BİZİM HATUN MUSUN?

0
49

Haftanın günleri ile  bir derdim olmadı. Her gün benim için aynıydı sadece isimleri değişir birde ömürden geçen bir sayfadır.  Kimi günler uğurludur derler ya ona da inanmam,  aynı işte.  Allah’ın günü sadece isimi değişir.

Bunların arasında zavallım pazartesidir. Her çalışanın yaşadığı haftanın ilk iş günü sendromu ve hep suçlanır ‘bu gün pazartesi ilk  iş günü’ böyle de demedim  uzun çalışma hayatımda.

Halk arasında yakıştırma sözler var ya,  sadece kafiyeli düzenden ibaret olmuştur benim için. Mesela ‘Salı sallanır’ bunu severim. Ne güzel işte salıncağa binmiş sallanır. İşte benimde haftanın ikinci günü odama girer girmez ilk yaptığım sanki sabahın köründe arayan olur diye çantamdan telefonumu çıkarmak olur. Çıkarsam da bir şey fark etmeyecek  telefon duyma özürlüyüm.  Çoğu zaman burnumun dibinde çalar yine de duymam. Çevremde ki çoğu insan bu halimden muzdarip olsa da yapacak bir şey yok ben böyleyim. Neden duymadığıma gelince sürekli titreşimde olmasındandır. Neyse kahvemi yapıp masaya kurulup tam bilgisayarı açmak üzereyken nasıl olduysa sabahın yedisinde çalan telefonu duydum.  Baktım yabancı numara,  âdetim değildir bilmediğim numarayı açmak.  Nasıl olduysa ‘EFENDİM’ diyerek cevapladım. Tanımadığım tok erkek sesi

  • Nasılsın?

Direk nasılsın diyerek sorduğu için demek ki beni tanıyan biridir düşüncesi ve tanımadığım ayıp olmasın ‘Teşekkür ederim, iyiyim siz nasılsınız?’ diye cevap verdim.

Karşıda ki ses kısa bir süre duraksadı ve biraz sert ses tonuyla

‘Ne demek nasılsınız, bu ne biçim cevap’ demez mi bana tabi ben neye uğradığımı şaşırdım. Hafif duraksadım karşıdaki ses bu sefer,

  • Siz kimsiniz?
  • Siz kimi aradınız beyefendi ?
  • Bizim hatunu aradım

O sırada çalışan erkek personelimizden kalın, tok sesli Ömer içeri girip ‘günaydın, bunu buraya bırakayım mı?’ diye sormasıyla, telefonda ki ses,

‘ O kim’ Diye sert bir sesle hiddetlenmesin mi?

  • Beyefendi kimi aradınız?
  • Bizim hatunu?
  • Yanlış hatunu aradınız, beyefendi.

Deyip telefonu kapattım ve kahveme devam ettim. On dakika sonra tekrar aynı numara açtım. ‘Efendim’  dememle çat yüzüme kapandı.  ‘Sabah sabah çatık’ diyerek üretime gittim.  Yarım saat sonra tekrar odaya geldiğimde sabahtan yarım kalan raporları imzalamaya koyulmuştum ki bir anda elim,  masanın sağ ucuna bıraktığım telefona uzandı. Beş çağrı ve bir mesaj var. Mesajı açtım.  Bir mesaj varda mesajda peş peşe sorular sıralanmış. Mesaj aynen ‘Sen bizim hatun değil misin?, Yanında ki kimdi?, Sen neredesin?, Ne halt karıştırıyorsun’.

Kısa bir süre ‘git hatununu nerede kaybettiysen orada ara’ diye yazmak geçse de yazmadım. Gülümseyerek kalan raporları imzalamaya koyuldum.

Adam bir hatun buldu ama yanlış bulmuştu, birde ne hikmetse halt karıştırmak kadınlara mahsus oluyor. Erkeklerin karıştırdığı haltları soran yok.

 Allah dan bir daha ‘sen bizim hatun değil misin’ diye arayan olmadı..

Hatunlar mı karıştı, hatlar mı karıştı bilemem ama bu durum karşısında dedim ‘Salı sallanır’.

Aman siz siz olun salıya dikkat edin…

Türkân Kebeci

 

 

 

CEVAP VER