Çınarın İsmi Neden Silinmek İsteniyor?

2
98

Cide Meslek Yüksek Okulundan Rıfat Ilgaz Adı kaldırılma fikri nereden çıktı. Yada neden Rıfat Ilgaz ?

Bu sorulara cevap vermeden önce Hababam Sınıfının Güdük Necmi’si neler yapmış bir bakalım. Yazarımız 7 Mayıs 1911 yılın da Kastamonu’nun şirin sahil ilçesi Cide’de dünyaya gelmiştir.  Aslında anılarını anlatığı bazı kaynaklarda annesinin Şubat’ta dünyaya getirdiğinden bahseder. İlkokul yıllarında kaymakamlığa  gelen Kurtuluş Savaşı haberlerini arkadaşları ile yazarak çoğaltıp dağıtır. Kurtuluş savaşında çıkan tek gazetedir Kastamonu Açıksöz gazetesi.  Kastamonu’da Açıksöz gazetesinde şiirleri yayımlanmaya başlar. Bu durum o kadar ilgi çeker ki, ortaokulu bitirdiği yaz Kastamonu’ya gelen ve Açıksöz gazetesinde Ilgaz’ın “Sazını Çala” şiirini gören dönemin Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati ile ünlü şair Faruk Nafiz Çamlıbel, bu küçük şairle tanışmak isterler. Üniversiteye gitme konusunda öğretmenleri destek verir lakin babasının vefatı ile hayalleri suya düşer ve orta okuldan sonra Kastamonu öğretmen okuluna devam eder. Bu yıllar Hababam Sınıfı’na esin kaynağı olur. Yazımın başında dediğim gibi okulun en kısası olduğu için kendini romanında Güdük Necmi olarak anlatır. Okul sonrası Gerede’ye öğretmen olarak atanır ve ilk evliliği sonrası askerlik ve edebiyat ile devam eden bir zamandan sonra askerlik dönüşü Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Edebiyat bölümüne sınavla girer. İkinci evliliği derken oğlu Aydın ve  kızı Yıldız olur. Okul sonrası ciğerlerinden rahatsızlığından dolayı öğretmenlik yapamadan İstanbul’da Yakacık Sanatoryumu’na yatar. Buraya kadar özel ve meslek hayatında ki birikimlerle edebiyat alanında tanınmaya başlar. Sosyalizmi temel alan toplumsal konuları işlediği şiirleri ve kitaplarıyla toplumcu 40’lar kuşağın içinde yer alır. Bursa Cezaevinden Nazım Hikmetin şiirleri İbrahim Sabri mahlasıyla Yürüyüş dergisinde yayınlar. İkinci kitabı Sınıf basıldıktan 25 gün sonra toplatılır. Kendisi de polis tarafından aranır, bir süre sonra teslim olur. Ceza evinden çıktıktan sonra hem öğrencilerini hemde çok sevdiği öğretmenlik mesleğini kaybeder. Zor ceza evi yaşamından sonra sanatoryuma yatar. Aziz Nesin, Sabahattin Ali İle Marko Paşa’yı çıkarırlar. Marko Paşa dönemim siyasi yönetimini eleştiren ve toplumsal konulara değinen mizah dergisinin yazarları yazılarından dolayı hapise girerler hatta bu kollektif çalışma öyle boyut kazanır ki, Sabahattin Ali hapis de ise yazısı bir şeklide ceza evinden çıkarılır ve dışarıda olan Rıfat Ilgaz veya Aziz Nesin’in imzasıyla yayınlanırdı.  Yazının kimin olduğu hiç önemli olmamıştır. Marko Paşa siyasileri öyle rahatsız eder ki ilk sayısının dağıtımına izin verilmez.

