Dsp İstanbul İl Kadın Kolları Basın Bildirisi ”Ben Türk Kadınıyım”.

0
25

Ben Türk Kadınıyım. Ben bağımsızlık uğruna cephede savaşanım. Ben, yurdumun bağımsızlığı uğruna, bebemin battaniyesini cephane üzerine örtenim. Ve ben, Cumhuriyet ile kazandığım hakların farkındayım! ATATÜRK Türk kadınını şöyle tanımlar: “Ey kahraman Türk kadını, sen omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.” “Dünyada hiçbir milletin kadını, ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar gayret gösterdim diyemez.” “Kimse inkâr edemez ki bu harpte ve ondan evvelki harplerde milletin hayat kabiliyetini tutan hep kadınlarımızdır.” ATATÜRK inkılaplarının toplumumuza etkisi bakımından en önemlilerinden birisi şüphesiz kadın hak ve özgürlüklerini sağlamış olanıdır. 1923’te Cumhuriyetin ilanı ile Türkiye yeni bir döneme girmiş ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde yeni kanunların hazırlanmasında; mebus adedi belirlenirken kadınların da millet ferdi olarak sayılması ve vatandaşlık hakkına sahip olması konusu görüşülmüştür. 1925’teki Nutuk’da ATATÜRK, kadın meselesinde şunları söylemektedir: “Bir milletin yalnız erkeklerinin ilerlemesiyle o millet yükselemez. Çünkü eğer kadın aynı ölçüde ilerleme hâlinde olmazsa erkeğin yükselmesi mümkün değildir.” 3 Nisan 1930’da Belediye Kanunu kabul edildi. Böylece kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmış oldu. 1930 yılı Belediye Seçimleri kadınlara, “seçimlere katılma, belediye meclislerine üye olma, seçimlerde aday olma hakkını” sağlaması nedeniyle oldukça büyük önem kazanmış ve dikkat çekmiştir. Kadınlara tanınan haklar Türkiye’nin demokratikleşmesinin en önemli göstergelerinden biri olmuştur. Bu gelişmelerin ardından 26 Ekim 1933’te, kadınlara Köy İhtiyar Heyetleri için yapılan seçimlerde seçme ve seçilme hakkı vermek amacıyla, Köy Kanununda değişiklik yapıldı. 3 Aralık 1934’te Anayasanın 10. ve 11. maddelerindeki “her erkek Türk” ifadesi “kadın, erkek her Türk” şeklinde değiştirilmiş ve meclise kanun teklifi yapılmıştır. 5 Aralık 1934’te de Türkiye Büyük Millet Meclisi kadınlara seçme ve seçilme hakkını tanıyan yasayı kabul ederek, Türk kadınına yasalar önünde erkeklerle eşit haklar verilmiştir. Böylece Türk kadını ATATÜRK’ ün önderliğinde gerçekleştirilen devrimle pek çok Avrupa ülkesinden önce seçme ve seçilme hakkını kazanmıştır. O tarihe göre çok önemli bir karardı. Ve yine o tarihte dünyada sadece 25 ülkede kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmiş, Avrupa’da bile Fransa dahil birçok ülkede kadınlara bu hak tanınmamıştı. ATATÜRK Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verilmesi kararı hakkında kendi el yazısıyla şöyle demektedir; “Bu karar Türk kadınına sosyal ve siyasal hayatta bütün milletlerin üstünde yer vermiştir. Çarşaf içinde, peçe altında ve kafes arkasındaki Türk kadınını artık tarihlerde aramak lazım gelecektir. Türk kadını, evdeki medeni konumunu yetki ile işgal etmiş, iş hayatının her aşamasında başarılar göstermiştir. Siyasi hayatla, Belediye seçimleriyle tecrübe kazanan Türk kadını bu sefer de milletvekili seçme seçilme suretiyle haklarının en büyüğünü elde etmiş bulunuyor. Medeni memleketlerin bir çoğunda, kadından esirgenen bu hak, bugün Türk kadınının elindedir ve onu yetki ve liyakatle kullanacaktır.” İşte bu yüzden; Ülkemizin kurtuluşu için verilen savaşta ve bağımsızlıktan bu yana, Cumhuriyet yönetiminde toplum içinde her alanda, aldığı görevleri başarı ile yerine getiren, erkekler ile yan yana, omuz omuza , ülkeyi çağdaşlık ve gelişmişlik düzeyine ulaştırmada uğraş veren kadınlarımızın ; ülkenin ve bu ülkede yaşayacak olan çocuklarının, torunlarının geleceğine yönelik kararlarda, politikalarda da söz sahibi olması, parlamentoda da bu anlayış ölçüsünde yer alması gerekmektedir. Bu nedenledir ki; yasal engeli olmayan kadınlarımızı politika yapmaya, sahip oldukları haklarını titizlikle kullanmaya davet ediyorum.

5 ARALIK tüm kadınlarımıza kutlu olsun.

Kezban UZUNTEPE DSP İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı

CEVAP VER