CHP’li AKKAYA: “23 MAYIS 2016’DA “BİN ALİ” DENMİŞTİ; 21 MAYIS’TA “İN ALİ “DENECEK…”

0
24

İstanbul Milletvekili Yakup Akkaya; “23 Mayıs 2016 tarihinde Cumhurbaşkanı, Sayın Binali Yıldırıma “Bin Ali” demişti. Şimdi, daha bir yıl geçmeden de 21 Mayıs 2017’de “İn Ali” diyecek. İşte geldiğimiz ahval budur.Tarih bunu da yazacaktır. “

 CHP İstanbul Milletvekili Yakup Akkaya TBMM Genel Kurulu’nda HDP’nin vermiş olduğu Meclis araştırması önerisi hakkında CHP adına yaptığı konuşmada OHAL kapsamında yaşanan ihraçlara, sıkıyönetim altında kutlanan 1 Mayıs’a, özgür olmayan bir ülkede kutlanan Basın Özgürlüğü Günü’ne ve AKP iktidarının nasıl Türkiye’yi tek adam rejimine ve parti devletine götürdüğüne değindi.

 

AKP’nin Cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan’ın “15 Temmuz Tanrının bir lütfuydu” sözünün anlamı nedir?

Konuşmasında yaklaşık 10 ay önce yaşanan darbe girişiminden ders alınması gerekirken; bu süreçte AKP’nin yanlışlıklara yenilerinieklediğine değinen Akkaya; AKP’nin Cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan’ın ; “15 Temmuz Tanrının bir lütfuydu” sözlerine atıfta bulunarak;246 yurttaşımızın öldürüldüğü, binlerce yurttaşımızın yaralandığı gerici darbe girişiminin neden bir lütuf olarak görüldüğünü AKP’nin Cumhurbaşkanının derhal açıklaması gerektiğini ifade etti.

Basın Özgürlüğü Günü Bizim İçin Bir Utanç Günüdür…

15 Temmuzdan itibaren bu sürecin AKP iktidarı tarafından her alanda fırsata çevrilme anlayışına dönüştürüldüğünü belirten Akkaya; basın ile ilgili olarak yaşanan bu süreci de“3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü günü” vesilesiyle şu şekilde değerlendirdi:

“AKP iktidarı bütün muhalifleri susturmak üzere kurguladığı politikalarına hız verdi. İlk işleri tıpkı Nazi Almanyası’nda yaşandığı gibi basını sindirme hareketi oldu.15 Temmuz’daki darbe girişiminden bu yana en az 156 yayın kuruluşu kapatıldı, yaklaşık 2 bin 500 gazeteci işini kaybetti.Bugüne baktığımızda Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin verilerine göre de 159 gazeteci şu anda cezaevinde tutuluyor. 199 ülkenin basın özgürlüğü durumuna ilişkin yayınlanan raporda, Türkiye 163’üncü sırada yer alıyor. Yine aynı raporda; Türkiye, ‘özgür olmayan’ ülkeler arasında yerini aldı.Bugün dünyada kutlanan“Basın Özgürlüğü Günü” bizim için bir utanç günüdür.“

 

16 Temmuzdan İtibarenOHAL Bahane Edilerek KHK’larla resmen partili olmayan bütün personel tasfiye edilmektedir…

16 Temmuzdan itibaren KHK’larla yaşanan ihraçlara da değinen Akkaya; bugüne kadar 115 bin kamu personelinin ihraç edildiğini; 5284 akademisyenin görevden alındığını; 35 kişinin ise kendilerine haksızlık yapıldığını düşünerek intihar ettiğini söyledi.

Akkaya konuya ilişkin olarak; “Artık tuzun koktuğu noktaya gelinmiştir. OHAL bahane edilerek, kamuda yandaş olmayan kim var kim yoksa temizlenmek istenmektedir. Anayasamızda korunan memur hakları, güvenceleri fiilen yok edilmekte, KHK’larla resmen partili olmayan bütün personel tasfiye edilmektedir. Tabiri caizse daha önce birçok kere açıkladığınız performans sisteminden ne anladığınız da ortaya çıkmaktadır.” Dedi.

 

Emekçinin pankartındaki “OHAL, KHK, Diktatör” kelimelerini makasla kesseniz de güneşi balçıkla sıvayamazsınız….

Konuşmasında 1 Mayıs’ta yaşananlara değinen Akkaya; 1 Mayıs’ta da emekçilerin sıkıyönetim şartlarında alanlara çıktığını, onca engellemelere rağmen alanları doldurduğunu belirtti.

1 Mayıs’ta ülkenin bir polis devleti, diktatörlük görünümünde olduğunu belirten Akkaya o gün yaşananlara ilişkin olarak; “Emekçiler seslerini duyurmak için getirdikleri pankartlardaki OHAL, KHK, Diktatör kelimeleri birilerince sakıncalı bulundu.Siz o kelimeleri makasla kesseniz de güneşi balçıkla sıvayamazsınız.Ancak, 1 Mayıs’ta vapur seferlerini ve metrobüsleri iptal ederken, AKP mitingleri için otobüsleri bedava yapıp, mesai saatleri içinde kamu çalışanlarını mitinge götürüyorsan “Benim nerem diktatör” demeyeceksin.” Dedi.

23 Mayıs’ta “Bin Ali” denmişti; 21 Mayıs’ta “İn Ali “denecek…

Son olarak referandum sürecine değinen Akkaya; OHAL koşullarında referanduma gitmeyi içine sindiren AKP’nin, her türlü baskı araçlarını kullanarak referandumda “Hayır” diyenleri sindirmeye, susturmaya çalışmasının; YSK’nın kanunu ayaklar altına alarak sağladığı desteğe rağmen istediği oranı alamamasının AKP iktidarını germeye başladığını söyledi.

Normal kongre takvimine kadar, AKP Genel Başkanlığını düşünmediğini ifade eden Cumhurbaşkanı’nın alelacele AKP’ye üye olarak AKP’nin Cumhurbaşkanı ve 21 Mayıs’ta AKP Genel Başkanlığı’na gelecek olmasının AKP’de işlerin iyi gitmediğinin göstergesi olduğunu belirten Akkaya sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

23 Mayıs 2016 tarihinde Cumhurbaşkanı, Sayın Binali Yıldırıma “Bin ali” demişti. Şimdi, daha bir yıl geçmeden de 21 Mayıs 2017’de “in ali” diyecek. İşte geldiğimiz ahval budur.

“Anayasa teklifi görüşmelerinde bu durumu kürsüden defalarca dile getirmiştik. “Bu Anayasa değişikliği Türkiye’yi tek adam rejimine ve parti devletine götürecek” diye uyarılarda bulunmuştuk. Tarih bizi haklı çıkarıyor. Keşke çıkarmasaydı.Bu millet buna izin vermeyecektir. Tarih bunu da yazacaktır. “

 

CEVAP VER