BAŞKAN…

0
43

BAŞKAN…

Gana’nın Başkanı Kwame Nkrumah;
* 1960 yılında yapılan bir referandumla Başkan oldu.
* Yaptığı ilk icraat muhalefet partilerini kapatmak oldu!

Zimbave Başkanı Robert Gabriel Mugabe;
* 1987 yılında yapılan bir anayasa değişikliği ile Başkan oldu.
* Adamın yaşı 92 ve kendisi hala Başkan… 🙂

Malavi Başkanı Joyce Hilda Banda;
* 1966 yılında Başkan oldu.
* Daha sonra, kendisini ömür boyu Başkan ilan etti!
* Kendisine karşı çıkan herkesi, ya hapse attırdı ya da öldürttü!

Gambiya Başkanı Yahya Abdul-Aziz Jemus Junkung Jammeh;
* Türkiye’de askeri eğitim aldı.
* 1994 yılında yaptığı bir darbe ile (!) Başkan oldu.
* 1996 yılına kadar ülkeyi OHAL ile yönetti!
* 2015 yılında ülkeyi “İslam Devleti” yaptığını ilan etti.
* Tam 23 yıl Başkan olarak kaldı.
* Ülkede muhalefet etmek yasaklandı!
* Bu yüzden muhalefet son üç genel seçimi boykot etti, seçimlere katılmadı.
* Kadın devlet görevlilerinin saçlarının açık olmasını yasakladı.
* Ülkede tayt ve dar kot pantolonların giyilmesini yasakladı.
* 19 Ocak 2017 tarihinde yapılan seçimlerde başkan seçilemeyince seçimleri tanımadığını açıkladı ve yeniden OHAL ilan etti!
* Bunun üzerine Batı Afrika Ülkeleri Ekonomik Topluluğu, Senegal ve Nijerya Jammeh’in barışçıl yöntemlerle görevi bırakmaması halinde askeri müdahalede bulunacaklarını bildirdiler. Afrika Birliği ise yaptığı açıklamada 19 Ocak tarihinden itibaren Jammeh’i Gambiya başkanı olarak tanımayacağını ifade etti.
* Bu zorlamalar üzerine görevi bırakmak zorunda kalan Başkan ülkesini terk ederek Gine’ye kaçarken devletin hazinesini de yanında götürdü.

Ruanda Başkanı Juvénal Habyarimana;
* 1973 yılında gerçekleştirdiği bir askeri darbe ile Başkan oldu.
* Devirdiği eski başkan ise kendi kuzeniydi.
* Öldüğü güne kadar tam 21 yıl Başkan olarak kaldı.
* İktidarı boyunca mensubu olduğu Hutu kabilesinin yararına ayrımcı bir politika izledi.
* Hutu ile Tutsi etnik grupları arasındaki çatışmalar sonucu Ruanda soykırımı yaşanmıştır.
* Kendisi uçağı düşürülerek öldürüldüğü için Başkanlığı bırakmak zorunda kalmıştır.

Angola Başkanı José Eduardo dos Santos;
* 1979 yılında Başkan oldu.
* Aradan 38 yıl geçti ama Kendisi hala Başkan.
* 2001, 2006, 2007 ve 2009 yıllarında yeni Başkanlık seçimi yapılacağını açıkladı ama sözünde durmadı.
* Üç kez evlendi, evlilik dışı çocukları da var.
* Müthiş bir kişisel serveti var, ülkenin en büyük ticari yatırımcısı kendi kızı…
* En son 2018 yılında görevi bırakmayı vaadetti. Vaadini tutup tutmayacağı merak ediliyor.

Bunlar yabancı…

Ama bizden olanları da var!

