BU SEFER ÜZERİNE TÜY DİKTİLER!

0
40

BU SEFER ÜZERİNE TÜY DİKTİLER!

Söylenceye göre, “tüy dikmek” deyimi: Ortaçag’da (ozelikle de Fransa’da), soylusundan köylüsüne kadar oraya buraya pislemeyi adet edinmis halkın, tuvaletini yaptıktan sonra kakasına tüy dikmesi, kuruyunca da bu tüyden tutup kakayı kaldırıp atmasından gelirmiş…

Bu küçük hikayeyi niye mi anlattım?

O zaman, bırakalım şimdi Ortaçağ’ı ve gelelim günümüz Türkiye’sine…

Biliyorsunuz Yüksek Seçim Kurulu dün, Hükümetin baskısına dayanamayarak bir karar verdi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlık seçimini iptal etti.

Gerekçe ne?

Sandık görevlilerinin bir kısmının kamu görevlisi olmaması.

İyi de, sandık kurullarını kim seçti, kim görevlendirdi?

AKP…

İtiraz sürecinde itiraz eden oldu mu?

Hayır.

Her sandığın başında AKP ve MHP temsilcisi bulunuyor muydu?

Evet.

Her sandığın bulunduğu salonda AKP ve MHP müşahitleri yok muydu?

Evet vardı.

Muhtarlık oy pusulaları, İlçe Belediye Başkanlığı seçimi oy pusulaları, Belediye Meclisleri oy pusulaları ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi oy pusulaları aynı anda, aynı zarflara konularak, aynı sandıklara atılmadı mı?

Atıldı…

Üstelik kamu personeli olmayan bu görevliler, Başkanlık Referandumu ve Partili Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de görev almadılar mı?

Aldılar.

Öyle ise deyin bana şimdi: Muhtarlık seçimi tertemiz, İlçe belediyelerine çıkan oylar pırıl pırıl, Belediye meclisi seçimi hiç lekesiz… Ama gelin görün ki, Büyükşehir Belediyesi seçimi kirli ve şaibeli!

Bu nasıl oluyor?

Sandık kurullarına AKP tarafından yapılan kanunsuz görevlendirmeler; Başkanlık Referandumu ve Partili Cumhurbaşkanlığı Seçimi de dahil olmak üzere, AKP’nin kazandığı seçimler için herhangi bir mahsur oluşturmazken, AKP’nin kaybettiği seçimin iptali için gerekçe oluyor!

Ey akıl! Ey izan! Ey mantık! Ey vicdan! Ey hukuk! Ey adalet! Ey HAK! Deyin hele bana bu nasıl oluyor?

Hep dış güç, dış güç diyorlardı ya, evet seçime dışrıdan kirli elini sokan bir dış güç gerçekten varmış. Tablo ortada, görünen o ki, O dış güç AKP Parti Devletinin ta kendisidir.

Gün itibarı ile hukuk gasp edilmiş! Adalet öldürülmüş! Milli egemenlik iğfal edilmiş! Demokrasi mezara gömülmüş! Ve tam anlamıyla bir Parti Devleti kurulmuştur!

Bunun adı “Otokratik Meşruti Monarşi”dir!

E ne olacak?

Bundan böyle; adaleti, demokrasiyi ve
”Milletin istiklalini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır!”

Bir de Musalar…

Unutmayın, her firavun Musa’sını kendisi yetiştirirmiş. Görünen o ki, AKP de süratle kendi Ekremini yetiştiriyor.

Bu Hak adına iyi bir şey…

Çünkü, düne kadar sadece belediyeleri kaybetmişlerdi, ama artık bugün itibarı ile iktidarlarını da kaybettiler!

Neden mi?

Çünkü devlet denen şey “adl ile abad, zulm ile berbat olur.”

Çünkü Büyük Türk Veziri Nizamülmülk’ün dediği gibi, “insanlar devletsiz yaşayabilirler, ama adaletsiz yaşayamazlar”!

Kararın açıklanmasının ardından gelen tepkilere bakılırsa, ruhun terazisi olan vicdanlar, bu adaletsizlik karşısında, en taş kalplilerde bile kanamaya başlamıştır!

Tabiri caizse, bu sefer pisliklerinin üzerine tüy diktiler.

6 Mayıs’ta asılan üç fidana, idam kararı mahkemede okurken, uzun olan fidan gülmüş. Sormuş hakim: “Niye gülüyorsun?” Uzun fidan cevap vermiş: “Arkanızda adalet yazıyor da, ona gülüyorum!”

Şimdi biz vicdanı kanayanlar da acı acı gülüyoruz…

Ama göreceksiniz, sonunda Hak ve Adalet kazanacak.

Çünkü Haklının kazanması, Hak’kın rızasıdır.

CEVAP VER