İnsancıl Dergisi

0
83

İnsancıl Dergisi Nisan Sayısı ile Dolu Dolu

İnsancıl Nisan 2017 Sayısından

 

1             Aydın Karasüleymanoğlu – Ben (Şiir)

2             Betül Çotuksöken – Felsefenin Gör Dediği: Felsefe Tarihi: Antropontolojik Okuma 10

Düşünme-dil ilişkileri ekseninde yer alan kavram, soru ve sorunlara dikkati çekmek, felsefede, antropontolojik olanı tam olarak öne çıkarmak demektir; başka bir anlatımla, varolanı doğrudan insana ilişkin olan, insansal olan bağlamında anlamaya çabalamak demektir. Kökleri Eskiçağa uzanan bu yaklaşım Ortaçağda da varlığını güçlü bir biçimde sürdürür. Özellikle Abaelardus’un bu çizgide yer aldığına tanık olduk. Bu kez de bir başka filozofa, Ortaçağda düşünme-dil ilişkileri bağlamında felsefi söylemini kuran filozoflardan biri olarak karşımıza çıkan Guillelmus de Ockham’a ya da daha yaygın adıyla William of Ockham’a (Guillaume d’Occam) (1300-1349/1350) (1) yöneliyoruz.

5             Ebru Tutu – kalemin kalem olarak varlığı ile yokluğu (Şiir)

6             Mürüvet Yılmaz – 21 Mart Dünya Şiir Günü Bildirisi

Şiirin genç olma kavgasını büyütmesi gereken bir dönemden geçiyoruz. Gericiler egemenler ellerine karanlığı almış, savuruyor. İnsan olandan, yaşamdan yana ne varsa soluksuz kalıyor. Gün oluyor insanlığın birikimi 2 bin 300 yıllık yapıtlar, antik kentler günah diye yıkılıyor. Gün oluyor kadınlara yalnızca eş ve annelik penceresi açılıyor. Gençliğe, teknolojinin sanal mağarasında kendi gölgesini gerçek sandığı bir yaşam dayatılıyor. İnsanlığın tüm değerlerini yok sayan egemenler, sermaye güçleri korkunun, cahilliğin kalelerini dikmekte kararlı görünüyor. Onların bu çabaları gerçekçi baktığını söylerken insan biçimciliğe düşenlerce de destekleniyor.

8             İlkay Soysal – Gemi (Şiir)

9             Cengiz Gündoğdu – Tutunamayanlar

İlkin şunu söylemeliyim, anlamı tam belirlenmediği için “modern” kavramıyla “çağdaş” kavramına karaktersiz kavramlar diyorum. Olur olmaz her nesneye, ya da olguya modern ya da çağdaş denebilir… deniyor da.

Bu kavramlara karşı hep tetikte durdum. Değerlendirmek için çalıştığım Oğuz Atay’ın romanına da “çağdaş roman” deniyor. O zaman soru. Bir romanı çağdaş yapan nedir. Belirli anlatı teknikleri var. Birinci tekil, ikinci tekil, üçüncü tekil, mektup, bilinç akımı… Yazar, Tutunamayanlar’da bu tekniklerin hepsini kullanmış… bu tutum Tutunamayanlar’ı çağdaş kılmıyor.

Tutunamayanlar’da olay örgüsü yok… bir romanda olay örgüsünün olmayışı, o romanı, nasıl olur da çağdaş yapar… ya da yapar mı.

17           Dilek Deniz Gümüş – Kutlu Olsun (Şiir)

18           Berrin Taş – Hep Yolda

21 Şubat 2017

Kişi tartışmak istiyorsa öncelikle diline özen gösterecek. Yanlış söylemişim. Özür dilerim demek eksiltmez insanı. Tartışmak isteyen kişi karşısındaki şairi küçümseyen bir dil kullanmayacak.

Tuhaf bir durumla karşılaştım. Kısaca “niyet okuma” diyebileceğim yöntem şöyle. Söylenenleri anlamaya çalışmıyor. Söylenenleri kişiselleştiriyor.

 

 

21           Güldane Bulut – Yürü Çocuk Yürü (Şiir)

22           Ahmet Arslan – İskender ve Kütüphanesi

Bu yazımda şaşmaz denilen tarih sahnesinde büyüklüğünü kanıtlamış herkesin ve her kesimin yakından tanıdığı bir komutandan, bir kraldan söz etmek istiyorum; II. Filip’in oğlu III. A. İskender’den. Yunanların gereksinimi olmadığı – ki tarihe damgasını vurmuş onca düşünen beynin varlığına karşın- sahiplendikleri Makedonların bu hükümdarı Pella’da (MÖ 356) doğar, üzülerek belirtelim ki sineklerden saçılan bir virüs mi, yemeğine konulan bir zehir ya da alkol komasından mı; yani nedeni bilinemeyen bir ölüme yenik düşer gencecik 32 yaşında, Babil’de savaşırken.

25           Rahime Henden – Kocamandı Yıldızlar (Şiir)

26           Yusuf Çotuksöken – “Yaşam Biçimi” Üzerine (Deneme)

Türkiye’de terör, özellikle son yıllarda her gün bir iki, bazen de çok sayıda canımızı alıyor aramızdan; geride onulmaz acılar, manevi boşluklar, huzursuzluklar, güvensizlikler bırakarak…

Bu terör sürecine koşut olarak ülkemizde, kimi dinci gruplar da, düşünceye düşünceyle karşılık vermek yerine, kaba kuvvete başvurup insanlara yön vermeye çalışıyorlar; hadleri ve hakları olmadığı halde?