Türkmenistan Başkanı Saparmurat Atayeviç Türkmenbaşı;
* 1996 yılında Başkan oldu.
* Kendisini “ömür boyu devlet başkanı” ilan etti.
* Ölünceye kadar da Başkan olarak kaldı.
* Kendi yazdığı “Ruhname” adlı kitabı okullarda zorunlu ders kitabı olarak okuttu.
* Ruhname’yi üç kez okuyanın Cennet’e gideceğini duyurdu.
* Ehliyet almak isteyenlere Ruhname’yi okumuş olma şartı getirdi. Bu yüzden sürücü kurslarında 16 saatin Ruhname’ye ayrılmasını öngören bir kararname yayınladı.
* Kendi altından heykelini yaptırıp, ülkenin dört bir yanını kendi heykel ve resimleriyle donattı.
* Doktorlara “Hipokrat Yemini”ni kaldırdı ve yerine “Türkmenbaşı Yemini”ni getirdi.
* Yılların, ayların ve haftaların isimlerini değiştirerek, kendisinin, ailesinin ve yakın çevresinin isimlerini verdi. Mesela Ocak ayının ismi “Türkmenbaşı Ayı” olarak değiştirildi, 2003 yılının adı annesinin adı olan “Gurban Sultan” yılı oldu.
* Başkent Aşkabad’ı annesinin anıt ve heykelleriyle dolattı.

Azerbaycan Başkanı İlham Aliyev;
* Aliyev’e Başkanlık, Babası Haydar Aliyev’den miras olarak kaldı.
* 2003 yılından beri Başkan.
* Son icraatı, karısını Başkan Yardımcılığı’na atamak oldu…

Bunlar tespitler ve bu tespitleri uzatmak mümkün…

Başkanlık Sisteminin, ülkemizde seçilecek Partili Cumhurbaşkanı’na da çok büyük yetkiler getirdiği ortada.

Simdi bir soru:

Bunlara benzer bir olayın bizde olmayacağının bir garantisi var mı?

Şimdi bir soru daha:

Birleşmiş Milletler İnsani Gelişmişlik Endeksi’ne göre yapılan sıralamada:

En gelişmiş 10 dünya ülkesinden
* 9’unun Parlamenter Sistemle,
* Ve sadece 1’isinin Başkanlık Sistemi ile idare edildiğini…

En geri kalmış 10 dünya ülkesinden;
* 7’sinin Başkanlık Sistemi ile,
* Ve 3’ünün de Yarı Başkanlık Sistemiyle yönetildiğini biliyor muydunuz?

İşte bu istatistik dahi; Başkanlık Sistemi’nin sihirli bir değnek olmadığını ve hatta parlamenter sistemden üstün bir sistem olmadığını ortaya koymaya yetmiyor mu?

Şimdi sizin, “Ya ABD???” dediğinizi duyar gibiyim.

Kafanızı karıştırmadan kısaca anlatayım.

Evet, ABD’de başarılı bir Başkanlık Sistemi var.

Lakin ABD Başkanlık sisteminde;

1. Başkan var. (Görev süresi 4 yıldır.)

2. Temsilciler Meclisi var. (Görev süreleri 2 yıldır.)

3. Senato Var. (Her eyaletin ikişer üyesinden oluşur. Görev süreleri 6 yıldır, fakat üyelerin 3’te 1’i her 2 yılda bir yenilenir)

4. Bağımsız Yargı var.
(* Yüksek Mahkeme ve daha alt düzeydeki federal mahkeme atamalarını Senatonun önerisi ve onayıyla Başkan yapar.
* Fakat; Senato’nun, Başkan’ın atadığı yargıçları reddetme yetkisi vardır. Senato bu yetkisini ihtiyaç duyarsa kullanmaktadır.
* ABD tarihi boyunca hakkında dava açılmış yargıç sayısı sadece “1”dir. Samuel Chase adındaki o yargıç da, tam 212 yıl önce, 1805’te aklanmıştır.)

Yani anlayacağınız, ABD Başkanlık Sisteminde “BİR BAŞKALIK” var.

Görüldüğü üzere başkan, milletvekilleri ve senato seçimleri aynı anda olmaz.

Hepsi; 2, 4 ve 6 yıllık periyotlarla ve farklı farklı zamanlarda göreve gelirler ve görevden giderler. Bu durum aynı zamanda devlette devamlılık ilkesini de ayakta tutar.

Senato olayı, tamamen Eyalet Sisteminin ortaya çıkardığı bir durumdur.

Ama bizde “Eyalet Sistemi” olmadığı için, bu sistemin bize uygulanması mümkün görülmemektedir.

Sırf bu sistem için, ülkemizi eyaletlere bölecek halimiz de yoktur.

Kısacası:

Amerikan Devleti; kurduğu ve koruduğu “Kuvvetler Ayrılığı” prensibine dayalı bir Başkanlık Sistemi ile sadece bir istisnadır.

Siz de bilirsiniz ki…

İstisnalar kaideyi bozmaz.

CEVAP VER