Bir Kadın, bir erkek, iki çocuk ve bir yabancı kadın

0
144

Bir Kadın, bir erkek, iki çocuk ve bir yabancı kadın yazımızın konusu. Tahmin edebiliyorum içinizden ne biçim yazıdır diyeceksiniz. Siz demeden ben konuya başlayayım en iyisi, sonra geçip gidersiniz başka yazıya. Eee ne yapasınız artık okuyucu sıkılıyor akıcı yazılar, sözü uzatmayan ne kısa ne uzun yazıları tercih ediyor. Haklılar aslında zamanla yarışıyoruz, hele yaşanılan yer İstanbul’sa iki kat yarışacaksınız demektir.

Önce değişim kelimesinin anlamı için TDK’na müracaat edelim. Müracaatımız sonucunda ‘ Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütününe’ değişim denildiğini öğreniyoruz. Değişmek için geçen zaman kayda değer olmalı. Ben diyeyim üç gün siz diyin üç ay.

Bu tanımdan sonra olay metrobüs de ( Sakın metro sanmayın yer altıyla ilgisi yok, yeryüzünde gelip giden kendine ait körüklü otobüsler)geçiyor. Bir bayan, güzelcede kucağında çocuğu, 3 yaşlarında erkek, mavi gözlü bir afacanla tekli koltukta oturuyor. Eşi olduğunu tahmin ettiğim bir erkek,  kadının başında ayakta ve yanında yedi sekiz yaşlarında saçları at kuyruğu, sarışın ama ela gözlü kız çocuğu var. Kız çocuğunun hemen yanında yani kadının hemen arkasında hoş, güzel, bakımlı, kadınlarda ağır makyajı sevmediğim için ne yok ne var arasında makyajını mürdüm rengi ruj ile tamamlamış bir kadın oturuyor. Halinden iş den çıkmış havası var. Havası nasıl mı oluyor yada nerden bildin derseniz şimdi neyse onuda açıklayayım sonra adım müneccime çıkmasın. Kol çantasının fermuarı yarım açık içindeki dosyanın bir bölümü görünüyor.  Erkek çocuğun elinde çikolatalı bisküviden kız çocuğu istiyor, kardeşi vermiyor ve kavga başlıyor. Baba hemen müdahil ‘Tamam kızım ben san alırım’ kız hemen atlıyor ‘ Ama baba ben iki tane isterim, çok acıktım’ ‘Tamam, kızım inince alırım’ hafifi kızını seviyor. Kız tekrar başlıyor ‘ Baba bana onuda al, bunuda al’ ‘Tamam kızım’ bir hamburger firmasının önünden geçerken kız başladı ‘Baba buraya gidelim’ ‘Olur kızım, sen yeterki iste, gel böyle düşersin’. Uzun lafın kısası bu olay on on beş dakika devam etti. Bende içimden ne sabırlı, ne sevecen baba, adama bravo diyorum. Neyse arkada oturan bayan indi. Olaylar tekrar ediyor. ‘Baba bana da alacaksın değil mi?’ ‘ Ne alması, kavga etmeyin’ Şak! başına bir şaplak yedi küçük kız. Tekrar kız erkek kardeşiyle tartıştı. Baba ‘Doğru dur, başımı şişirdin’ kolundan tuttuğu gibi hızla önüne çekti. Kızın kolu çıktı sandım.  Zavallı kadının bir şeyden haberi yoktu. Ne inenin nede oturanın. İçimden bilmediğim küfürleri etmek geldi. Dil alışık olmayınca küfüre dönmedi. Sadece ‘Allah belanı versin’ dedim. İşte değişim böyle bir şey, bir anlık, cinsiyet ayrımını sevmem ama bu sefer diyorum bu kadar kısa sürede değişim anca erkeklerde oluyor demek ki.

Aslında bu olayda bende varım uzaktan izleyen göz, bitmek bilmeyen yol anılarım…

Türkân Kebeci Şahin

turkankebeci@gmail.com

CEVAP VER