28           Osman Kaya – Böyle Gitmek Var mıydı? (Şiir)

29           B. Sadık Albayrak – Yakup Kadri’ye Panoramik Bakış

Bir romancı olarak Yakup Kadri, her şeyden önce milli bilincin verili gerçeklikteki durumunu ortaya koymuştur. Milli kurtuluşçu Ahmet Celâl kendilerinden saymayan, bir “yaban” olarak gören köylüler, henüz Türk olduklarının bile farkında değillerdir. Ne demişlerdi; “Biz müslümanız, Türkler Haymana’da yaşar.” Yaban’ın köylüleri, üstelik toprakları işgal edilmiş haldeyken bile, ulusal bilince bu kadar yabancıdırlar.

32           Mustafa Günay – İnsanoğlu İnsanlar: Değerli İnsanlar Antolojisi

Ahmet Say’ın İnsanoğlu İnsanlar kitabını geçtiğimiz günlerde okudum. Biraz uzun sürdü okumam. Çünkü bazı kişileri okurken, Ertuğrul Oğuz Fırat gibi, internette bulabildiğim resimlerine baktım ve bazı bestelerini dinledim. Örneğin “acı gölgelerin rastlantısında”… Muammer Sun ve daha birçok müzisyenin bilmediğim yönlerini bu kitapla öğrenmiş oldum. Cumhuriyet’in kültürel değerlerini inşa eden, ama ortaya koyduğu sanatsal ve kültürel mirasın değeri yeterince bilinmeyen nice insanımız olduğunu düşündüm.

34           Abdul Cabbar Altuner – Adana (Şiir)

35           Serkan Karabayır – Gerçekçiliğe Katkı: S. Günay Akarsu ve Tiyatro Düşüncesi

Akarsu, 1958 yılında Yelken dergisinde başlamış olduğu yazarlık serüvenini ölümüne değin sürdürmüştür. Bu süreçte yönetmenlik ve Teknik Üniversite’de bir oyunda da olsa Nurten Tuç ile birlikte oyunculuk yapmıştır. Bu yazıda Günay Akarsu’nun dergilerde ve gazetelerde yazdığı yazılar üzerinden hem Türk Tiyatrosu’na hem de gerçekçi tiyatro düşüncesine değinmeye çalışacağız.

40           Hasan Akarsu – “Düşlerle Büyür Çocuklar”

Hülya Koksal, “şiire şafakla başlayan” bir ozandır. Şiir yolculuğunda kendisine yol gösteren Berrin Taş’ı, kızları Ayten ile Aysel’i, dostlarından Şule ile Seher’i unutmaz. Düşlerinin gerçekleşmesi için savaşım içindedir. “Düşlerle Büyür Çocuklar” düş yolculuğunun şiirlerini kapsamaktadır.

 

41           Aysun Sever – Deneme

Sadece ben miyim böyle hisseden?
Herkes ses versin şimdi bana!
Size de oluyor mu, her şeyin sınırına geldiğinizi hissediyor musunuz mesela?

42           Gülay Yeşilipek – Fahri Erdinç

Fahri Erdinç, Eylül 1949’de Edirne’den sınırı aşıp Bulgaristan’a sığındığında Türkiye’de bir şiir kitabı yayımlanmış, çeşitli dergilerde öyküleri basılmış, tanınmış bir yazardı. Yaşadığı sürece bir daha ülkesine dönemedi. Ölünceye kadar yapıtlarında hep kendi halkını, ülkesini anlatmayı sürdürdü. 1940’ların baskıcı ortamına direnenlerden biridir Fahri Erdinç. Saygıyla anıyoruz…

45           Basından

47           Bize Gelenler

48           Berrin TAŞ – AYDINLANMA İÇİN KALKIŞMA üzerine söyleşi / Cengiz Gündoğdu; “Bilinç, mandaların çektiği kağnı arabası olmamalıdır.

“Sen burda şimdi beni hep tedirgin eden çevremi de tedirgin eden kurtulamadığım bir yanıma değindin. Şimdi ben ilkokul beşinci sınıfta on bir yaşında bir çocukken bir gün derste öğretmenim dedim parmak kaldırdım. Öğretmen ne var, dedi. Ben öğretmene şunu söyledim. Nokta ne demek. Virgül ne demek. Öğretmen bana otur yerine sonra anlatırım, dedi. Ben durmadan soruyorum ama.”

54           Leyla Civil Aslan – Yarım Kalan (Öykü)

Bütün gün çalışmışsın… Başın ağrımış, sırtın ağrımış… Yazmışsın, çizmişsin, görüşmüşsün, randevu vermişsin… İple çekmişsindir akşamı! Eve varır varmaz biraz uyumayı tasarlamışsındır. Ki çoğu sabah daha yataktan kalkarken verirdin bu kararı. Çoğu zaman da sabah tasarlayıp akşam uygulayamadığın bir karar olurdu bu. Servise yetişebilmek kaygısıyla koşarak almışsındır çocuğu kreşten.

57           Cengiz Gündoğdu – Yıldız Güncesi

5 Şubat Pazar

Cenk Bey, size soruyorum… İnsancıl ya da ben size kötülük mü yaptık… taş atıp atıp camınızı mı kırdık… değilse durup dururken, benim için, İnsancıl için doğru olmayan bir şey söylüyorsunuz. Reel sosyalizm, sizin dilinizle “bitince” buna “umutsuzluk da eklendiğini” söylüyorsunuz.

Cenk Bey, İnsancıla ya da bana sizin dilinizle söylüyorum, hiçbir zaman “umutsuzluk eklenmedi”… eklenmez de.

 

 

 

CEVAP VER