AYNA…

0
39

AYNA…

“Öcalan’ın gerçekten bir ‘Rehber’, ‘Lider’ rolü var” dediniz.

“Bebek katili denilen bu kişi çıktı 21 Mart Nevruzunda gerçekten kapsayıcı, insanlara geleceği gösteren ve helalleşme teklifi sunan bir konuşma yaptı” dediniz.

HDP barajı aşamasaydı muhatabımız Kandil olacaktı “Oluşacak yeni heyetimizin Kandille de direk görüşmesini ben arzu ediyorum” dediniz

“Öcalan ölmeyi değil yaşatmayı seçti”,

“Öcalan Türkiye’nin önünü açıyor”,

“Güzel şeyler olacak” dediniz.

“Öcalan Türkiye’nin demokrasisine katkı sağlıyor”,

“KCK paralel yapı değildir” dediniz.

“Öcalan bu süreçte çok sorumluluk bilinciyle hareket ediyor, bence çözüm sürecinin ilerleyen aşamalarında Öcalan’ın konumunu artık Türkiye tartışmalıdır” dediniz.

Önce:

“Örgütle görüşen şerefsizdir namussuzdur”,

“Biz teröristle Örgütle pazarlık yapacak namussuz ve ahlaksızlardan değiliz” dediniz.

Sonra ise:

“Ben milli istihbarat teşkilatımın mensuplarını başbakanlığım döneminde İmralı’ya gönderenim ve açıkça söylüyorum yarın da gönderirim öbürsü gün de gönderirim”,

“PKK ile görüşen arkadaşı ben gönderdim” dediniz.

“Şimdi PKK terörist bir örgüt müdür? Bana göre PKK terörist bir örgüt değildir. PKK kendi topraklarında belli bir siyasi programı hayata geçirmeye çalışan bir politik harekettir.”,

“Bağımsız bir Kürdistan talebi için silah kullanabilirsiniz” dediniz

“Öcalan’ın olayları okuma kabiliyeti ve tecrübesi var”,

“Abdullah Öcalan dünyanın geleceğini çok iyi okuyor” dediniz.

“Beğenseniz de beğenmeseniz de Kürtlerin lideri Öcalandır, Öcalan süreçte önemli bir rol oynuyor ve onunla müzakere etmek gerekiyor” dediniz.

“Öcalan’ın mesajları bizim de düşüncemiz” dediniz.

Nevruzlarda bildirilerini okuttunuz.

“Öcalan’ın çok geniş bir prestij alanı var, nadir insanlardan birisi” dediniz.

“Kürtçe yasağını biz kaldırdık, bana Şerok Ahmet diyorlar” dediniz.

“HDP’ye de büyük rol verildi, yani biz onlara siyasetin içinde tekrar etkin rol verdik, bir anlamda onları güçlendirdik” dediniz.

Dolmabahçe’de ortak bildiri okudunuz.

“Çözüm Süreci devam etsin diye orada Örgütün bütün faaliyetlerine göz yumuldu. Mesela Hakkâri’nin 10 kilometre ilerisinde bir PKK kampı var, bunu herkes biliyor ama ona müdahale edilmedi” dediniz.

“Sayın Öcalan demek suç olmaktan çıktı, PKK’nın kendine ait bayrağını elinde taşımak, Öcalan’ın posterini taşımak suç olmaktan çıktı” dediniz.

“Öcalan’ı da zor duruma düşürdüğünüzü bilmiyor musunuz? Siz kimin sözcülüğünü yapıyorsunuz da Öcalan’ı itibarsız hale getirmek istiyorsunuz?” diye sordunuz.

“Aklıma gelseydi ben de dağa çıkardım” dediniz.

“Çözüm süreci içerisinde valilerimiz kendilerine verdiğimiz talimatlar gereği, ciddi manada bu terör örgütlerine karşı şu andaki operasyonlara girmiyorlardı” dediniz.

“Türk milliyetçiliğini ayaklarımızın altına alıyoruz” dediniz.

“Ulusçulukla hesaplaşma vakti geldi” dediniz.

“AKP sayesinde hepimiz Türk olmaktan kurtulduk” dediniz.

“Türk diye bir ırk yok” dediniz.

