ATATÜRK’ÜN HALKI KAZANMA YÖNTEMLERİ

0
42

Mustafa Kemal Atatürk için stratejik hedef milli egemenliğe dayanan milli devlet, sorgulayan, kaderine kendi karar veren yeni insanı yaratmaktır.

Kurtuluş Savaşı süresince baş düşman ise emperyalizmdir, padişahlık değil. Bugün de “laik” denerek, iktidar karşıtlığıyla “AKP’yi kim devirirse devirsin” anlayışıyla emperyalizmden medet umulmaktadır. Oysaki emperyalizm getirdiği gibi götürür de. Hoşunuza gideni getirse bile hoşunuza gideni iktidarda tutmayabilir de. Gerçekçi çözüm halka yaslanmaktır. Bir iktidarı emperyalizm götürürse yerine “daha kötüsü gelemez!” sanısının aksine daha kullanışlısını getirir. Millet götürürse devrim olur.

Esas tehdit olarak emperyalizmi koyarsanız, emperyalizm ve işbirlikçileri arasında çelişkileri derinleştiremezsiniz.

Stratejik hedefi Atatürk 1923 yılında, Fransız gazetecilerden Maurice Pernot’a şöyle açıklar:

“Yurdumuzu dünyanın en mamur ve en medeni memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş refah, vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Milli kültürümüzü, muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız.”

           Taktik hedef vatanın işgalden kurtuluşudur. Dolayısıyla vatanseverlik ekseninde farklı dünya görüşte olanları birleştirmek gerekir. Bu amaç için işbirlikçileri dahi kazanma veya tarafsızlaştırma siyaseti, olmazsa tasfiye aşama aşama gerçekleştirilmeye çalışılır. Vahdettin, halifelik, tarikat ve cemaatler, İslam, Turan devleti hedefleyenler hedef değildir. Bu kesimler vatanın bağımsızlık mücadelesine kazanılmaya çalışılmış, bir kısmıyla beraber yürünmüştür.

          “Yeni insan” kendi aklını kullanabilen, sorgulayan, şeyhin müridi olmayan Özgür insan. Atatürk’ün tabiriyle “yeni sosyete”dir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin 4. kurultayında 9 Mart 1935 günü şöyle demiştir:

“Uçurum kenarında yıkık bir ülke. Türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar. Yıllarca süren savaş. Ondan sonra, içeride ve dışarıda saygı ile tanınan yeni vatan, yeni sosyete, yeni devlet ve bunları başarmak için arasız devrimler. İşte Türk Genel Devrimi’nin bir kısa özeti.”

Hedef “Batı” değil “çağdaş uygarlık”, yöntem devrimcilik

Atatürk “millî kültürümüzü, muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız” demiştir. Devrimi şöyle de tanımlamıştır:

“Türk Milletini son yüzyıllarda geri bırakmış olan kurumları yıkarak yerlerine, milletin en yüksek uygarlık gereklerine uygun olarak ilerlemesini sağlayacak yeni kurumları koymuş olmaktır.”

Kurtuluş Savaşı’nda şu seçenekler vardı:

  1.   Çeşitli adlarla kurulmuş, birbiriyle bağlantısız kuruluşlar ve onların sonuç almaktan uzak tedbirleri, politikaları,
  2. İngiltere’nin himayesinin istenmesi,
  3. Amerika mandasının istenmesi,
  4.   Yöresel kurtuluş hareketleriyle bölgesel ve yöresel mücadelelere girişmek.

Atatürk, Nutuk’ta kendi yöntemini şöyle açıklar:

“Bu kararların hiçbirinde isabet görmedim. Çünkü, bu kararların dayandığı bütün kanıtlar ve mantıklar çürüktü, esassızdı. Gerçekte, içinde bulunduğumuz tarihte Osmanlı ülkeleri tümüyle parçalanmıştı. Ortada bir avuç Türk’ün barındığı bir Anayurt kalmıştı. Son mesele bunun da taksimini sağlamak için uğraşmaktan ibaretti.

Mücadeleyi aşamalara ayırmak

            Atatürk halkı aşama aşama kazanma taktiğini şöyle anlatır:

“Ben milletin vicdanında ve geleceğinde hissettiğim büyük gelişme kabiliyetini, bir millî sır gibi vicdanımda taşıyarak, yavaş yavaş bütün bir topluma uygulatmak mecburiyetinde idim.”

Bugünün meselesi emperyalizme karşı milletimizi birleştirmektir.

Tarihçi-yazar

Mustafa SOLAK

solak81@outlook.com

CEVAP VER