Marko Paşa’yı önce hiçbir dağıtımcı üstlenmek istemez. Polis dağıtımcıları önceden uyarmış ve tehdit etmiştir. Dağıtımcılar ise ‘’satılmaz bunlar burada’’ diye Aziz Nesin’i caydırmaya kalkmıştır. Aziz Nesin aydın sorumluluğunun bilinciyle yapması gerekeni yapmıştır, kendisinden dinliyoruz: ’’Kolumun altına ikibin gazeteyi alıp sokağa çıktım. Marko Paşa’yı kendim satacaktım. (…)Eminönü meydanına gelince gözümü kapayıp ‘’Markopaşa’’ diye avazım çıktığınca bağırmaya başladım. Gazete adeta kapışılıyordu. (…)Böylece dörtbin gazeteyi bütün İstanbul’a dağıttım, ikibin gazeteyi de taşraya yolladım. Gazetenin çıktığından iki gün sonra hiçbir gazetecide Markopaşa kalmamıştı, hepsi satılmıştı. Taşradan, il ve ilçelerden, ‘’100 daha gönderin’’, ‘’200 daha gönderin’’ diye mektup ve telgraflar yağıyordu.’’ Marko Paşa’da çıkan yazılardan dolayı Sabahattin Ali, Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz belirli aralıklarla ve sürelerle hapse girmiştir. Hapisten yazı yazıp dışarı kaçırmışlardır. Rıfat Ilgaz ciğerlerinden rahatsız olduğundan dolayı bir süre sonra hastaneye yatırılır. O da hastaneden yazı kaçırarak gazeteye yollar. Polisler hastaneyi didik didik ederler, yazıları bulmak için yastığa kadar her şeyi sökerek ararlar. Ama nafile… Böylece hiçbir şey, hiçbir irade ve hiçbir baskı bu aydınlara boyun eğdiremez…(Kaynak;http://haber.sol.org.tr/blog/serbest-kursu/hakan-erol/marko-pasacilarin-aydinligi-ve-kararliligi-140645)

Peki gözü pek bu yazarlar neyi savundu; Dönemin Marshall yardımlarına karşı çıktılar, Amerika emperyalizmine karşı çıkan üç korkusuz yazar Köy Enstitülerini savundular, çıkar ve menfaat işlerine girmediler, yazılarını dava uğruna paylaştılar ben egosundan daha ziyade ekip çalışmasını seçtiler. Yaşam zorluklarına, hapishanenin zor koşullarına, işkencelere karşı durdular, gericiliğe karşı durdular, halkın yanında haksızlığa karşı yer aldılar umutla yarınlara ışık oldular.

70 Yaşında Cide de Yıldız Karayel romanın son bölümünü yazarken, sistem çok korkmuş olacak ki eli kelepçeli Kastamonu Ceza evine getirilir. Olsun bu bile koca çınarı deviremez ta ki Sivas Madımak olayına kadar. Çok sevdiği dostu Asım Bezirci’yi ve bir çok kişinin kaybetmenin derin üzüntüsünden dolayı 5 gün sonra bu acıya dayanamaz ve 7 Temmuz 1993 de devrilir Koca Çınar. Zincirlikuyu mezarlığında Asım Bezirci ile yan yanadır. Eserleriyle kök salan koca çınarın ismi Cide  Meslek Yüksek Okulundan silinmek isteniyor. Silinmek istenmesinde ki tek sebep mücadeleci, direnişçi ruhu yeni gelen idareyi rahatsız mı etti acaba.

Türkân Kebeci Şahin

turkankebeci@gmail.com

 

2 YORUMLAR

  1. Işığı bol Rıfat hoca ile bir sohbetimizde, Rıfat hoca Kastamonu “Muallim Mektebi” deyimini kullanıyordu. Ben hayatımın en zirve ukalalığını yaparak “öğretmen okulu” diyerek düzeltmek istediğim de bana, ama benim okulumun adı muallim mektebi idi demişti.

    • Merhaba Yetgin Bey,
      Siz yaptığınızı ukalalık deseniz de Rıfat Ilgaz Hoca öğrencilerini çok sevdiğinden öğrencilere gösterdiği hoş görü denizinin verdiği engin bakış açısına sahip bir yazar ve bir aydın idi.
      Rıfat Ilgaz ile olan anılarınızı bizimle paylaşabilirseniz çok seviniriz.
      Saygılarımızla
      Türkân Kebeci Şahin
      turkankebeci@gmail.com

CEVAP VER