri veriyor muyuz?

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü dolayısıyla hazırladığı çocuk işçi cinayetleri raporuna göre;  2016 yılının ilk beş ayında en az 18 çocuk işçi yaşamını yitirdi.Son üç buçuk yılda çocuk işçilerin en çok yaşamını yitirdiği iş kollar;  tarım, inşaat, metal ve ticaret olarak belirlendi. İş cinayetlerine kurban giden çocuk işçilerin 31’i kız çocuğu /genç kadın ve 163 ‘ü ise oğlan çocuğu /genç erkekten oluşuyor.194 çocuğun yaş dağılımı içler acısı;  6 yaşında 2 çocuk, 7 yaşında 2 çocuk, 8 yaşında 3 çocuk, 9 yaşında 4 çocuk , 10 yaşında 7 çocuk , 11 yaşında 3 çocuk , 12 yaşında 7 çocuk , 13 yaşında 14 çocuk , 14 yaşında 15 çocuk , 15 yaşında 30 çocuk , 16 yaşında 49 çocuk , 17 yaşında 58 çocuk  ( son üç buçuk yılda) çalışmaması gereken yaşta çalıştırılarak iş kazalarında yaşamını yitirdiler…Devlet ise kendi yasaların uyulması için gereken yaptırımları uygulayamadığı gibi, çalışan çocukları koruyamıyor.  Çalışması yasak olan iş kollarında çalışıldığı gibi 15 yaşın altında çocuklar çalıştırılmaktadır. Ayrıca çocuk işçi sağlığı hakkında da kapsamlı bir çalışma yapılmamaktadır.               Okuyamayan çocuklarımıza, çalışsınlar diyoruz.  Lâkin iş güvenliğinde durumumuz da ortada.  Can güvenliğini koruyamadığımız çocuklarımızı bile bile köle yapıyoruz ve çocuklarımıza yapılanlar vicdanen kabul edilemez. Çocuk çalıştırmak yasak ise bu çocuklar nasıl çalışıyor. Peki devlet göz mü yumuyor?  Anne ve babalara ‘ 3 yetmez 5 olsun,  Allah rızkını verir’ diye seslenen devlet büyükleri çocuklarımızın güvenliğini ve geleceğini güvence altına alamadıktan sonra sesleniş sadece genç fidanlarımızın hayatına ve biz anne ve babaların geleceğini karartmaktan öte gidemiyor.  Çocuklarımız için diğer bir durum,  çocuk yaşta zorla evlendirme geliyor. Aslında başlık parası almak, törelerin getirdiği ahlak- namus kavramı, dışarı bakmasın bir nevi kocasına köle yapmak çaresiz bırakmak küçük yaşta.   Sonrada içler acısı bir deyim ” çocuk gelinler’’  karşılığı olmayan, olmaması gereken bir deyim olsa da yaşanan dramlara her gün tanık oluyoruz. Yaşanan dramlar gerçek. Çocuklara eziyet, ilgisizlik bununla da bitmiyor. Vakıf okulları,  resmi veya gayri resmi yatılı okullar da yaşanan cinsel istismarlar geliyor. Sadece resmi şikayetler ile açığa çıkan soruşturmaların basına yansıyan kısımlarını biliyoruz. Yaşanan kepazelik diz boyu. Ya bilinmeyenler, çevre baskısıyla çocukların içine attığı,  bastırılan, korkudan ailelerine anlatamadıkları yada anlatıp da sessiz kalınan olaylar kim bilir nasıl?   Eğitimsiz hayvanların tacizine uğrayarak yarınlarını kararttığımız ilgiye muhtaç yavrularımız, geleceğimiz. Okuyunca ne olacak diyemez aile,  aile derse devlet dedirtmemeli. Zorunlu eğitimi verecek, durumu iyi olmayanların eğitimini üstlenecek, eğitim çağında çalıştırtmayacak, evlenmesine izin vermeyecek, özel, devlet yatılı veya yatılı olmayan tüm eğitim kurumların denetiminde hassas davranacak. Uymayan ailelere, kurumlara yaptırım cezaları uygulayacak. Çocuklar sadece anne babalarına ait değildir.  İstedikleri zaman çalıştırıp istedikleri zaman evlendireceği köle hele hiç değil. Sonuç olarak çocuk sahibi olmak kutsal bir görev bu sorumluluğa kendini hazır hissediyorsan, bu fedakârlığı gösterebileceksen, imkânın ölçüsünde bakabileceğinin ve yapabileceğinin en iyisini yapmaya çalışacaksın. Bunun içinde yapabileceğin değil bakabileceğin kadar çocuğa sahip olmalısın.  Çocuklarına iyi bir gelecek hazırlaması için sosyal devletin oluşması içinde çaba harcayacaksan, çocuk sahibi ol.  Yoksa 3 de yetmez 5 tane ver.  Ver Allah’ım demekle olmuyor. Geleceğini hazırlayamadığınız, çocuğunuzu dünyaya getirmekle onların yaşamını karartacaksanız,  lütfen çocuk sahibi olmayın.               Niyetiniz iyi değilse o kirli ellerinizi çekin geleceğimiz den. Dizeleriyle makaleye adını verilmesine ilham kaynağı olan büyük usta Nazım Hikmet Ran’nın  ‘Bulutlar Adam Öldürmesin’ şiirinden bir dörtlükle son noktayı koyalım.

Koşuyor altı yaşında bir oğlan,

Uçurtması geçiyor ağaçlardan,

Siz de böyle koşmuştunuz bir zaman.

Çocuklara kıymayın efendiler.

Bulutlar adam öldürmesin.

Nuri ŞAHİN

 

CEVAP VER