Abdüllatif Şener: ‘Rejim Değişiyor’

0
143

 

Haberde İstanbul: Milli görüş gömleğini çıkardım diyen Cumhurbaşkanı bu gün milli görüş gömleğine vurgu yapıyor ne dersiniz?

Abdüllatif Şener: Parti liderleri her zaman pragmatiktirler değişirler, siyasetçilerde örneklerini görüyoruz. Referandum öncesinde de ve daha önceki seçimlerde de gördük.  AK Partisinin kuruluş safhasında ve ilk yıllarında partinin gelişmesinin önünde engel olarak gördüğü için milli görüş gömleğini çıkardık diyen Sayın Erdoğan daha sonradan o kesimin oylarını toplamak için milli görüş vurgularını yapmaktadır. Sayın Erdoğan dünde pragmatik davranıyordu bu günde pragmatik davranıyor.

Haberde İstanbul: Demokrasinin askıya alınmasından korkmuyor musunuz?

Abdüllatif Şener: Bunu yaşıyoruz zaten. Her zor koşulu göğüslemek zorundayız. Bu ülke bizim başka gidecek yerimiz yok. Bu topraklarda var olmak ve bu topraklarda insanca yaşamak istiyoruz. Bazı geçici konjonktür durumlar bunu zorlaştırıyor olabilir. Biz medeni ve insani bir yaşam tarzının ülkemizde var olması için mücadelemize devam edeceğiz.

Haberde İstanbul: Anayasa değişikliği ülkeyi nereye götürür?

Abdüllatif Şener: Cumhurbaşkanlığı makamı oluşturuluyor. Bu makam yasama, yürütme ve yargı gibi bütün erkleri kendisinde topluyor ve denetlenemiyor. Doğrudan doğruya kendisine bağlı üç temel bir yönetim sistemine gidiyor. Bunun adı nedir? Ortak bir kavramlaştırılmaya gidilememiştir ama demokrasi olmadığı kesindir.  Türkiye 16 Nisan referandumu ile eğer anayasa kabul edilirse demokratik bir ülke olmaktan uzaklaşacak demektir.

Haberde İstanbul: Halk oylamasından ‘Evet’ çıkarsa 17 Nisan’da Türkiye nasıl bir güne uyanır?

Abdüllatif Şener: Bir kere ekonomik kriz çıkar, esnaf kepenk kapatır, işsizlik artar, işçiler iş bulma umudunu kaybeder, milli gelir düşer ve kişi başına düşen gelir azalır. Ülkeler yoksullaşır ve 3. Dünya ülkeleri arasında anılmaya başlar ve yabancı sermaye girişi azalır, içerde ki sermaye dışarıya çıkma çabasına girer ve her şey alt üst olur. Ekonomik olarak bu böyle, yönetim olarak da zaten izlerini görüyoruz. Temel hak ve özgürlükler büyük yara alır zaten durum ortada. Sivil toplum yok olur her şey ters olur sizin medeni bir ülkede medeni insanın haklara sahip olmadığınız Türkiye inşa edilmiş olur.

Haberde İstanbul: Hayır diyen CHP ile PKK aynı kefeye konuyor. Evet diyen IŞİD, Öcalan ve AKP aynı kefede olmuyor mu?

Abdüllatif Şener: Herkes kendince propaganda yapıyor bu paketin işe yarar bir tarafını bulamadıkları için bu anayasa değişikliğin getirdiklerini anlatarak evet oyu toplamaya çalışmıyorlar bir takım yaygaralar yaparak oy alabilme çabasındalar.  Ben kimin evet veya hayır demesine bakmam önüme gelen metni incelerim bu ülkenin menfaatine ise evet derim değil ise hayır derim. Önünde ki metne göre değil de insanların neye evet yada hayır dediklerine bakanlar kendi akıllarına güvenleri olmayan kimselerdir. Muhakeme güçlerine inanmayan kimselerdir. Onun için ben aklına ve düşüncesine inanan insanın metne bakarak değerlendirme yapması gerekir. Bu tür yakıştırmalarda şunu söylerim Yahudiler Allah’a inanıyor diye ben Allah’ı inkâr mı edeceğim?  Ya da FETÖ camiye gidiyor diye ben camileri terk mi edeceğim? Bir doğru var ise bu doğruyu şu destekliyor, bu destekliyor yada onu destekleyen kişiler şöyledir veya desteklemeyenler böyledir bende ona göre yönümü tayin edeyim yaklaşımlar sağlıklı değildir diye düşünüyorum.

Haberde İstanbul: Evet çıkarsa kaos çıkar söylemleri var. İstikrar devam etsin söylemleri var. Kaos dan neyi anlamamız gerekiyor? Yada ülkede istikrar var mı?