Dün “megri megri” dediniz, sonra dönüp “milli yerli” dediniz.

Diyarbakır’da Şivanperver, Ankara’da Vatanperver oldunuz.

“Türk Milleti’nden Türkiyeli Milleti’ne geçiş sürecinin hedefi ile Şeyh Sait’in hedefi aynıdır!” dediniz.

Ayrıca;

“Gel artık bitsin bu hasret” dediniz.

“Bu sıla hasreti artık bitmelidir, bitsin istiyoruz” dediniz.

“Cemaatin ileri gelenleri, mensupları bugüne kadar ne getirdiler de bunu geri gönderdim, yapabileceğim ne varsa yaptım, rabbim şahittir, ne istediniz de alamadınız” dediniz.

“Gökten ne yağar ki, yer kabul etmez” dediniz.

“Fethullah Gülen bu ülkenin yetiştirdiği değerli bir kıymettir” dediniz.

“Fethullah Gülen Hocamıza da sonsuz teşekkürler ediyoruz, Rabbim kendisine uzun ömür ve sıhhat versin, dualarını üzerimizden eksik etmesin” dediniz.

“Muhterem büyüğümüz Fethullah Gülen Hocama şükranlarımızı sunuyoruz. Sağ olsun, var olsun. Gurbetteki Değerli Hocama Ankara’dan gönül dolusu, kucak dolusu selamlar gönderiyoruz.” Dediniz.

“Yarım asır önce İzmir’den başlayan yolculuğunu bugün küresel bir harekete dönüştüren, buradan on binler muhterem hoca efendiye selamlarını saygılarını gönderiyor, Yüce Allahtan sağlık ve uzun ömürler diliyoruz” dediniz.

“Ufuk çizen, misyon ortaya koyan muhterem hoca efendimiz” dediniz.

“Biz onu büyük hizmetleri sebebiyle ve bugüne kadar Türkiye’ye, dünyaya kazandırdığı çok büyük hikmetler sebebiyle seviyoruz.” dediniz.

“Çok büyük bir zat bugün vatan hasreti çekiyor” dediniz.

“Biz Hoca Efendi’ye Fethullah falan diyemeyiz, terbiyesizlik falan yapıp Fethullah dememiz caiz değildir” dediniz.

“Cemaat devleti ele geçirmiş, devlete sızmış filan, bunlar kargaları bile güldürür” dediniz.

“Fethullah gülen hocaefendiye gönül dolusu saygılar gönderiyorum, kendisine çete diye hitap edilmesi büyük haksızlıktır, vicdansızlıktır” dediniz.

Cemaatin “faaliyetlerinin daha fazla arttırılması, daha yaygın hale getirilmesi, vatanseverlik görevidir” dediniz.

“Hayatı insanlığa hizmetle geçmiş bir büyük zat için suçlamalarda bulunmak, son derece çirkindir, kara lekedir, fethullah gülen hocaefendi hayatının her döneminde tertemiz kalmış bir kişidir, kendisine şükran borçluyuz” dediniz.

“Fethullah gülen hocaefendi son 1000 yılın en büyük Türk büyüklerinden birisidir, evrensel Türk rönesansını başlatan Türk mucizesidir, Shakespeare gibi evrenseldir, ona düşmanlık edenlerin utanması gerekir” dediniz.

“Ne istediler de vermedik” dediniz.

Şimdi de diyorsunuz ki;

“Hayır diyenler aslında 15 Temmuz’un yanındadır”

“Hayır” diyenler teröristtir!

“Hayır” diyenler darbecidir!

“Hayır” diyenler çetecidir!

Hatta “Hayır” diyenler haindir! Diyorsunuz.

Ben de “Evet” diyen onurlu Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları gibi, şerefimle ve onurumla “Hayır” diyorum.

Anayasamızın bize tanıdığı fikir hürriyeti ve ifade özgürlüğümü kullanıyorum ve diyorum ki;

Ne teröristim,

Ne darbeciyim,

Ne çeteciyim,

Ne cemaatçiyim,

Ne de ihanet içindeyim.

Siz; terörist, darbeci, çeteci veya hain mi arıyorsunuz?

Aynaya bakınız…

CEVAP VER