Abdüllatif Şener: 1 Kasımda istikrar için oy istediler. 1 Kasım sonrası Türkiye’nin istikrarı bozuldu. Hem ekonomik istikrar yok hem bombalar patlıyor yani referandum sürecine girince bombalar birden bir kesildi. Acaba bu bombaları kim patlatıyor diye düşünmeye başladım. Bombaları patlatanlar mı kestiler referandumun selameti açısından diye tereddütegirdim birden. Bombaların patlamasını arzu etmeyiz elbette ama şu var istikrar kurumların güçlü olduğu ortamların ürünüdür. Farklı güce sahip olan farklı erkleri temsil eden kurumları tasfiye ederde tek bir kişiyi güçlü hale getirirseniz o ülkede istikrar kalmaz. Ortadoğu ülkelerine bakın hepsinde kurumların tasfiye olduğu tek bir kişinin güçlü olduğu rejimlerdir. Niye Libya paramparça olmuştur, neden Mısır’da insanlar birbirlerine girmişlerdir. Niçin Suriye bu günleri yaşıyor, niye Yemen, niye Irak, kaos içindedir,  istikrardan eser yoktur. Buralarda da tek adam düzeni vardır. Türkiye de istikrar bozmak isteyenler aslında tek adam düzenini inşa etmeye çalışıyorlar.

Haberde İstanbul: Türkiye’de Rejim değişiyor mu?

Abdüllatif Şener: Söyledim bu demokrasi değildir. Demokrasi değildir demek rejim değişiyor demektir.

Haberde İstanbul: Halk oylamasından evet çıkarsa nasıl bir meclis olur?

Abdüllatif Şener:  Referandumdan ‘Evet’ çıkarsa meclis olmasa da olur. Hiçbir yetkisi yok. Ne hükümeti denetleme yetkisi var ne de yasama yetkisi var. Cumhurbaşkanın istemediği hiçbir yasayı çıkaramayacağı gibi Cumhurbaşkanı kararnameleri ile de tek başına yasa gücünde istediği metni çıkaracaktır.

Haberde İstanbul: Sayın Bahçeli neden evet demiştir.

Abdüllatif Şener: Kısa bir süre sonra bu anayasa paketinden var olana çok sert bir şekilde karşı çıkıyordu Sayın Bahçeli. Yani başkanlık sistemine çok karşı çıktı, partili başkanlığa karşı çıktı, yani denetim mekanizmaların zayıflatılmasına çok karşı çıktı o kadar şiddetli eleştirdiği konuları şimdi kendi desteği ile Türkiye gündemine girmiş olması ne anlama geliyor? Bu gerçekten son derece önemli. Yani bunlara karşı çıktığı günlerde ki Türkiye konjonktürü ile şu anda Bahçeli tarafından desteklenen Türkiye kojonktürü aynı. Konjonktürde bir değişiklik olsa deriz ki Demirel’in meşhur bir sözü var ‘Dün dündür, bugün bugündür’ diyor idi o günkü koşullar farklı bu günkü koşullar farklılaşmıştır o yüzden farklı şeyler söylüyor diyebiliriz. Ama maalesef bunu deme imkânından mahrumuz çünkidünkü sözleri söylediği koşullarla bu günkü sözleri söylediği koşullar aynı koşullardır. Ama söylediği sözler çelişkilidir. Bunun kendince bir nedeni vardır mutlaka olması lazım en azından. Ama şu ana kadar kendisi bunun nedenin ne olduğunu bir türlü açıklamamıştır. Genel sözlerle bu açıklanamaz. Aynı konjonktürde farklı farklı şeyler söyledin o gün aynıydı bu gün de aynı. Bu gün niye değiştirdin diye sorulması lazım. Onunda sorumlu parti başkanı olarak bunu açıklaması lazım.

Haberde İstanbul: Kararsızlara söylemek istediğiniz

Abdüllatif Şener:Yani şunu düşünmeliler, dünyada yoksul kişi başına milli gelirin düşük olduğu, yığınla problemlerin var olduğu, insan hakların olmadığı, özgürlüklerin bulunmadığı, yoksulluğun derinleştiği ülkelerde ki rejimleri mi istiyorlar? Yani Aliyev’in, Saddam’ın, Kaddafi’nin rejimini mi istiyorlar? Yoksa binlerce yıllık insanlık tarihi sonrasında insanlığın geliştirdiği modern bir devleti mi istiyorlar buna karar verecekler. Çağdaş, modern bir devlet mi istiyorsunuz? Kaddafilerin, Saddamların, Aliyevlerin rejimini mi istiyorsunuz? Buna karar vereceksiniz. Eğer diyorsanız biz geriliğe yoksulluğa çağ dışılığa, insan haklarından mahrum yaşamaya talibiz o zaman bir sorun yok demektir ama biz buna talip değiliz dünyanın gelişmiş ülkesi olmak istiyoruz, refah içinde, insanca yaşamak istiyoruz diyorsanız demokratik Türkiye’den vaz geçmezsiniz.

Haberde İstanbul: Bu yoğun çalışma ortamınızda bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz.

CEVAP VER